Mart 2021 Zeki SOYAK A- A+
A- A+

İLMİHAL- Merhamet

Allah Teâlâ Rahman’dır. Rahîmdir. Her türlü meşru işe başlarken O’nun bu yüce isimleriyle başlarız. “O öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka ilah yoktur. Gizliyi de açığı da bilendir. O, Rahmân ve Rahîm’dir.” (Haşr/22)

Rahman: Mü’min olsun, kâfir olsun, âsî olsun, mûtî olsun, iyi olsun, kötü olsun herkese rızık veren, merhamet eden demektir.

Rahim: Ahirette yalnız mü’minlere merhamet edip, ihsan ve ikramda bulunan, onlara acıyan demektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Rasûlüm de ki: Rabbim! Mağfiret et, merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’minun/118)

Allah Teâlâ merhametlilerin en merhametlisidir. Onun için insanların arasından seçip, insanlara peygamber olarak gönderdiği Nebî ve Rasûller de insanların en merhametlisidirler. İmanın tadını alan, İslam kardeşliğinin hazzını duyan gerçek Müslümanlar da merhametlidirler. Onlar sadece Müslümanlara karşı değil bütün insanlara, bütün mahlûkâta karşı da merhametlidirler. Onun için, İslam’ı tebliğ ederler, onun için iyilikleri emreder, kötülüklerden sakındırırlar. Onun için bu vazifelerini yerine getirmek için hicret ederler, diyar diyar dolaşırlar. Hiçbir insanın küfür, şirk ve nifak içinde kalıp ebedî cehennemde kalmalarını istemezler. Onlara acır, merhamet eder, onlardan gelen, eza ve cefâya katlanır, onların kurtuluşu için çaba gösterirler.

Allah Teâlâ kendi merhametinden her canlıya bir nasip vermiştir. Yırtıcı hayvanların yavrularına karşı gösterdikleri merhamete bakınız. Yerine göre iki vahşi hayvanın, birbirinin hasmı olan iki hayvanın nasıl yardımlaştıklarına şahit olur, hayretler içinde kalırsınız. Yüce kudretin, iki haşin tabiatı nasıl ülfet ettirdiğine bakar, O’nun azamet ve kudreti karşısında bir daha, bir daha secdeye kapanır, O’na imanınızdan, O’na kulluğunuzdan dolayı bir daha şükreder, hamdedersiniz. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

“Allah’ın yüz rahmeti vardır. Ondan birini yeryüzüne indirmiştir ki cinler, insanlar, hayvanlar ve zararlı sürüngenler ondan dolayı aralarında birbirine şefkat gösterip, birbirine merhamet ederler. Yabanî hayvanlar onunla yavrularına şefkat gösterirler. Geride kalan doksan dokuz rahmetini kıyamet gününe tehir etmiştir ki ahirette kullarına onunla muamele edecektir.” (Buhari; Müslim)

İnsanda iki çeşit merhamet vardır:

1- Fıtratı icabı merhamet.

2- Diyaneten merhamet.

İnsan, fıtratı icabı olarak annesine, babasına, ailesine, çocuklarına, yakın uzak akrabalarına, kendi mülkünde olanlara merhamet eder. Bir anne kendisi hasta da olsa, çocuğunun bakımını ihmal etmez. Kendi aç ve susuz olsa da öncelikle çocuğunu doyurur. İşte bu insanda fıtraten mevcut olan merhamettir.

Diyaneten merhamet ise, Allah Teâlâ’nın merhamet etmemizi istediklerine merhamet etmek onlara acımaktır. Allah Teâlâ emrettiği, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem istediği için merhamet etmemiz, acımamız diyaneten merhamettir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: “Merhamet edenlere Rahmân da merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.” (Tirmizi)

“Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, torunu Hz. Hasan radıyallahu anh’ı kucağına alarak öptü. O sırada yanında bulunan Akra bin Hâbis dedi ki: Benim on çocuğum vardır. Daha bugüne kadar hiçbirini öpmedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona baktı ve şöyle buyurdu: Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” (Buhari; Müslim)

Bir Müslüman olarak asla katı kalpli olamayız. Biz, mahlûkata karşı merhametli olmalıyız ki Allah Teâlâ da bizlere merhamet etsin. Merhamet etmeyenin başkasından merhamet beklemesi ne dereceye kadar kabul görür. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle bir hadiseden bahsetmektedir:

“Bir adam yolda giderken susadı. Bir kuyu bulup içine inerek su içti. Yukarı çıktığı zaman dilini çıkarıp susuzluktan toprak yalamakta olan bir köpek gördü. Adam, zavallı hayvan tıpkı benim gibi susamış diyerek kuyuya inip, pabucunun içine su doldurdu, ağzına alıp yukarı çıkardı ve köpeğe içirdi. Allah da onun bu hareketini beğendi. Onu bağışlayıp, mağfiret etti. Dediler ki, ya Rasûlullah! Hayvanlara yaptığımız iyilikler için bize ecir var mı? Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: Elbette, her canlı için vardır, buyurdu.” (Buhari; Müslim)

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ensardan bir kişinin bahçesine girmişti. Orada bir deve gördü. Deve, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i görünce inledi ve gözleri dolu dolu oldu. Peygamberimiz yanına varıp gözyaşlarını sildi. Hayvan sakinleşti. Peygamberimiz, bu hayvanın sahibi kimdir diye sordu. Ensardan bir delikanlı, benim ya Rasûlullah, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’ın seni kendisine sahip kıldığı bu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? Bana, senin kendisini aç bıraktığını ve fazla çalıştırıp yorduğunu şikâyet ediyor dedi.” (Ebu Davud)

İslam merhamet dinidir. Müslüman merhametli kişidir. Merhamet etmeyende hayır yoktur.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr