Ölmek İstediğin Yerde Misin?
Kasım 2018 Hacer DEMİRKOL A- A+
A- A+

Ölmek İstediğin Yerde Misin?

Nerelere gidiyoruz, nerelerde bulunuyoruz, adımlarımız bizi nerelere sürüklüyor? Her daim yanımızda olan meleklerle nerelere adım attık? Nereye kadar eşlik ettiler bize ve nerede ayrıldılar bizden? Yediğimizi, içtiğimizi, konuştuğumuzu hatta adımlarımızı dahi kaydettiklerine iman etmemiş miydik biz?

Elhamdülillah iman ediyoruz, peki ya en son ne zaman, “attığımız adımların cennete mi, cehenneme mi yol olduğunu” düşünerek hareket ettik?

Mehmed Zahid Kotku, “Ölmek istemeyeceğin yerde bulunma!” demiş. Öyle hikmetli bir uyarı ve nasihat ki bu; kalbimizin üstüne levha olarak asabilsek, zihnimize kazıyabilsek bu sözü ne de güzel olurdu… O zaman belki gelişigüzel olmazdı adımlarımız, 1000 düşünüp bir söylercesine 1000 düşünüp bir adım atabilirdik ancak. Bahar şenlikleri adı altındaki rezilliklere katılmak değil; seyirci dahi kalamazdık muhtemelen. Kadın-Erkek karışık, şarkılı, danslı düğünlere akraba hatırı için katılmak yerine Hakk’ın hatırını çiğnememek için Müslümanca tavrımızı ortaya koyardık, “Şeriatın uğramadığı ortamlardan”. AVM’lerde, çarşılarda gereksiz yere ömrümüzü heba etmezdik. Hiçbirimiz oralarda ölmek istemezdik ve o zaman Allah’ın razı olmayacağı her ortama ve her duruma kilitli olurdu adımlarımız.

Yegâne önderimiz ve rehberimiz Peygamber aleyhisselamdan öğrendik ki biz: “Her kul öldüğü hal üzere diriltilir.”(Müslim) Her insan ölüm şeklini biraz da kendi hazırlıyor öyleyse kader sınırları içinde. Kur’an ile yaşayan Kur’an ile ölüyor, şehidlik ancak yaşayışıyla hak edene veriliyor. Cehennemi yaşayıp da cenneti elde etmek ise heyhat! Zor görünüyor…

Şimdi soralım kendimize: “Bulunduğumuz ortamlar, yürüdüğümüz yollar, birlikte olduğumuz insanlar, meşgul olduğumuz işler bize nasıl bir ölüm ve nasıl bir ahiret hazırlıyor? “Şu an ölmeye, Rabb’ine kavuşmaya hazır mısın? Bulunduğun yerde meşgul olduğun iş üzere ölmek ister misin?” Hayırsa cevaplarımız, küçük büyük demeden hatalarımıza tövbe edip yeniden yaşayışımıza çekidüzen verme noktasındayız. Belki bugün, belki yarın, belki 20 yıl, belki de 50 yıl sonra gelecek ölüm, ama muhakkak ki habersiz gelecek. Bir sürü plan yaparken, hayaller kurarken ve doyasıya yaşarken hayatı; aniden olup bitecek her şey. Sen nasıl yaşıyorsan ölümün sana öyle gelecek, ama sessiz ve habersizce…

Öyleyse ölmek istediğin gibi yaşa kardeşim, cennet arzuna ve cehennem korkuna göre yaşa! Çünkü bir kez ölür insan ve bir kez geçer şu dünyadan…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Kasım 2018

Sayı: 23

Genç Adam Arşiv