SÖZ MEYDANI - İkinci Meclise Niye İhtiyaç Duyuldu?
Nisan 2020 İbrahim ÇİFTÇİ A- A+
A- A+

SÖZ MEYDANI - İkinci Meclise Niye İhtiyaç Duyuldu?

11 Eylül 1919 tarihinde toplanan Sivas Kongresi’nden sonra, Mustafa Kemal yönetimindeki Heyet-i Temsiliye Anadolu’da idareyi fiilen ele almıştı. Osmanlı hükümeti, Heyet-i Temsiliye’nin talebi doğrultusunda, Mebusan Meclisi’nde seçim kararı aldı. Seçilen mebuslar Anadolu’ya çağrılarak kendilerine Heyet-i Temsiliye’nin görüşleri tebliğ edildi.

 

Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplandı. Ancak 140 küsur mebusun üçte bir kadarı, çeşitli nedenlerle Meclis’e katılmadılar. Büyük çoğunluğu Milli Mücadele taraftarlarından oluşan meclis, Misak-ı Milli beyannamesini kabul etti. Mart ayında ana hatları belli olan Sevr projesine karşı keskin bir muhalefet tavrını benimsedi. Bunun üzerine 16 Mart 1920’de bir İngiliz askeri birliği Meclis’i basarak, Rauf Bey başta olmak üzere bazı mebusları tutukladı. Ardından 18 Mart’ta toplanan mebuslar, yasama dokunulmazlığının ortadan kalktığı gerekçesiyle meclisi süresiz tatil etme ve Ankara’da toplanma kararı verdi.

 

Ankara’ya ulaşabilen üyelerin katılımı ile 23 Nisan Cuma günü Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma namazının ardından dualar ile ilk BMM resmen açılmıştır. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Meclis-i Mebusan üyelerinden oluşan 324 milletvekili ile kurulan meclis, zorluklar nedeniyle 115 milletvekili ile açıldı. Aynı gün gerçekleşen toplantıda meclisin adının “Türkiye Büyük Millet Meclisi” olmasına karar verildi.

 

TBMM'nin iki temel görevi vardı. Bunlar, bağımsızlığın kazanılması ve yeni devletin temellerinin sağlamlaştırılması idi. Mustafa Kemal, Avrupa devletleri dış işleri bakanlarına TBMM'nin kurulduğu ve yabancı devletlerin İstanbul Hükümeti ile yapacakları anlaşmaların geçersiz olduğunu bildirdi.

 

Bu meclisin, az sayıda gelecek hesabı yapanların, menfi planların içinde olanların yanında, çoğunluğunun niyeti hastır. Art niyet ve iç hesapları yoktur. Tek dertleri hilafetin ve ülkenin kurtulmasıdır.

 

I. Meclis “Meclis Hükümeti Sistemi”ni benimsemiştir. 23 Nisan 1920 - 29 Ekim 1923’e kadar geçen döneme “Meclis Hükümetleri Devri” denir. Mustafa Kemal Paşa, meclisin yetkileri ve hükümetin kurulması konusundaki görüşlerini bir önerge şeklinde TBMM'ye sundu. Bu önergede;

 

1- Geçici olarak bir hükümet başkanı tanımak ya da bir padişah vekili atamak doğru değildir.

2- Mecliste beliren milli iradenin yurdun geleceğine doğrudan etki ettiğini kabul etmek temel ilkedir.

3- Türkiye Büyük Millet Meclisi üstünde güç yoktur.

4- Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır.

5- Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul hükümet işlerine bakar. Meclis başkanı bu kurulun da başkanıdır.

6- Padişah ve halifenin durumu, bulunduğu baskıdan kurtulduktan sonra meclis tarafından belirlenecektir.

 

TBMM, Mustafa Kemal'in bu önergesini kabul ederek milli egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin temellerini atmıştır. Bu önerge 1921 Anayasası'nın kabulüne kadar meclisin çalışma esaslarını belirlemiştir.

 

Meclis Hükümetlerinde başbakan yoktur. Bakanlar, Meclis içinden tek tek oylanarak seçilir. Mustafa Kemal de hem TBMM'ye hem de hükümete başkan oldu, tam yetki verildi.

TBMM kuvvetler birliği esasına göre oluşturulmuştur. Yasama, yürütme görevlerinin yanında, zamanla yargı görevini de üstlenmiştir. Meclis’te oluşturulan TBMM Hükümeti, yasaları meclis adına yürürlüğe koymuştur. Bu Meclis 20 Ocak 1921 tarihli ilk anayasayı hazırlamıştır.

 

İlk meclisin yaptığı işlerden bazıları şunlardır;

a) Kurtuluş Savaşını yönetti.

b) Düşmanları (İngiltere, İtalya, Fransa, Yunanistan ile işbirlikçi Rum ve Ermenileri) yurttan kovdu.

c) İstiklal Marşını kabul etti.

ç) Hıyanet-i Vataniye Kanununu çıkardı.

d) 18 Eylül 1920 - 7 Mart 1927 arasında çalışan, icraatları çok tartışılan İstiklal Mahkemelerini kurdu.

e) Teşkilat-ı Esasi Anayasasını hazırladı.

f) 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırdı.

 

Peki, 2. Meclise niçin ihtiyaç duyuldu?

 

Bu meclisin en büyük özelliklerinden biri de kendi kendini feshetmesidir. Peki, neden feshetti? Çünkü Lozan görüşmeleri başlayınca Lozan Heyeti Başkanı İsmet İnönü, görüşmelerdeki olumsuzluklar sebebiyle çok sert dille eleştirilmiştir. Anlaşılan o ki bu meclisten Lozan Anlaşması mevcut haliyle geçmeyecektir. Lozan Anlaşması’nın onaylanmama ihtimali, bazı inkılâplara direnileceği ve İslami kaygılar sebebiyle, planlanan düzenlemelerin meclisten geçemeyeceği endişesi M. Kemal ve arkadaşlarını harekete geçirir. Bu meclis ortadan kaldırılsın ki M. Kemal ve arkadaşları istediğini yapsın. Bunun yolu da feshetme şeklinde bulundu.

 

“Bu meclisin görevini tamamladığını, çünkü Kurtuluş Savaşı’nı başardığını, dini, vatanı, hilafeti, hilafet merkezini kurtardığını” söylemeye başladılar.”Böyle şerefli işleri gerçekleştiren vekillerin bu onurla yaşamalarını, diğer yapılacak işleri öteki meclise bırakmalarını, isteyenlerin tekrar seçileceğini de söylediler. Buna milletvekilleri de inanır ve 1 Nisan 1923 günü Seçim Yenileme Kanunu meclise sunulur. Hamasi, nefsi okşayan nutuklarla ve alkışlarla muhalifler kandırılır ve kanun kabul edilir. Ali Şükrü Bey’in muhalefetine rağmen meclis kendini fesheder. Seçim yenilenir ve M. Kemal’e muhalefet edecek bir milletvekili bile seçilmez. O hamasi nutukların sebebi anlaşılır. Böylece M. Kemal, Lozan’ı, inkılâpları, istediği kanun ve değişiklikleri rahatlıkla geçireceği bir meclis oluşturur: II. Meclis.

 

2. Meclis’in Kuruluş Sebebi 2. Mecliste Yapılanlarla Anlaşılır

 

Seçimlere 1 Nisan 1923’te karar verilmiş ve seçimler 23 Nisan 1923’te gerçekleştirilmiştir. 9 Ağustos 1923’te Müdafaa-i Hukuk Grubu, “Halk Partisi” adını almış, 11 Ağustos’ta da yeni yasama yılına başlanmıştır.

 

II. TBMM; hukuk, ekonomi, eğitim ve toplum alanında inkılâpları gerçekleştirmiş, eski yasama döneminden kalan sorunlar bu dönemde çözüme kavuşturulmuştur;

 

a) 24 Temmuz 1923 Lozan Barış anlaşması bu meclis tarafından onaylanarak 23 Ağustos 1923 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

b) 2 Ekim 1923 İstanbul’un kurtuluşu.

c) 13 Ekim 1923 Ankara’nın başkent oluşu (Payitaht tarihe karışmıştır. Payitaht, Osmanlının başkentidir) Osmanlı Devleti ile özdeşleşen İstanbul’un başkent olma özelliğine son verilerek Osmanlıdan ayrı, yeni bir devletin kurulduğu da gösterilmek isteniyordu.

ç) Başta cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılması olmak üzere birçok inkılâp gerçekleştirilmiştir. d) Hilafeti kaldırdı.

II. TBMM; hukuk, ekonomi, eğitim ve toplum alanında devrim hareketlerini gerçekleştirmiş, eski yasama döneminden kalan sorunlar bu dönemde kanunlaştırılmıştır. Bazıları şunlardır:

 

Tevhidi Tedrisat Kanunu

Şapka ve Kıyafet Kanunu

Medeni Kanun

 

Bu kanun ve düzenlemeler gösterir ki samimi vekillerin başlangıçtaki bağlılık yalanlarıyla nasıl kandırıldığı, zor zamanlarda “Müslümanlar gelin, rahat zamanlarda gidin” denmesi ve hamasi nutuklarla aldatılma gibi oyunların ortaya çıktığı görülür. Müslüman ferasetinin ne kadar gerekli olduğu anlaşılır.

Şimdi soralım; en fedakâr, en çalışkan, en samimi, en seviyeli, en yetişmiş, temsil gücü en yüksek bu meclis niye feshedilmiştir ve birinci meclisin vekilleri yeni dönemde niçin tekrar seçilmemiştir?

Sorunun cevabı 2.  mecliste yapılan icraatlardır. Müslümanlar, milletimiz; oyunların figüranı olmayınız, ferasetinizi kaybetmeyiniz, her türlü hile ve desise sizi kandırmak içindir.

Kalın Sağlıcakla

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2020

Sayı: 381

İlkadım Arşiv