KAPAK-Ya Mukavemet ya da Önü Alınmaz Bir Fitne!
Şubat 2019 Halil DEMİRBAŞ A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

KAPAK-Ya Mukavemet ya da Önü Alınmaz Bir Fitne!

Müslümanlar olarak hepimiz büyük ümmet ailesinin çok özel üyeleriyiz, hepimiz yerimizde ağırız, bulunduğumuz sahalarda farklı tonlardaki renkleri resmediyoruz adeta. Tek tip bir görüntüde olmayışımız, farklı kabiliyetlerin sahipleri oluşumuz Allah’ın yaratışındaki en büyük mükemmelliklerden biri. Zira sadece tek tipleri içinde barındıran bir fotoğraf karesi çekici olmaktan uzaktır.

Fakat nasıl ki o farklı renk tonlarının aynı karede buluşup ahenkli bir görüntü oluşturması ile istenen ürün ortaya konuyorsa aynı şekilde mü’minlerin de gerek hareket sahasında gerek ilmi sahada veyahut da başka bir hizmet sahasında birbirleriyle kuvvetli bir irtibat sağlamaları durumunda, birbirlerinin değirmenine su taşımaları halinde ve kendi aralarında verimli bir koordinasyon oluşturmaları durumunda, ancak Allah’ın istediği ahenkli tablonun ortaya çıkacağını da bilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bu noktada herkes kendi bulunduğu konum açısından bir değerlendirme yapmalı ve mü’min kardeşleriyle olan iş yapma potansiyelini keşfetmelidir.

Bakışlarımızı kitabımız Kur’an’a çevirdiğimizde mü’minleri birbirlerine emanet eden, onları birbirlerine rapteden, onların devamlı olarak aynı zemin üzerinde dengeli bir hareket noktasında durmalarını emreden hitaplarla karşılaşıyoruz. Bunlardan belki de en can alıcısı ve etki bakımından tesiri en yüksek olanı müstakil bir sure olarak önümüzde duran Asr suresidir. Asr suresinde esasında Rabbimiz bizlere birlikte iş yapma gücümüzün şifrelerini sunuyor, asırlara meydan okuyacak bir hitabı gündemlerimize getiriyor, mü’minlerin birbirleriyle olan bağlantılarının, koordinasyonlarının nasıl olması gerektiği noktasında altın kuralları ayan beyan ortaya koyuyor.

Asr suresinin beyanıyla iman ve salih amel sahibi olduktan sonraki ilk adım, mü’minlerin birbirlerine karşı hakkı ve sabrı tavsiye makamında olmalarıdır. Bu ifadeyi biraz daha genişletecek olursak mü’minlerin birlikte sağlıklı bir zeminde iş yapabilmelerinin temelinde de esasen hakkı ve sabrı tavsiye mefhumunun olduğunu çok net bir şekilde müşahede ederiz. Çünkü hakkın ve sabrın hâkim noktada olmadığı bir ortamda Allah’ın razı olacağı bir güç birliğinden söz etmek de muhal olacaktır. Dolayısıyla yeniden Asr suresine dönmeli ve mü’minler olarak birlikte iş yapma gücümüzün temel dinamiklerini Asr suresindeki çağlar üstü hitaptan süzerek aramızdaki birlikteliklere pratik manada uygulama gayreti içinde olmalıyız.

Kur’an’ımızdan bir başka örneği de Enfal suresinin son sayfasından okuyalım. Enfal, 73’te Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Kâfirler birbirlerinin yakını ve yardımcılarıdır. (Eğer siz de) Böyle yapmazsanız, ilişkilerinizi böyle kurmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozulma olur.” Ayetin öncesi ve sonrası da mü’minlerin aralarındaki velayet ve birbirlerine destek çıkma meselesinden bahsediyor. 73. ayet de tam bir köprü görüntüsünde aslında. Ayetin çağrısı çok net; kâfirler kendi aralarında tam bir organizasyona sahiptirler, batıl davaları uğrunda birbirlerinin destekçileridirler. Eğer siz ey mü’minler onlar gibi organize olmazsanız, birlikte omuz omuza davanızın destekçileri olmazsanız, kardeşliğinizi davanıza hizmet ettirmeyi başaramaz ve bu noktada aksiyoner bir duruşu gerçekleştiremezseniz yeryüzünde bir fitne baş gösterir ve başı sonu belli olmayan tarifsiz bir fesat vuku bulur, haberiniz olsun!

Ayetin bize kazandırmak istediği ilke çok açık değil mi? Allah Teâlâ; organize olmuş, birlikte iş yapma potansiyelini yakalamış, ahenkli bir tarzda işleyen mü’min kitle görmek istiyor yeryüzünde... Bunun sağlanamaması durumunda ise yeryüzündeki ahengin bozulacağını, yerini büyük bir fesat ortamına terk edeceğini çok net bir ifade ile haber veriyor. Tercihi siz yapın diyor sanki Rabbimiz, ya organize olmuş bir ümmet yapısı ya da fitne ve fesat yumağına dönmüş bir yeryüzü...

Rabbimizden birbirine hız kazandıran mü’min kardeşler olmayı, yüreği Allah için çarpan ve tertemiz hayatların sahibi olan mü’minlerle Allah’ın rızasını ve cennetini kazanacağımız bir zeminde, mukavemet içinde yürümeyi niyaz ediyoruz. Yeryüzünün bozulan ahenginin en yakın zamanda mü’minlerin organize yapısıyla yeniden düzelmesi ve ıslah olması için dua ediyoruz. Hakkın ve sabrın en büyük tavsiye konusu olduğu bir ümmet yapısının yıkımlardan, hüsranlardan halas olacağını ve bütün karamsarlıklara rağmen sabahın aydınlığına doğru emin adımlarla yürüyor olduğunu ümit ediyoruz.

Sözlerimizin sonu Âlemlerin R

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Şubat 2019

Sayı: 367

İlkadım Arşiv