Eylül 2020 Mahmut AVEDER A- A+
A- A+

HADİS İKLİMİ-Dünya ve Ahiret Saadeti

Sa'd (b. Ebi Vakkas) tarafından nakledildiğine göre, Rasulullah aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "İnsanoğlu, Allah'ın kendisi için takdir ettiğine rıza gösterirse mutlu olur. Şayet, Allah'tan hayırlı olanı ummayı terk eder ve Allah'ın kendisi için takdir ettiğine kızıp isyan ederse bedbaht olur." (Tirmizi)

İslam; mutluluğu ve mutsuzluğu şans ve talihte aramak yerine insanın kendisine ve bu dünyada yapıp ettiklerine bağlayarak Yüce Allah'la olan ilişkisine göre anlamlandırmıştır. İslam, dünyası ve ahireti ile hayatı bir bütün olarak değerlendirmektedir. Bundan dolayı her iki kavrama dünyevi ve uhrevi olmak üzere varlığın iki boyutunu kuşatan bir anlam yüklemiştir.

Saadet, hem bu dünyadaki mutluluğu hem de ahiretteki mutluluğu ifade ederken; şekavet de hem bu dünyadaki mutsuzluğu hem de ahiretteki mutsuzluğu ifade etmektedir. Saadet kavramı açısından bakıldığında her iki âlemdeki mutluluk, kaynağı vahiy olan din tarafından yorumlanan ve yönlendirilen bir dünya hayatına bağlıdır. Nitekim İslam'da dinin tanımı ve anlamı, hem bu dünyada hem de ahirette kişiyi mutlu kılacak ilahi kuralların tamamı olarak belirlenmiştir. Aynı şekilde "dareyn saadeti" deyimi ve duası da dünya ve ahiret mutluluğunu anlatmaktadır.

Dünya saadeti söz konusu edildiğinde, dünya hayatında dinin, aklın, bedenin, neslin ve malın korunması, İslam'ın en büyük gayesidir. Bütün bunlar, aynı zamanda günümüz dünyasının temel insan hak ve özgürlüklerinden saydığı hususlardır. Dolayısıyla dünya saadeti ancak, bu beş temel hakkın korunduğu ve yaşatıldığı bir dünyada gerçekleşebilecektir.

Bu da İslam'ın emir ve yasaklarının fert ve toplum hayatında yaşanmasıyla sağlanabilir ki ahiret saadetinin yolu da bundan geçmektedir. Anne tarafından Hz. Peygamber'e akraba olup O’na ilk iman edenlerden biri olan Sa'd b. Ebi Vakkas'tan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber; "İnsanoğlu, Allah'ın kendisi için takdir ettiğine rıza gösterirse mutlu olur. Şayet, Allah'tan hayırlı olanı ummayı terk eder ve Allah'ın kendisi için takdir ettiğine kızıp isyan ederse bedbaht olur." buyurmuştur. (Tirmizi)

Mutluluğun diğer anahtarı ise Allah'ın kaza ve kaderine rıza gösterebilme bilincidir. Yunus Emre'nin deyişiyle, "Kahrın da hoş, lütfun da hoş!"; Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın ifadesiyle, "Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler!" teslimiyetini sergileyebilmektir. Bela ve musibetlere sabır gösterebilmektir. Çünkü dünya imtihanı ancak bu şekilde kazanılabilir. Hz. Peygamber "Sabır, musibetin başa geldiği ilk andadır." buyurmuştur. (Buhari; Müslim)

Müslüman, dünya hayatında zaman zaman musibetlerle karşılaştığında, bunu asla bir bedbahtlık olarak görmez. Aksine ıstırap, sıkıntı, felaket ve musibetler, bir Müslüman'ın, faziletli davranışlar sergileyebilmesi için, Allah'a olan imanının test edildiği bir denenme sürecidir. Böyle bir ıstırap, asla şekavet değildir. Bunun adı beladır, denenme süreci de ibtiladır. Kur'an, bu durumu, "And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele!" (Bakara, 155) ayetiyle ifade etmektedir.

Sa'd b. Ebi Vakkas'tan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir ev ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise kötü bir eş, kötü bir ev ve kötü bir binektir." (Ahmed b. Hanbel)

İnsanın mutluluğu elde etmesi, en başta nefsinin istek ve arzularını kontrol altına almasına bağlıdır. Ardından da bilgi ve kültür düzeyini yükseltmeli, ahlakını güzelleştirmeli ve salih ameller yapmalıdır. Kişi, ancak bu şekilde olgunluk derecesine ulaşır ve mutluluğu elde eder. Tam aksine nefsinin istek ve arzularını kontrol altına almaz, nefsinin tutsağı haline gelirse, böyle bir insan, Kur'an'ın ifadesiyle “aşağıların aşağısına” düşer ve sürekli kötülüğe davetiye çıkarır.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Eylül 2020

Sayı: 386

İlkadım Arşiv