KAPAK- ‘Teslim Ol’ Kurtul
Temmuz 2020 Hacı BAYRAM A- A+
A- A+

KAPAK- ‘Teslim Ol’ Kurtul

"Biz insanı en güzel biçimde yarattık." (Tîn, 4)

‘’Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık…’’ (İsrâ, 70)

İnsan, Allah’ın mükerrem kıldığı, muhterem ilan ettiği bir varlıktır. İnsan bu değerini ancak bir şey ile elde edebilir ve devam ettirebilir. Bu değer ancak Kur’ân’a olan teslimiyet ile sağlanabilir. Vahye olan teslimiyeti ölçüsünde insan değerini korur veya düşürür.

‘’Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.’’ (Zâriyât, 56)

‘’O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.’’ (Mülk, 2)

Ayet-i kerimelerde de görüldüğü gibi insanın yaratılış gayesi Allah’a kulluk etmek ve güzel işler yapmaktır. Kulluğumuzun değeri de teslimiyetimizle doğru orantılıdır. İnsanın değeri kime kulluk ettiğine bağlıdır. Kulluğun en önemli göstergesi de amellerdir. Amelleri de değerli yapan ihlâs yani teslimiyetteki samimiyettir.

İman teslimiyetle doğru orantılıdır. Eğer teslimiyet varsa iman da vardır ve kıymetlidir. Sahabe efendilerimizi bütün insanlardan ayrıcalıklı kılan teslimiyetleridir. Ebubekir efendimizi de sahabe içerisinde ayrıcalıklı kılan ve sıddıkıyet derecesine ulaştıran teslimiyetidir. Sahabe efendilerimiz şeksiz ve şüphesiz teslim olmuşlardı. Bizim gibi, inanıp savundukları şeylerde acabaları yoktu.

İşte herkesin büyük sınavdan geçtiği ve Ömer efendimizin bile anlamakta zorlandığı Hudeybiye antlaşmasında, Ebubekir efendimizi ayrıcalıklı kılan vasfı yine teslimiyeti olmuştur. Ömer efendimizin sorusuna cevabı ‘’O, gerçekten Allah’ın resulü ve Allah O’nu yardımsız bırakmaz’’ olmuştur.

Namaz kulun Allah’a en yakın olduğu andır. Kul namazla Rabbine olan yakınlığını ve teslimiyetini artırır. Kurban da yakınlık demektir. Hz. İbrahim ve ailesi ise, kurban ve hac ibadetlerinin sembolü mesabesindedirler.

Oğluyla birlikte Beytullah’ın temellerini yükseltirken yüce Rabbimize şöyle niyaz ediyorlardı:

‘’Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.’’ (Bakara, 128) Teslim olunmadan hiçbir şeyin değer ve kıymeti yoktur. Allah’ a kulluğumuzun değeri teslimiyetimizle ölçüldüğü gibi hayatta her şey teslimiyetimiz oranında değer kazanır. Evlerimizdeki huzur eşlerin teslimiyetine, ilim öğrenmedeki ilerleyişimiz hocalarımıza olan teslimiyetimizle ölçülür. Manevi inkişaf da kişinin kendini hocalarının iradesine teslimiyetiyle orantılıdır.

‘’Çünkü Rabbi ona: Müslüman ol, demiş, o da: Âlemlerin Rabbine teslim oldum, demişti.’’ (Bakara, 131) diyen İbrahim aleyhisselam, her şeyi olduğu gibi yıllarca hasretle beklediği biricik oğlunu da O’nun yolunda feda etmekten çekinmedi. Allah’ın emrine ve babasına teslim olup kendini feda eden İsmail aleyhisselam ile birlikte Rabbi’nin lütfuna mazhar oldular.

İbrahim aleyhisselam’ın teslimiyeti, kıyamete kadar Ümmet-i Muhammed tarafından ibadetlerin şahı olan namazlarında yâd edilmekle ödüllendirilmiştir.

İbrahim aleyhisselam’ın, küçük bir çocukla ıssız bir vadide bırakıp gittiği Hacer validemizin teslimiyeti; onun analık şefkatiyle oğlunu susuzluktan kurtarmak için yaptığı davranışlar, Allah tarafından ödüllendirilerek kıyamete kadar tüm ümmetlerin ibadeti olarak emredilmiştir. Kolay mı, “ıssız bir vadide madem sana beni burada bir çocukla bırakmanı Rabbin söyledi o zaman O, bizi koruyacaktır, var git” demek? Bu ancak büyük ruhların ve büyük teslimiyet sahibi olanların yapabileceği iştir.

Rabbine teslim olmayanlar, Rabbinin kullarına, yarattıklarına teslim olacaklardır. Çünkü bu insanın fıtratında vardır. Muhakkak birine teslim olup ona kulluk yapacaktır.

Rabbine teslim olan insan her şeyiyle teslim olacak. Ruhuyla bedeniyle, içiyle dışıyla, gecesiyle gündüzüyle, malıyla canıyla her şeyiyle teslim olacak. Malında, işinde, evinde, çocuklarında söz sahibi Allah olmalıdır. Teslimiyeti sıkıntılı olanlar camide Allah’a teslim olur, bunun dışındaki hayatında ise başkalarına teslim olur. Ya makama, ya paraya teslim olur.

Çocuklarından kendilerine ve Allah’a teslim olmasını isteyenler şunu kesinlikle bilmelidirler ki; kendileri Allah’a ne kadar teslimlerse onlar da o kadar teslim olacaklardır. Kendileri Allah’ın emirlerine teslim olmayanların hanımlarından, çocuklarından ve çevrelerinden teslimiyet istemeye hakları yoktur.

Allah’a teslimiyetimiz oranında Allah, yarattıklarını bizim hizmetimize sunacaktır. Yoksa evler sıkıntılı, işler sıkıntılı, aşlar sıkıntılı olacaktır. Kısaca bütün hayat dert yumağı olacaktır.

İslam’ın kelime anlamlarından birisi de Allah’a teslim olma, O’nun emirlerine uyup yasaklarından kaçınmadır.

Şa’bi radıyallahu anh şöyle der:

Adiy bin hatim radıyallahu anh Kufe’ye geldiğinde,Kûfe fukahasından bir grupla ziyaretine gittik. Ona:

‘’-Peygamber Efendimizden duyduğun şeylerden bize bahsedebilir misin?’’ dedik.

Bunun üzerine Adiy, şunları söyledi:

Peygamber Efendimiz’in yanına vardım. Bana:

‘’-Ey Adiy bin Hâtim, Müslüman ol selamet bul, buyurdu.

Ben: ‘’İslam nedir, diye sordum.

Allah Resulü aleyhisselam şöyle buyurdu:

‘’-Allah’tan başka ilah bulunmadığına, benim de O’nun Resulü olduğuma şehâdet etmen ve hayrıyla, şerriyle, tatlısıyla, acısıyla kaderin tamamına iman etmendir.’’ (İbn-i Mâce. Mukadiime, 10)

Yine Rasulullah aleyhisselam, yazdığı davet mektuplarında ‘’İslam olun (teslim olun) kurtulun’’ diyordu.

Teslim olmadan kurtuluş yoktur. Allah bizleri hakkıyla teslim olanlardan ve teslimiyetin hakkını verenlerden eylesin.

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Kur’an Meali, Diyanet Vakfı Yayınları
  2. Besâiru’l Kur’an, Ali Küçük
  3. Kur’an Dersleri, Muhammed Emin Yıldırım

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2020

Sayı: 384

İlkadım Arşiv