Mayıs 2013 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Birkaç Genç Yiğit

Gençlik, Rabbe karşı sorumluluğun başladığı, nefis, şeytan, kötü arkadaş gibi haramîlerin insana en çok musallat olduğu dönem. Gençliğin bu yol kesenlerin elinden kurtulabilmesi için, imanla, ibadetlerle ve güzel ahlakla tezyin edilmesi şarttır. Bu yapılmadığı takdirde gençlerin bu haramîlerin elinden kurtulması çok zordur. Evler, caddeler, sokaklar, okullar bunların hile ve tuzakları ile dolmuştur. Uyuşturucu, içki, kumar, fuhuş, eğlence değişik şekil ve suretlerde tüm gençliği ahtapot gibi çepeçevre kuşatmıştır. Analar, babalar, eğitimciler, yöneticiler gençliğe sahip çıkmak zorundadırlar. Yavrusunu göz göre göre, aç kurtlara teslim eden ana babalar nasıl kınanırsa, Yavrusunu göz göre göre, Allah yolunun haramîlerine teslim etmek, kınanmakla beraber büyük bir cezayı da gerektirir.

Rabbimiz, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrim, 6) buyurmaktadır.

İlahî ikaz; sorumlular için çok korkutucu ve ürkütücüdür. ‘’Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateş’’. İnsanlar birbirini tehdit edince korkup çekiniyor da, Allah Tealaya hakkıyla iman eden bir Müslüman nasıl olur da bu ikazdan ürperip titremez.

Rabbimiz, “Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (Meryem, 59) buyurmaktadır.

Müslümanlık iddiasında olan bir genç, namazını zayi edemez. Namazını terk edenler nasıl olur da İslam’a hizmet edebilir, İslam’a hizmet iddiasında bulunabilirler? Müslümanlık iddiasında bulunan bir genç nasıl olur da şehevî arzularını gayrı meşru bir şekilde tatmin etme peşinde koşar? Müslümanlık iddiasında olan bir gencin nasıl olur da bütün gayesi dünyevî tutkular olur? Günümüz gençliği, İslam düşmanları tarafından tam da Rabbimizin tarif ettiği, ‘’namazı zayi eden şehevî ve dünyevî tutkuların peşine düşen’’ nesillere benzetilmeye çalışılmaktadır. Maalesef bu uğurda epey mesafe de alınmıştır. Bu gün kaç geç şehevî ve dünyevî arzularının peşine düşmekten kurtulabilmiştir. Geçler birbirinin dilinden daha iyi anlamaktadır. Birbirine hakkı hakikati anlatacak geçlere çok ihtiyaç vardır.

Bugün gençliğe, zorbalık, şiddet ve kabadayılık yiğitlik olarak telkin edilmektedir. Bu telkinlere aldanan pek çok geç terör örgütlerinin uşağı olmuştur. Gençlerin delikanlılık dönemlerinden istifade eden örgütler, onları, karanlık emellerine ulaşabilmek için her kötülüğe alet etmişlerdir. Bu tuzaklara düşenler, hem dünyalarını hem de ebedî hayatlarını mahvederler.

Yiğit olmak isteyen gençler! Bırakın sağın solun lafını da Rabbınıza kulak verin. Bakın Rabbimiz hangi gençleri yiğit ilan etmektedir:

“Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç geç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.” (Kehf, 13)

“Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, ‘Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.’ demişlerdi.” (Kehf, 10)

Rabbine inanmış ve onun davası uğrunda mücahede eden öyle birkaç genç yiğit ki; Rablerinin ayetlerine konu olmakta ve binlerce yıl sonra gelen gençlere örnek gösterilmektedir. İnanan gençler kaç kişi olduklarına bakmadan Rablerine güvenerek onun yolunda mücahede ederler. 

Yiğitler;  Rablerine iman eden, Rablerinin rahmetiyle bu imanlarının gereğini hakkıyla yerine getiren, Rablerinden af ve mağfiret dileyerek kurtuluşa ve doğru yola kavuşmayı umanlardır. Mü’min gencin sığınağı ve dayanağı Rabbidir. Yalnız ona güvenir ve yalnız ondan yardım diler. Onun korku ve endişesi, Ayağının kayarak Rabbinin yolundan sapmasıdır. Budan dolayıdır ki herhalde Rabbiyle beraber olmaya gayret eder. Nefis ve şeytana uymaktan uzak durur.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“Yedi kişi vardır ki, Allah onları hiçbir gölgenin olmadığı kıyamet gününde kendi gölgesinde gölgeler: 

Adil imam, 

Allah’a ibadet içinde yetişen genç, 

Tekrar dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kimse, 

Allah için birbirlerini seven, Allah rızası için bir araya gelip, Allah rızası için ayrılan iki kişi, 

Güzel ve makam sahibi bir kadın tarafından davet edildiği halde: “Ben Allahtan korkarım” diyen kimse, 

Sağ eliyle verdiğini sol eli görmeyecek kadar gizli bir şekilde sadaka veren kimse, 

Allah’ı tek başına zikrederken gözlerinden yaş boşanan kimse.” (Buhari, Müslim, Nesai, Tirmizi, Muvatta)

Adil devlet başkanı:

“Allah, size, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisa, 58)

İbadet içinde yetişen genç:

“Allahtan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından korkuyorum.” (Hud, 26)

Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (Enam, 162)

“Biz, Allahın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz.” (Bakara,138)

Kalbi mescide bağlı olan kimse:

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Bir kimsenin mescitle alakasını görürseniz, onun mü’min olduğuna şahadet edin.” (Tirmizi)

Allah için birbirini seven, Allah için toplanıp, Allah için dağılan:

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Allah Teâlâ hazretleri buyurdular ki: “Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya!  Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehitler bile onlara gıpta ederler.” (Tirmizi)

Güzel ve makam sahibi kadının davetine hayır diyen:

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Zani bir kimse zina yaptığı sırada mü’min olarak zina yapmaz.” (Buhari, Müslim)

Gizli sadaka veren kimse:

Rabbimiz, “Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.” (Bakara, 274) buyurmaktadır.  

Allah’ı gizlice zikredip gözyaşı dökenler:  

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Allah korkusuyla gözyaşı döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe ateşe girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapışan tozla, cehennemin dumanı bir araya gelmez.” (Nesai, Tirmizi)

Yiğitler; haydin Allah korkusuyla gözyaşı döküp, Allah yolunda tozlanmaya.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2013

Sayı: 1

Genç Adam Arşiv