Ağustos 2019 Zeki SOYAK A- A+
A- A+

İLMİHAL- TİCARET-6

MEKRUH ALIŞVERİŞLER

Aslında ve vasıflarında alım satımı meşru olan fakat yasak ve çirkin olan bazı şeylerin içine karışması ile yapılan alışverişler mekruhtur. Şöyle ki:

1- Müşteri kızıştırarak bir malın değerinden daha fazlaya satılmasını sağlamak için yapılan alışveriş mekruhtur. Meselâ açık artırma ile yapılan satışlarda menfaat sağlamak kastıyla, bir malın değerinden daha fazla satılmasını sağlamak için sürekli fiyatı artırmak ve malı esas değerinden daha yüksek bir fiyata çıkarmak günahtır. Böyle bir alışveriş mekruhtur.

2- Başka yerlerden, köylerden mallarını satmak için gelenleri yolda karşılayıp getirdikleri malları satın almak men edilmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: “Mallar pazara indirilmeden kervanları yolda karşılayıp mallarını satın almayın.” (Buhari; Müslim)

Böyle bir alışveriş o şehir halkına zarar veriyorsa, meselâ; fiyatların yükselmesine sebep oluyorsa mekruhtur. Böyle bir alışverişte satıcı da muhayyerdir. Pazara vardığında aldandığını anlar, malının ucuza alındığını fark ederse satıştan rücû edebilir.

3- Cuma namazı için ezan okunduğu vakit, bütün Müslüman, mükellef erkeklerin alışverişi bırakıp cuma namazı için camiye koşması gerekir. Cuma için ezan okunduktan sonra alışveriş yapmak tahrimen mekruhtur.

4- Şehirlinin, köylünün malını satın alıp, o belde halkına zarar verecek şekilde pahalıya satması mekruhtur. Bilhassa kıtlık zamanında, darlık zamanında köylünün elindeki malları toplayıp, piyasada istediği gibi fiyatlar üzerinde tasarruf yapmak, halkı sıkıntıya sokacak şekilde fiyatları yükseltmek mekruhtur. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: "Şehirli, köylü adına satış yapmasın. Bırakın insanları, Allah birbirleri sebebiyle onları rızıklandırsın." (Müslim)

BÂTIL ALIŞVERİŞLER

Aslen ve vasıfları bakımından sahih olmayan alışverişler bâtıl alışverişlerdir:

1- Küçük çocukların yaptığı alışverişler

2- Delinin yaptığı alışverişler

3- Aslen necis olan şeylerin alışverişleri

a. Domuz eti

b. Murdar ölen hayvanın yani leşin eti

c. Şarap

d. Kan

 

4- Mevcut olmayan malların alışverişi, hayvanın karnındaki yavrusunun, topraktan çıkmamış ekinin, dalında bitmemiş meyvenin satışı bâtıldır.

5- Teslimi mümkün olmayan malların alışverişi bâtıl alışverişlerdir. Havada uçan kuşu, denizdeki balığı, çalınmış ve nerede olduğu bilinmeyen bir malın alışverişi batıl alışveriştir.

6- Aldatma ihtimali olan alışverişler de bâtıldır.

Sonucu belirsiz olan alışverişler garar denilen, yani aldanma ihtimali olan alışverişlerdir. Bu çeşit alışveriş bâtıldır. Meselâ: Bir ekin tarlasında, bir patates tarlasında ekili bulunan, buğdayı veya patatesi yeşermeden önce tahmini olarak satmak, satın almak bâtıldır. Çünkü bu tarladan ne kadar buğday veya patates çıkacağı meçhuldür. Sonu belirsizdir. Alıcının veya satıcının aldanma ihtimali mevcuttur.

GÖTÜRÜ USÛLÜ SATIŞ

Belirli şartlar dâhilinde götürü usûlü satış caizdir. Bu husus şöyle özetlenmiştir: "Fazlalıkla değişimi caiz olan şeyin, götürü usûlü ile satışı da caizdir. Fazlalıkla değişimi caiz olmayan bir şeyin götürü usûlü satışı da caiz değildir." Bu duruma göre:

1- Altının altınla götürü usûlü ile satışı

2- Gümüşün gümüşle götürü usûlü satışı caiz değildir.

3- Altının gümüşle götürü usûlü caizdir.

4- Kendi cinsinden olan;

a- Hurma ile hurmayı,

b- Buğday ile buğdayı götürü usûlü satmak caiz olmaz.

5- Buğday ile hurmayı veya buğday ile arpayı veya hurma ile kuru üzümü götürü usûlü mübadele etmek caizdir.

6- Tartısı belli olmayan bir yığın arpayı veya sayısı belli olmayan bir yığın karpuzu götürü usûlü nakit karşılığında satmak, satın almak caizdir.

Götürü usûlü bir satışın caiz olabilmesi için bir kısım şartlar vardır. Şöyle ki:

1- Daha önce veya satış anında satılık malın alıcı tarafından görülmesi gerekir.

2- Götürü ile satılan mal çok olmalı yani tartmada veya ölçmede zorluk olmalı, malın miktarı da kaç kilo, kaç ölçek veya kaç metre olduğu taraflarca bilinmemelidir.

3- Yığın halindeki mal, meselâ buğday çeci düz bir zemin üzerinde bulunmalıdır.

4- Satılan malın tahmini, o işin ehli olan bir kişi tarafından yapılmalıdır.

5- Götürü ile satılan mal, yayvan bir kap içinde olmamalıdır.

Çünkü esnekliği olan yayvan şeylerde tahmin etmek zorlaşır. Meselâ çok seyrek dokunmuş bir teliz, bir haral veya çok ince naylon torbalar gibi. Bunlar dik duramadıkları, yayvanlaştıkları için tahminde zorluk çekilir. Taraflardan herhangi biri aldanabilir.

KÂRSIZ SATIŞ - ZARARINA SATIŞ

Herhangi bir malı kârsız olarak veya zararına satmak caizdir. Ancak bu satışı yapan kişi;

1- Fazla malını elden çıkarmak,

2- Mevsimlik mallarını mevsimi içinde satarak gelecek mevsime kadar âtıl kalmasını önlemek,

3- Aşırı ihtiyacından dolayı veya borçlarını ödemek niyetiyle satmak durumunda ise böyle bir alışverişin sakıncası olmaz. Ancak:

1- Müşteriyi aldatmak için önce değerinden çok yüksek fiyat gösterip daha sonra bu fiyatları çok aşağıya çekerek kârsız veya zararına satıyormuş görüntüsü vererek müşteriyi aldatmak;

2- Aynı malları satan küçük esnafı zarara uğratıp, onların iflas etmelerini ve kendilerinin piyasada rakipsiz kalıp, daha sonra istedikleri şekilde fiyat uygulaması yapmalarını sağlamak şeklindeki kârsız ve zararına satışlar asla caiz değildir. Böyle durumlarda yetkililerin müdahale edip, zarar ve aldanmayı önlemeleri gerekir. Hz. Ömer radıyallahu anh, piyasanın altında satış yapan bir kısım büyük tacirleri bu satıştan men etmiştir. Sebep küçük esnafı korumaktır.

Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz de benzeri bir uygulamayı yasaklamıştır. Şöyle ki: Başka bölgelerden mal getirip satış yapan tâcirlerin gelişlerini önlemek için o bölgenin tacirleri fiyatları kırmışlardı. Bunun üzerine Ömer bin Abdülaziz bu uygulamayı yasakladı.

Kârsız ve zararına satışın bir başka boyutu daha vardır. Kişi fakru zaruret içindedir. Aşırı borçlanmıştır. Bu durumdan kurtulmak için elindeki malları kârsız ve zararına satmaktadır. Böyle bir durumda olan bir kişiye yardımcı olmak diğer Müslümanların görevidir. Onun mecburi olarak zararına yaptığı satışı fırsat bilip, elindeki malları devralmamalı, bilâkis ona ya karz-ı hasen yaparak ya da mallarını değerleri üzerinden satın alarak yardımcı olmalıdır. İslam kardeşliği bunu gerektirmektedir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2019

Sayı: 373

İlkadım Arşiv