KUR'AN İKLİMİ-Oruç: Ruh ve Beden Detoksu
Mayıs 2019 Selim ARMAĞAN A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

KUR'AN İKLİMİ-Oruç: Ruh ve Beden Detoksu

“Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara, 183)

Azlık, çokluk; varlık ya da yokluk mücadelesi inançsız bir insan için dünyada olmasının daha doğru bir ifade ile dünyalık olmasının temelini oluşturur. Yaptığı bütün kavgalarının temelini dünyada kalıcı olabilmek arzusu oluşturur. Bunun için resim ve posterlerini asmakla kalmaz, devasa heykellerini yaptırır. Yetmez, başka canlı ve cansızların heykelini de yaptırır. Yetmez, sütunlar diker. Yetmez, yetmez… Elbette dünyada izler ve eserler bırakmak çok önemlidir.

İzler sahibine işaret eder. Geride bırakılan eser vahşi bir hayvanın ya da ondan da aşağılaşmış bir zalimin izi ise bu eser görenin ruh haline etki eder. Elinde, yüzünde korku ifadeleri belirir, kalbi korku ile titrer ve vicdanı sızlar. Onun gibi bir insanın varlığından insan olduğu için utanç duyar.

Bazı iz sahipleri de var ki insanlığa ümit aşılar, gönüllere huzur verir. İsminin anılması bile gönüllerde huzura, yüzlerde mutluluk izlerine vesile olur. Tıpkı Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselam gibi. O, hayır konusunda insanların en cömerti idi. Özellikle Ramazan ayında Hz. Cebrail aleyhisselam ile görüştüğünde bu cömertliğinin sınırı olmazdı. Hz. Cebrail aleyhisselam ile görüşmesi ise, Ramazan ayı boyunca her gün gerçekleşirdi. Onun da hayır-hasenattaki cömertliği esen rüzgâra benzerdi.” (Buhari)

“Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara, 183)

İman etmekle başlayan ayet-i celile kendimizi korumakla bitiyor. Korunmak olarak çevrilen “Tettekûn” takva kelimesi ile aynı köktendir. Bu korunma, hem dünyada kendimizi ve çevremizi imansızlık ve onun ateşlerinden korumak hem gamdan, kederden, hastalıktan, sıkıntı ve tasadan korumak hem de kendimizle birlikte ailemizi ahiret sıkıntılarından korumaktır ki; bu ayeti kerime bize Allah’ın rızasına uygun yaşantı ile hem dünyanın hem de ahiretin kurtarılabileceğine işaret etmektedir.

Rasulullah aleyhisselam buyuruyor ki:

“Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız; sizden daha iyi olanlara bakmayınız. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemeniz için daha uygun bir davranıştır.” (Müslim)

“Sizden biriniz mal ve yaratılış itibariyle kendisinden üstün olan kimseye bakarsa, ardından kendinden daha düşük derecede olana baksın.” (Buhari)

Ramazan ayı ve oruç iman derecemizi ve davranış kalitemizi Kur’an ölçülerinde tekrardan kontrolden geçireceğimiz bir fırsat, temizlenme ve arınma ayıdır. Maddi zararlar görme ihtimali olan şeylerden arınmak için ne kadar çok yol ve yöntemler deniyor, sağlıklı, genç ve yakışıklı /güzel kalmaya çalışıyoruz. Arınmak için tesisler kuruyor, ne emekler ve harcamalar yapıyoruz.

Bugünlerde de yıl içerisinde manevi âlemimize yaptığımız yatırımlarımızın muhasebesini yapacağımız bir mübarek ayın kapısındayız. Hesapları tutturabilmeli ve mutlaka Allah’ın rızasını kazanmalıyız. Bunun için de tövbeler yapacağız, teravih namazları ve kaza namazları kılacağız, oruç tutacağız inşallah, itikâflara çekilip yüce Rabbimizden af dileyeceğiz. Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesinin bereketinden istifade edeceğiz.

Zira hiçbir kibirli cennete giremeyecektir. Allah’ı inkâr nasıl ki kibrin ve bencilliğin ürünü ise Allah’a imanı olduğu halde ibadetsizlik de bir kibirdir. Allah’a itaatsizlik de bir kibirdir, namazsızlık, oruçsuzluk bir kibirdir. Zekât vermemek fakir ve muhtaçlara yardım etmemek bir kibirdir ve “Allah kibirlenenleri sevmez.”

Büyüklenmek ve gurura kapılmak manasına gelen kibir, mü’min bir kalpte asla bulunmaması gereken kötü bir huydur. Allah Teâlâ: “Kibirlenip insanlardan yüz çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kurulup övünenlerin hiçbirini sevmez.” (Lokman, 18) buyurmaktadır.

Efendimiz aleyhisselam da; “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremeyecektir.” buyurdu. Bir adam dedi ki: “Ya Resulallah, insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını ister.” Bunun üzerine “Allah Teâlâ güzeldir ve güzelliği sever. Kibir; hakkı inkâr etmek ve insanları küçük görmektir.” (Müslim) buyurdular.

Yine“Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam, güzel elbisesini giymiş, saçını taramış, çalım satarak yürüyordu. Allah Teâlâ, onu yerin dibine geçiriverdi. O şahıs kıyamete kadar debelenerek yerin dibini boylamaya devam edecektir.” (Buhari) buyurdular.

Oruç bütün huyların temizleyicisidir. Tabi ki temizlenip arınmak isteyenlere…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2019

Sayı: 370

İlkadım Arşiv