KUR'AN İKLİMİ - Kalk Artık Kalk
Mart 2020 Selim ARMAĞAN A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

KUR'AN İKLİMİ - Kalk Artık Kalk

“Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir. Elbiseni tertemiz tut. Her türlü pislikten uzak dur.”(Müddessir: 1-5)

Muhatabı olduğumuz ayet-i kerimeleri Allah Teâlâ, Efendimize peygamberliğinin ilk günlerinde göndermiştir. Bu ayetler peygamberimizin tevhid dinini ve Allah’ın mesajlarını insanlığa tebliğ etmekle görevlendirilişinin ilânıdır. Rasulullah Efendimiz bu emri aldıktan sonra ALLAHÜ EKBER -Allah’ım sen en yücesin, diyerek başladığı görevini kınayıcının kınamasından, çekemeyenlerin hasedinden, münafıkların ikiyüzlülüğünden ve düşmanların saldırganlığından yılmadan dünyaya meydan okuyarak son nefesine kadar sürdürmüştür.

İslam Dini, Allah’a ve Resulüne iman etmiş herkesin dinidir. Yalnızca peygamberimizin dini değildir. Dolayısı ile Yüce Rabbimizin emirleri ile biz de muhatabız hem de son nefesimize kadar. Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız.” (Âl-i İmrân: 110) ayeti Muhammed aleyhisselam’ın ümmetinin bütün ümmetlerin en hayırlısı olduğunu müjdeler ve bunun nedeni olarak da bizim iyiliği emretmemizi ve kötülükten sakındırmamızı gösterir. Ayrıca iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak görevinin yalnız devlet yöneticilerinin vazifesi olmadığını, bütün müminlerin bir şekilde sorumlu olduklarını da açıklığa kavuşturur.

Yüce Resul Efendimiz aleyhisselam’ın davetine iman etmiş, O’nun mirasına sahip olduğunu iddia eden bizler O’nun davasının da bekçileriyiz. Peygamber aleyhisselam dağların ve taşların yüklenmekten çekindiği bu ağır yükü nasıl omuzlamışsa biz de tebliğ görevini cehd ve gayretle yerine getirmeli Allah’ın hükmü olan ecelimiz gelene kadar sabretmeliyiz. Geleceğinde şüphe olmayan nebilerin, resullerin, salih ve sadıkların çekindiği zor gün bizi beklemektedir.

“O sûr'a üfürüldüğü zaman var ya, o gün zorlu bir gündür. Kâfirler için hiç kolay bir gün değildir.”(Müddessir: 8-10)

ALLAHÜ EKBER. Allah’ım sen en yücesin diyerek yerimizden doğrulmalıyız. Önce bildiklerimizi yaparak hayatımızı güzelleştirmeye kendimizden başlayıp etrafımıza ışık olmaya çalışmalıyız. İnsanlar kazansınlar diye onlara nasihat ediyorum deyip kendisi yapmayan ve cennet uman kişi Rasulullah aleyhisselam’a göre akıllı değil, aciz kişidir.

Uyumak, rahat etmek zamanı geçmiştir. Zaman, ALLAHÜ EKBER, Allah’ım sen en yücesin diyerek uyanmak, din ve vatan hainlerine görünür olmak, hakikati açıklamak, zahmetler çekmek, Müslüman milletimizin geleceğini inşa etmek için sıkıntılara katlanmak, halka doğruyu göstermek, etrafı maddi ve manevi pisliklerden temizlemek için sorumluluklar yüklenerek kararlılıkla hareket etmek zamanıdır.

“İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” (Hadid:16)

ALLAHÜ EKBER, Allah’ım sen en yücesin Senden daha büyük hiç kimse yoktur. Allah'tan başkasından korkmak ve başkasına bel bağlamak mümine yakışmaz. Herkes bildiğinin öğretmeni bilmediğinin öğrencisi olmalıdır. “Kişiye dünyada da ahirette de ancak çalıştığının karşılığı vardır.” Boş hayaller peşinde koşan, hayrı, hakkı ve sabrı tavsiye etmeyen, gelecek dünya günleri ve ahiret yurdu için çalışmayanlar kaybedecekler.

Peygamber aleyhisselam’ın ahlakıyla ahlaklanmak davası yüce bir davadır. İçimizi dışımızı Allah’ın aşkı ile doldurup zafer için dostlarımızın akıllılarını çoğaltmalıyız. Çünkü;

“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdır. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe: 71)

İmansızlık ve hayır öğütsüzlüğün sonu hüsrandır.

 “Onlar kendilerine yapılan uyarıları kulak ardı edince biz de kötülüğü önlemeye çalışanları kurtardık, haksızlığa sapanları da yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile cezalandırdık.” (Arâf: 165)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2020

Sayı: 380

İlkadım Arşiv