İMBİK - Ameli Deizm
Mart 2020 Nuri ERCAN A- A+
A- A+

İMBİK - Ameli Deizm

Bu ülkenin izmlerden çektikleri yetmezmiş gibi, bunlara bir de başı Dei olan izm eklendi. Önceki yıllarda Komünizmden, Feminizmden Anarşizmden, Hümanizmden çok çektik. Zaten zor olan telaffuz biçimlerini istemeyerek öğrenir öğrenmez, peşi sıra gelen bir başka izmle karşı karşıya kalmanın getirdiği bocalamayı yaşadık yıllarca. Kapitalizm evimizin başmisafiri olmaya devam ederken; diğerleri arasında, tam birinden kurtulduk demeye başlayınca bir ötekisi gelip kapımıza dayandı. Sendrom üzerine izm sendromu tattık.

Ne yalan söyleyelim, deizm sanki kendi yok çocukları var ya da teorisi yok pratiği var biçiminde hayatımıza dalış yapmış durumda. Ortalama vatandaş, sorsanız adını bile söyleyemez durumda iken, ne olduğu tam olarak çoğunluk tarafından tarif edilemezken ve hatta hatta kahir ekseriyetle ilkeleri ve ana özellikleri bilinemezken deizm, kişilerin hayatında tahtını kurmuş, hükümranlık hakları elde etmeye gayret ediyor sanki. Ben buna amelî deizm diyorum. Bırakın seküler-laik kesimleri, dindarların hayatlarına yansıyan başıboşluk ve pratik ateizm’i hatırlatır uygulamalar bu adlandırmayı doğrulamaktadır.

Üzülsek de büzülsek de bizim mahallede farklı gerekçelerle tesettürü reddeden, namazı kabul etmekte zorlanan gençlerin mevcudiyetini inkâr edemeyiz. Haramların, haramlığını inkâr edemeyen, fakat yavaş yavaş haramlara bulaşmaya başlamış, İslâm’ın ahkâm kısmını hiç dillendirmeyen, ahlakı kabul eden İslâm’ın yeni taraftarları türemeye başlamış durumdadır.

Ahlak dedik de, örneğin yeni nesil, belki zinanın çirkinliğinin farkında, lakin zinaya sebep olacak, zinaya yaklaştıracak bir takım münasebetleri zımnen reddeder durumdadır. Karşı cinslerle arkadaş olmamak anormal kabul edilmektedir. El ele gezip tozmakta bir sakınca görülmemekte, hatta hatta işi ileri götürmenin bir sıkıntı vereceği bile düşünülmemektedir. Garip karşılanması gereken hususlardan birisi bu yanlış yaklaşımların daha ziyade genç kızlar tarafından savunulur olmasıdır. Süratle revaç bulan namazsız Müslüman tipi deizm’i savunanların ellerini ovuştura ovuştura seyrettikleri bir dindar tipi olmuştur. Seyretmektedirler çünkü, bu inanç sistemini savunanlar bile böyle hızlı sonuçlar alacaklarını ummuyorlardı.

Ekonomik durumları iyileşen kimi dindarlar bu işlerin abdestle namazla olmayacağına itikat edercesine namazdan kaçmaktadırlar. Doğal olarak bu hal kendi çocuklarına da geçmektedir. Bu tipler Allah’a inanmaktadırlar. Kâinatı Allah yaratmıştır onlara göre. Yine bunlara göre ahlakın güzellikleri Peygamberimiz tarafından insanlığa sunulmuştur. Bu güzellikler arasında insancılık, kadın hakları, hayvanlara iyi davranma, cömert olma, engellilere güzel muamele gibi vb. birçok ahlaki meziyet yerini korumaktadır. Bugünkü bu anlayışa göre bu ahlaki vasıflarla muttasıf olanlar dinin ibadet kısmını uygulamasa bile direk cennete gitmeliler. Çünkü Allah bizden ahlaki güzellikler göstermemizi istemektedir. Gelin görün ki bu ahlaki güzellikleri elde edenler cennete giderken; elde edemeyenlerin cehenneme gitmeleri konusunda bu düşünce sahipleri bir şey söylemezler. Çünkü cehennemin varlığı da zor kabul görmektedir.

Diğer taraftan gerçekten kendilerini samimi kabul edip ibadetlerinden taviz vermeyen, harama ve helale dikkat eden kimi dindar aileler, dünyaya hâkim olmakta olan modernizmin türettiği Bireysellik ve deizm’e karşı çocuklarına iman zırhı giydirmeyi başaramadılar. Bu yeni nesil üzerinde iman ve amel bütünlüğü bakımından kötü sonuçlar ortaya çıkardı. Dindarların çocukları belki Allah’a inandılar ama imanın rükünlerini ve inanç maddelerini tam kavrayamadıkları için amelî deist olarak yetişmekten kurtulamadılar.

Deizm’i bilmemesine, hatta hatta teorisini öğrendiğinde şiddetle karşı çıkacak olmasına rağmen uygulamada deistten başka bir şey olmayan gencin babası dinini muhtemelen geleneksel yöntemlerle atalarından almıştır. Bu yöntemlerle evladına dini aktaramadığı gibi dinin esaslarını da izah edememiştir. Örneğin kelime-i tevhidin zımnında neler olduğunu kendisi de bilmediği için çocuğuna sadece Allah korkusu vermeye gayret etmiştir. Lakin kendisinden farklı olarak Allah’ı tam olarak tanımayan, yokluk-kıtlık yaşamayan, depreme şahit olamayan, fedakârlık nedir bilmeyen oğluna ya da kızına Allah korkusunun bir faydası olmadığından farklı bir manzara ortaya çıkmıştır. Yani hiç ummadığı, beklemediği bir nesil tipi ile karşı karşıya kalmıştır.

Amelî deizm’in patlamasına genel olarak dindar ailelerin çocuklarını nimet ağırlıklı yetiştirmelerinin gayretine düşmeleri sebep olmuştur. Bunun ana sebebi iktidarın dindarlar tarafından sahiplenilmesinin kimi dindarlar tarafından iki türlü yanlış anlaşılmasıdır. Birincisi; her şey güllük gülistanlık. Öyleyse bazı dini duyarlılıklara şimdilik gerek yok anlayışı. İkincisi; su akmaktadır. Allah’a iyi bir kul yetiştirmek yerine su akarken doldurulacak testi sayesinde varlıklı çocuklar yetiştirmek kaçınılmaz anlayışı. İşte nimete odaklı bu anlayış ve daha ziyade seküler rüzgârlara bağrımızı açmamız sayesinde amelî deizm diye bir gerçeğimiz var.

Elhamdülillah ki hakikat değil.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2020

Sayı: 380

İlkadım Arşiv