Uzun Bir Ağıt
Ekim 2018 Sümeyye ÇİFTÇİ A- A+
A- A+

Uzun Bir Ağıt

Tertemiz doğuyoruz hepimiz cebimizde kirlenebilme serbestliği kartımızla, zamanla bazen kendi tercihimizle bazen başkalarının tercihlerinin sonucu olarak bembeyaz kumaşta siyah noktalar oluşuyor. Anne-baba tutumları, akraba ilişkileri, okul başarısızlığı, maddi sorunlar bu tertemizlikte bazı pürüzler bırakıyorlar. Ancak bu sıkıntıları yaşamamızı isteyen güç çıkış kapısını da mutlaka gösteriyor. Biz hayata hep dikiz aynasından baktığımızdan  ya da acının kendinden başka hiçbir yere bakmadığımızdan göremiyoruz Yaratıcının bizim için açtığı acil çıkış kapılarını. Eğer elimizde olmayan sebeplerden dolayı yaşadığımız tahribatlar için Rabbimizden bir necat ulaşmamış olsa idi  o zaman ahirette hesap tam gerçekleş-e-mezdi çünkü  Allah adil ve hakkaniyetli demek ki şifa bir yerlerde gizli.

 Ve acı: Şairin dediği gibi, hayatın vazgeçilmezi.

’Ondan kurtulacak olursam biliyorum                        
beni yaşamakla coşturan
bir kaynak keşfederim
ondan kurtulduğum an
bütün boyutlarımı
kaybederim.’’

 

Uzungöl gibi; Dostları, yerlileri, kendi halkı ona yaralar açmış; O’nun üzerinden anında ve kısa zamanda kar için ona uzun süre unutulmayacak zararlar vermiş. Tıpkı bizi en çok üzenlerin ve en çok üzdüklerimizin en yakınlarımız olması gibi.

Dostlarının eşiğine varınca başlıyor
senin diasporan.
Herkesin bahanesi var, senin yok
günahlı bir gölgenin serinliğinde
biraz bekleyebilirsin, daha sonra
burada kalamazsın, başa dönemezsin
ama dön
Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!
Şarkıya dön! Kalbine dön! Eve dön!
Kalbine dön! Eve dön! Şarkıya dön! İ.ÖZEL

        Ama hala göz kamaştırıyor güzelliğiyle, hala cennetten bir parça gibi içini ısıtıyor her bakanın, hala tertemiz fıtratıyla gülümseyen bir çocuk gibi kaybettiklerini hatırlatıyor insana. ‘’Hala geç değil’’ diyor tövbe kapısının son nefese kadar açık olması gibi, ‘’Hala eski günlerdeki gibi tertemiz fıtratıma, o muhteşem görüntüme dönebilirim, bu halimle bile çok çirkin sayılmam.’’ diyor. Ancak değişim ertelendikçe kir birikiyor ve temizlenmesi zor bir hal alıyor, imkansız değil ama zor.

      Allah hatalarımızı düzeltmek için zaman veriyor, düzelttiğimizde kabul ediyor, affediyor ancak ısrarla-artarak devam eden günahlara bazen musibetlerle müdahale ediyor. Uzungöl belki sen de bizim düzeltmemiz gereken günahımızsın, tabiat şu an bize süre tanıyor. Seni  ve kendini bu hale getiren beşerin, Karadeniz semalarına şu mısraları bırakıp insan olmasını bekliyor.

   Kalbime döneceğim, ama hangi yolla?

 

İniyorum ama indirilmedim
iniyorum çalıntı tahtımı terk ederek
arada bir çehremi dalgalandıran karaltı
vurulmuş arkadaşlarımdan yansıyor olsa gerek
iniyorum onlardan artakalan yükü indirmek için
indiğim yerde beni bir bekleyen yok
indiğim yerde biçilmiş ot gibiyim
puslu, çapraşık, koklanmamış
ihmalkâr gözle okunmuş bir kitap
bîtab bir gözle okunmayı tercih ederdim
yoğrulmuş olan benle bir daha yoğrulsaydı
benimle açsaydı ağırdan
tükeniş faslını mızrap.

 

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2018

Sayı: 59

Baciyan Arşiv