Kasım 2016 Doç. Dr. Rüştü YEŞİL A- A+
A- A+

Eğitimde İçerik Sorunu “Zihinsel Beceri Eğitimi”

Önceki yazılarımızda beceri üzerinde dururken ikisi temel, birisi ise bunların bileşkesi niteliğinde olmak üzere toplamda üç alt beceri türüne işaret edilmişti. Bunlardan temel olanlar (1) Zihinsel beceriler ve (2) Psikomotor beceriler; ikisinin bileşkesi olarak nitelenebilecek olan üçüncü beceri türü ise “Sosyal Beceriler” olarak adlandırılmıştı.

Bu ve ilerleyen birkaç yazıda, zihinsel beceriler kısmı ele alınıp bunlardan önemli olan bazılarının, eğitim çalışmalarının içerik kısmında ve beceri eğitimi bağlamında nasıl ve ne şekilde yer alması/yer verilmesi konusu ele alınmaya çalışılacaktır.

Akıl ve düşünme yetisi nedeniyle diğer varlıklardan ayrılan; bu özelliği gereği de vahye ve imtihana muhatap kılınan insanoğlu, doğumu ile birlikte bu yeteneklerle donanmış olarak dünyaya gelmektedir. Ancak bu yeti, insan için, işlenmemiş bir cevher niteliği taşır.

Her ne kadar her zaman için en öncelikli olarak bu yetenek ele alınmış olsa ve en geniş şekilde üzerinde durulsa da gerçekte zihin âlemi, yalnızca düşünmekten ibaret değildir. Düşünmeye de temel oluşturan algılama, fark etme, depolama, öğrenme, hatırlama, ilişki kurma, kavramlaştırma, örgütleme gibi daha birçok beceri, zihin âleminin önemli bileşenleri arasındadır. Bu bileşenler bir bütün ve koordineli bir şekilde çalışmadığı/çalıştırılamadığı sürece düşünme denilen becerinin de istenilen düzeyde sergilenemeyeceği unutulmamalıdır.

İnsanoğlu, bu alt bileşenleri koordineli şekilde çalıştırabildiği ölçüde düşünebilmekte, düşünce üretebilmekte, problemlerine çözüm bulabilmekte; dünyevi ve uhrevi ihtiyaçlarını karşılayabilmekte; kulluğunun gereklerini yerine getirebilmektedir.

Kulluğunun gereklerini ve dinini öğrenebilmek, okuduğu ya da gördüğü şeyleri doğru algılamak, yorumlamak, problemlerine Kur’an ve sünnet ışığında çözümler üretebilmek. Diğer taraftan yaşama uyum sağlamak, yaşamın gereklerini doğru algılamak ve analizlerde bulunmak, yaşamını idame ettirebilmek için meslekî ya da yaşamsal bilgi ve becerileri öğrenebilmek, uygulamaya aktarabilmek için zihinde depolamak ve ihtiyaç anında hatırlamak.

Tüm bunlar, zihnin göstereceği aktivitelerle ilişkilidir. Başka bir ifade ile insan, hem dünyevi hem de uhrevi hayat için başarılı olabilmesi üzerinde bu zihinsel nitelikli becerileri yeterince gösterebilmelidir. Aksi durumda hem dünya hem de ahiret yaşamının zor, dayanılmaz ve zelil hale gelmesinden kaçınabilmesi mümkün olmayacaktır.

Bu süreçte, daha önceki yazılarımızdan da hatırlanacağı üzere, eğitimcilerin önemli bir görev ve sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim hatırlanacağı üzere, Allah azze ve celle’nin bir lütfu ile doğduğunda beraberinde getirdiği bu yetilerin işlevsel hale gelebilmesinin yolu, doğru bir model üzerinde bunların sergilenme biçimini görmek ve egzersiz yapmaktan geçmektedir.

Eğitimci, eğitim çalışmaları sürecinde bu zihinsel becerilerin doğru gösterilmesi konusunda iyi ve etkili bir model olmak ve yeterince öğrencilerine egzersiz yaptırmak üzere programının içerik kısmında zihinsel becerilere yeterince yer ve zaman ayırmalıdır.

Örnek olarak; siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel içerikli çeşitli konular üzerinde zihnin çalışması ve çalıştırılması çalışmalarında bulunmalıdır. Eskiden öğrenilmiş bilgilerin hatırlanması, ilişkiler kurulması, örneklemeler yapılması, çıkarımlar yapılması, alternatif düşünme yollarının kullanılması ve alternatif yaklaşım ve bakışların sergilenmesi, sebep-sonuç başlarının kurulması gibi daha birçok zihinsel eylemi, öncelikle kendisinin etkili şekilde kullanıp örnek oluşturması gerekmektedir.  Bunun ardı sıra da öğrencilere aynı iş ve işlemleri yapmaları için fırsatlar oluşturmalıdır.

Bu süreçte eğitimcilerin yaptığı bariz bazı hatalar dikkati çekmektedir. Bunlar arasında belki de en önemlileri şu şekilde özetlenebilir:

 

  • Zihinsel beceri eğitimini anlatım odaklı olarak yürütmek: Düşünme, eleştirme, soru sorma ve sorgulama gibi zihinsel aktivitelere yer vermek yerine bunların önemi ya da gerekliliği gibi konularda açıklamalar yapmakla yetinmek.
  • Öğrencilere yeterince gözleme fırsatı vermeden uygulama yaptırmak: Bilgi aktarımı yaparken özgün düşüncelerini ifadelendirmek yerine kitabî bilgileri ve farklı düşünürlerin düşüncelerini aktarmakla yetinmek, klişeleşmiş cümlelerle bilgi ve düşünce aktarımı yapmakla yetinip öğrencilerden özgün düşünce üretmelerini beklemek.
  • Öğrenciler tarafından yapılan önemli eksik ve yanlışlara sessiz kalmak, düzeltmelerde bulunmamak: Öğrencilerin motivasyonlarını kırmamak ya da konuşma cesaretlerini zedelememek için sergiledikleri bariz düşünce hatalarına sessiz kalmak, hatta onaylamak, düzeltme ve eksik tamamlama çalışmalarına girmemek.
  • Öğrencileri orijinal ve özgün düşünmeye teşvik etmemek, bu vasıflarda düşünebilenleri, düşüncelerine katılmadığı için kınamak, yermek: Öğrencilerin kendine özgü düşüncelerini ifade ettiklerinde ya kitabi bilgileri birebir içermediği ya da kendi düşünceleriyle uyuşmadığı için onları tenkit etmek, utandırmak, gerekli pekiştirmeleri kullanmamak.
  • Zaman darlığı ya da disiplinsizlik bahanesiyle zihin egzersizi uygulamalarına yeterince yer vermemek: Ders kitaplarındaki mevcut bilgileri öğrencilere aktarmayı ana gaye edinip onların tartışmaya açık konularda düşünce bildirmelerine fırsat vermemek ya da tartışmalardaki disiplinsizlikleri, gürültüyü bahane ederek tartışma egzersizlerinden uzak durmak.

Tüm bunlar, zihin gibi Allah azze ve celle’nin bahşettiği bulunmaz bir nimetin heba edilmesi; gerek kulluk gerekse birey ve toplum için beyin/zihin yetilerinin israf edilmesi anlamına gelmektedir.

Bugün belki de İslam toplumunun karanlık bir döneme girmesi ve Batı toplumunu taklit eder bir hale gelmesinin en önemli nedenlerinden biri, zihin nimetinden işlevsel faydalanamamak; zihinsel becerileri gösterme konusunda yetersiz olmaktır denilebilir. Bu ise Müslüman eğitimciler üzerinde büyük bir vebaldir, Müslüman eğitimcilerin Kur’an’da yazan akıl ve düşünme ile ilgili ayetleri, Peygamberin uygulamalarını tekrar gözden geçirmesi ve bunlara uygun bir eğitim yaklaşımına/anlayışına/yöntemlerine yönelmeleri gerekmektedir.

Bazı önemli zihinsel beceri eğitimlerini ayrıntılı olarak ele alacağımız bir sonraki yazımızda buluşmak üzere selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Kasım 2016

Sayı: 340

İlkadım Arşiv