Mart 2013 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Rabbimizin Kullarına Hizmeti

Ey Allah’ım, hamdlerim Sanadır, nimetleri veren Sen’sin, Sen’den başka ilah yoktur. Sen semavat ve arzın celal ve ikram sahibi yaratıcısısın. Bizleri nimetleri unutmaktan ve onlara nankörlük etmekten koru. Bu isimlerinin hürmetine nimetini mü’minler üzerine kemale erdir.

Rabbimiz, insanı sîreti ve suretiyle en güzel şekilde yaratı. Dünyayı da havasıyla, suyuyla, toprağıyla, taşıyla,  yiyecek ve içecekleriyle, bitki ve hayvanlarıyla, gece ve gündüzüyle, ay ve güneşiyle en güzel bir şekilde yaratıp insanın hizmetine verdi.

Rabbimiz:

“O bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve ‘Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.’ diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.” (Zuhruf, 12,13,14)

O istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.” (İbrahim, 34)

“O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” (Rahman, 13) buyurmaktadır.

Rabbimizin hem dünyevî hem de uhrevî nimetleri saymakla bitmez. Rabbimiz bunların pek çoğunu defalarca kitabında saymış, onlarca defa da Rahman Suresi’nde, “Hangi nimetleri yalanlıyorsunuz?” diye sormuştur. Kula ait hiçbir şey yoktur. Her şey Rabbimizindir. Kazandıklarımızı neyle kazanıyoruz? Azalardan noksansız sağlık ve sıhhatli bir beden O’nun lutfu, her türlü nimet O’nun lutfu, O ihsan ve ikram etmeseydi bu nimetlerin hangisine güç yetirebilirdik? Gemileri yüzdürebilir miydik? gök yüzünde uçabilir miydik? Hayvanlara hükmedebilir miydik? Ekinleri topraktan çıkarabilir miydik? Bütün bunları yapmayı akledebilir miydik? Rabbimiz bizden aczimizi itiraf etmemizi istemektedir ki azmayalım, haddimizi bilelim, nankörlük etmeyip şükredelim. Rabbimizin nimetleri ile hayatımızı devam ettiriyoruz. Saymaktan bile aciz kaldığımız bu kadar nimetin şükrünü nasıl ifa edebiliriz? Görme nimetinin mi? İşitme nimetinin mi? Yürüme nimetinin mi? Akletme nimetinin mi? Nefes alıp verme nimetinin mi? Her nefes alıp verdiğimizde şükretsek, görme, işitme, yürüme, akletme, yeme, içme ve sayamayacağımız kadar nimetlere ne zaman şükredeceğiz? Rabbimizin nimetlerine hiçbir zaman hakkıyla şükretmemiz mümkün değildir.

Rabbimiz şükrü bize kolaylaştırmıştır.

“Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.” diyesiniz.” buyurmaktadır.

Rabbimizin kullarına bahşettiği sınırsız nimetlere bakalım da ibret alalım. Nimetleri bahşeden Rabbimizi hatırlayalım da, ne kadar çalışıp çabalasak, Rabbimiz ihsan etmeden bu nimetleri elde etmeye gücümüzün yetmeyeceğini idrak edelim.

Rabbimizin kullarının hizmetin sunduğu nimetlere bir bakalım, Hiç eksiklik noksanlık var mı? Her şey mükemmel ve yerli yerince. İmtihan için hazırlanan dünya insanın hayatını devam ettirebilmesi için mükemmel şekilde yaratılmıştır. Rabbimizin kullarına sınırsız hizmetlerine karşılık kulun Rabbine hizmeti sadece Rabbine kulluk etmesidir. Kulluğun ifası; ferdî, ailevî ve toplumsal sorumlulukların yerine getirilmesi ile gerçekleşir. İman ve salih ameller ferdî, ana babaya itaat, eş ve çocuklara çobanlık ailevî, iyiliği emir ve kötülükleri men de toplumsal sorumluluklardandır. İhlâs ve samimiyetle Rabbine yönelen mü’min, imtihan gereği zaman zaman meşakkatlerle karşılaşsa da, bu sorumluluklarını rahatlıkla yerine getirebilir.

Rabbimiz:

“Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.” (Bakara, 185)

“Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah, 5)

“And olsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?” (Kamer, 12) buyurmaktadır.

Rabbimiz, kulluğu kullarına bu kadar kolaylaştırmışken, kula ne oluyor da kulluğu kendisi için bu kadar zorlaştırıyor. Kendi kendine engeller oluşturuyor. Halbuki hayatı pahasına da olsa Rabbinin rızasına kavuşmaya gayret etmelidir.

Rabbimiz:

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah kullarına çok şefkatlidir.” (Bakara, 207) buyurmaktadır.

Kul nihayet canını bile Rabbi yolunda feda etse, netice de o da Rabbinin, kendine bahşettiği bir nimettir. Bununla beraber Rabbi ona olan nimetini kemale erdirir de cennetine koyar.

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

“Nimetin kemali cennete girmektir, ateşten kurtulmaktır.” (Tirmizi)

“İki büyük nimet vardır, insanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır. Sıhhat ve boş vakit.” (Buhari, Tirmizi) buyurmaktadır.

Rabbimizin kullarına dünyada bahşettiği nimetler, Onun yolunda kullanılırsa, bu kulu nimetin kemaline kavuşturur ki o da cennettir.

Rabbimiz, kullarının hizmetine verdiği bazı nimetler bizler hatırlatmaktadır:

“Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından sizin hizmetinize verdi.” (Casiye, 13)

“Denizde akıp gitmekte olan gemileri hizmetinize vermiştir.” (Hac, 65)

“Güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.” (İbrahim, 33)

“Bütün yıldızlar da onun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir.” (Nahl, 12)

“Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerde yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi.” (Nahl,13)

“O taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir.” (Nahl, 14)

“Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” (Ahzab, 9)

“Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah güzel davrananları sever.” (Al’i İmran, 148) buyurmaktadır.

Rabbimiz, kitabında bu ve daha pek çok dünya ve ahiret nimetlerinden bahsederek kullarını, kulluğa davet etmektedir.

Rabbimiz:

“Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi: ‘Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.” (Neml, 40) buyurmaktadır.

Nimetlerle deneniyoruz. Külfetlerle deneniyoruz. Şükredenler ve sabredenler kazanır.


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2013

Sayı: 296

İlkadım Arşiv