İLKADIM KİTAPLIĞI - İrade Eğitimi & Jules Payot
Ekim 2019 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

İLKADIM KİTAPLIĞI - İrade Eğitimi & Jules Payot

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucuları! Bu ay sizlerle Marsilya Üniversitesi rektörü Jules Payot’un kaleme aldığı İrade Eğitimi isimli kitabı inceleyeceğiz.

Kitabımız 69 sayfadan oluşuyor. Ancak dikkatli okunması gereken bir kitap. Öyle hemen okuyayım da bitireyim türünden bir kitap değil. Her bir cümle üzerinde durulması gerekiyor. Hatta birkaç kişinin mütalaa ederek okuması daha faydalı olacak bir kitap.

Kitap üç bölümden oluşuyor:

Birinci bölümde İrade Eğitiminde Takip Edilecek Gaye ile önce irade eğitimin kuramsal kısmı üzerinde duruluyor. Öğrenci ve zihnen çalışan bir insanda irade eksikliği çeşitleri anlatılıyor. “İhtiraslar nitelikleri itibariyle geçicidirler. Çok şiddetli olsalar bile, bu şiddet uzun süre devam etmez.” denilerek ihtiraslar üzerinde bilgi sahibi olmamız sağlanıyor. Çabayı tazeleyerek tembellik, haylazlık ve gevşeklik denilen ruh halinden çıkılabileceğini okuyunca İnşirah suresi 7. ayet hemen zihnimizde canlanıyor. O halde boş kaldığında yine kalk yorul!

İrade kudreti, çok gayret sarfından ziyade zihnin tüm kuvvetleriyle aynı gayeye ve aynı istikamete doğru sevk edilmesidir. Hiçbir sevinç zahmetsiz elde edilemez. Her saadet bir enerjiyi gerektirir.

İkinci bölümde iradenin, fikirlerin rolü üzerine mütalaa, iradenin duygusal hallerin rolünü inceleme, zekânın hâkimiyeti, dikkati tetkik ve hakikat başlıkları karşımıza çıkıyor.

Üçüncü bölümde derin tefekkür, irade eğitiminde hareketin rolü, talebenin irade eğitimi açısından bedeni sağlığı konuları üzerinde duruluyor.

Bir âlim en ufak ayrıntıya kadar bilen değil, fakat daima aktif olan ve her zaman çalışan bir zihne sahip olandır.

Tembellerin zihinlerinde, ekilmemiş bir tarlada olduğu gibi bir sürü fena ve zararlı otlar peyda olur. Bu gibi insanlar zamanlarını adi fikirler ve bayağı hislerle kemirirler.

“Her ne kadar eğitim programları hala iradenin ne olduğunu bilmiyorsa da biz kendi kıymetimizin ancak irademizle ölçüleceği his ve takdir ediyoruz. Başkalarının irademiz hakkındaki bütün şüpheleri bizi müthiş surette rencide etmez mi? Çalışma kuvvetimizi inkâr etmek bizi korkaklık ve zayıflıkla itham etmek değil midir? Bir işte gayret ve sebat etmek hususunda bizi kabiliyetsiz zannetmek, bizi düzelmesi mümkün olmayan basit bir adammışız gibi bir nazarla ele almak değil midir? Kitabımız kararsız ve ham arzulu bir gençte çalışmak arzusunun evvela kesin, şiddetli ve devamlı bir karar, daha sonra kuvvetli bir alışkanlık halinde takviyesi için uygulayacağı yolların incelemesinden ibarettir.”

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2019

Sayı: 375

İlkadım Arşiv