KUR'AN İKLİMİ-Yol
Temmuz 2020 Selim ARMAĞAN A- A+
A- A+

KUR'AN İKLİMİ-Yol

“Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru olanlar var ya onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: Korkmayın, üzülmeyin, size va’d edilmekte olan cennetle sevinin!” (Fussilet, 30)

Maddenin ve mananın iç içe girdiği kelimelerden bazıları da yol, yolcu, istikamet, niyet, akıbet… tir. Bu nasıl bir yol, bu nasıl bir istikamettir ki cazibesi zerreden kürreye tüm kâinatı yola düşürmüş! Bunlar nasıl yolcular ki hepsi istikamet üzere yoluna devam ediyor. Bütün bu seyrü seferin sahibi kimdir?

“Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar; güneş ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar (eceli müsemma) akıp gider. İşte bütün bunları yapan Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.” (Fatır, 13)

Muhteşem bir ahenk içerisindeki bu akışa uyum sağlamakta zorlanan tek varlık insandır. Onu yüce mevlamız en güzel yaratılışta dizayn etmiş, en güzel ve en kapsamlı kabiliyetlerle donatmıştır. Ancak Âdem aleyhisselam’dan bahseden Taha suresi 115. ayetinde “And olsun, bundan önce biz Âdem’e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda azimlilik bulmadık.” diye ifade edildiği gibi; acelecilik, azimsizlik, sabırsızlık gibi zafiyetlerimiz var. Bu durum da istikametimize tam yönelmemizi ve hedefimizi tutturmamızı etkilemektedir.

Biz, Yüce Mevla’mızın insanoğlunu misafir ettiği ve kendinden sonra hâkimi kıldığı kâinatın her türlü imkânına sahibiz. En bilinçli, en gelişmiş, en akıllı, en fikirli, en bilgili yaşadığı yerin karasını, denizini hatta bunların içerisindekileri de bilen, irade sahibi yegâne varlığız. Her ne kadar bizim irade ve seçimimizle gelmediğimiz dünyanın üzerinde zorunlu bir yolcuysak da Allah azze ve celle bizim mevlamız ve dostumuzdur. O, bizim hakkımızda ne murat etmişse hayrımıza olanı murat etmiştir.

Dünyanın yörüngesine müdahale edemesek de içerisindeki yollara müdahale edebiliriz. Yolun nereden başladığı kadar yolun nereye çıktığı da çok önemlidir. İstikametimiz, girdiğimiz bu zorunlu dünya yolculuğunda Rabbimizin buyruklarına ve peygamberi Muhammed aleyhisselam’ın sünnetine uyarak doğru, dürüst, adaletli, itidalli, itaatkâr olarak sadıkane yaşamak üzere İbrahim aleyhisselam gibi tam bir teslimiyet olmalıdır.

O, “Doğrusu ben, bütün benliğimi gökleri ve yeri yoktan var edene (fâtır’a) döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” (Enam, 79) demişti. Yoktan var eden diye tercüme ettiğimiz fâtır-fıtrat kelimesinin kök manasını; toprağı kazıp kuyuyu açmak, orucu açmak (iftar) gibi sözcüklerde görüyoruz.

Rabbimizin insanı fıtrat üzere yaratması da istikameti yaratıcısına çevrilmiş, doğru yola irşat edilmiş ancak işlenmemiş bir cevher olarak var etmesidir. Efendimiz aleyhisselam “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhari) buyurarak Ay gibi, Güneş gibi süratli hareket ettiği halde istikametinden zerrece sapmayacak hak yolunun yolcusuna haksız telkinlerle dokunuşların ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterir.

Yol tektir. Allah’tan geldik Allah’a gidiyoruz. Yolcuların durumlarını ve istikametlerinin doğruluğunu ise İsra suresi 84. ayet özetler: “De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu en iyi bilen rabbinizdir.”

Sahabeden biri, Hz. Peygamber aleyhisselam’dan kendisine, bir daha başka öğüde ihtiyacı kalmayacak değerde bir öğütte bulunmasını ister. Hz. Peygamber aleyhisselam da ona, “Allah’a iman ettim de, sonra da dosdoğru ol!” buyurur. ( Müslim).

Fussilet suresinin 30. ayeti fani dünyanın yolcuları olan bizlere yolumuzu da, istikametimizi de, doğru yolculuğumuzda olması gereken niyetimizi de hatta akıbetimizi de haber verir: “Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: Korkmayın, üzülmeyin, size va’d edilmekte olan cennetle sevinin!”

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2020

Sayı: 384

İlkadım Arşiv