Mayıs 2014 Doç. Dr. Rüştü YEŞİL A- A+
A- A+

Eğitimde Amaçlar - I

Eğitim çok yönlü ve çok kapsamlı bir faaliyet alanını ifade etmektedir. Eğitim süreçlerinin bir tarafında öğrenen, programlayan, öğreten, idare eden gibi insanlardan oluşan bir ekip, diğer tarafında ise program, mekân, zaman, ortam, araç ve materyaller gibi unsurlar yer almaktadır. Benzer şekilde eğitim süreçlerinin bir boyutunda bireyler ve bireylerden oluşan toplum, diğer tarafından ise yine o bireylerin örgütlenmeleri ile oluşmuş devlet/siyasal organizasyon bulunmaktadır.
Ancak şurası kesin ki her kesimin ve her boyutun eğitimden önemli beklentileri var. Bu çerçevede eğitim süreçlerinin biçimlenmesinde her bir boyutun ya da kesimin beklentileri ve istekleri önemli bir rol oynamaktadır/oynamalıdır. Eğitim süreçlerinin planlanmasından uygulanmasına, değerlendirilmesine ve geliştirilmesine kadar her aşamada bu boyut ya da kesimlerin beklentileri dikkate alınmalıdır. Bu dikkate alış, her şeyden önce eğitim olgusunun ya da sistemlerinin varlık ve devamlılığı için bir zorunluluktur.
Eğitim, hem bu boyut ve kesimlerin gelecekleri, varlık ve devamlılıkları açısından olmazsa olmaz bir gereklilik (neden) hem de onların doğal bir sonucudur. Bu nedenle de her kesim, eğitim çalışmalarının yön ve kapsamının belirlenmesinde beklentilerine paralel olarak söz sahibi olmak isterler. Bu durum, eğitim çalışmalarında, yönü ifade eden amaçların belirlenmesinde bu kesimlerin beklentilerinin, istek ve arzularının dikkate alınmasını gerektirmektedir.
Önümüzde bu köşede yer alacak yazıların önemli bir kısmında bu konu ele alınacaktır. Eğitim sitemleri ve süreçleri üzerinde belirleyici olmak isteyen kesimlerin eğitimin farklı bileşenlerine (amaç, içerik, yöntem, ortam, değerlendirme vb.) etkileri ve etki ediş biçimleri ele alınacaktır. Bu konular ele alınırken, bir önceki yazıda ele alınan vizyon, misyon ve değerler perspektifinde hareket edilecek; yine bir önceki yazıda olduğu gibi eğitim odaklı çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu örneği üzerinden çıkarımlarda bulunulmaya çalışılacaktır.
Bu çerçevede ilk olarak, eğitimin amaç boyutu üzerinde durulacaktır. Amaçların belirlenmesinde birey, toplum ve siyasal yapının beklentilerinin neler olabileceği ve bunların amaçlara nasıl yansıması gerektiği konusu ele alınacaktır.
Eğitim ve Birey
Eğitim sistemleri ya da süreçleri açısından birey, odaktaki varlığı ifade etmektedir. Şekil verilmesi; bilgi, duygu ve beceri aktarılması istenilen varlıktır. Başka bir ifade ile eğitim sistemleri ya da süreçlerinin varlık nedenini, bireyler oluşturmaktadır. Bu nedenle eğitim süreçleri ve sistemleri açısından eğitilecek bireyler, öncelikle ele alınmalı; onun özellikleri, ihtiyaç ve beklentileri yapılacak tüm eğitimsel düzenlemelerde dikkate alınmalıdır.
Bireyin farklı yönleri açısından doğru tanınması ve tanımlanması, eğitim sistemleri ve süreçleri açısından büyük önem arz etmektedir. Çünkü doğru tanımlanmamış, istek ve ihtiyaçları doğru olarak belirlenememiş bir varlık üzerine eğitimsel planlamalarda bulunmak ve uygulamaları doğru ve etkili bir şekilde organize etmek mümkün olmaz. Başka bir ifade ile, sürecin kendisine göre biçimleneceği, herşeyin ona göre ayarlanacağı bireyin ne olduğu, ne olabileceği, nereden nereye gelebileceği tespit edilmeli; bireyin eğitimi ile ilgili tüm iş ya da işlemler bu tespitlere göre ayarlanmalıdır.
Bu durum, eğitimle ilgili herşeyin olduğu gibi, amaçların belirlenmesinde de bireyin dikkate alınmasını gerektirmektedir. Gerçekte eğitim süreçleri ile amaçlanan temel şey, bireye bir takım özellikler özellikleri kazandırmaktır. Bireye kazandırılmak istenilen özelliklerin ne kadarının, ne şekilde kazandırılabileceği konusunda belirleyici olan etkenlerden biri de hiç şüphesin bireyin kendisidir. Bir başka ifade ile, bireye kazandırılmak istenilen özelliklerin ne kadarının kazandırılabileceği, bireyin kendisine verilmek istenen biçime ne kadar sokulabileceği konusu, üzerinde durulması gereken bir sorundur.
Öncelikle birey kimdir? Hangi boyutlardan oluşmaktadır? Neleri içermektedir? Hangi artıları ve eksileri bulunmaktadır? Eğitim çalışmaları bireyin hangi yönlerine nasıl hitap etmelidir? Eğitim süreci ile nasıl bir insan tipi ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır? Arzulanan bu tipe birey ne kadar sokulabilecektir? Bireyin özellikleri arzulanan bu kalıba ne kadar girebilecektir? Bireyde bu kalıba girebilme yeteneği ne düzeyde bulunmaktadır? Bu sorulara doğru cevaplar verebilmek için öncelikle insanın ilgi, yetenek, ihtiyaç ve beklenti, kapasite ve imkân vb. yönlerden doğru tanınması ve tanımlanması gerekmektedir.
Eğitim sistemleri ya da süreçleri açısından birey;
•   Akıl ve irade sahibi,
•   Düşünebilen ve yeni düşünceler üretebilen,
•   Muhakemeler yapıp kararlar alabilen,
•   Öğrenebilme kaabiliyetine sahip,
•   Kalbi ve ruhi bir takım güçleri bulunan,
•   Değer üretebilen,
•   Sorumluluk sahibi,
•   İmtihan edilen,
•   İbadet ve kulluk için yaratılmış olan,
•   Bencillikten toplumsallığa doğru bir yol alması gereken,
•   Psikomotor beceriler edinebilen,
•   Yeryüzünün halifesi;
Bununla birlikte;
•   Tüm güçleri açısından sınırlı,
•   Zaafiyetleri bulunan,
•   Aceleci (Enbiya:37),
•   Sabır ve tahammül açısından zayıf (Nisa: 28),
•   Nankör (Hud:9),
•   Aciz (Maide:30-31),
•   Cimri (İsra: 100),
•   Az şükreden (Araf:10),
•   Hırsına düşkün, haris (Mearic:19),
•   Tartışmaya düşkün (Kehf:54),
•   Musibet verilince ümitsizliğe düşüp nimet verilince yüz çeviren (İsra: 83)
psikolojik, biyolojik, sosyal, kültürel, siyasal boyutları bulunan bir varlıktır.
Elbette bu temel özelliklerinin yanı sıra insanın; henüz keşfedilememiş, çerçevesi tam olarak çizilememiş birçok yönü ve özelliği de bulunmaktadır. Bununla birlikte, tanınabildiği kadarıyla insanın tanımlanması; bu çerçevede bu üstün varlığın halifelik statüsüne uygun şekilde eğitilmesinin gerektiği belirtilmelidir.
Eğitimciler, insanın eğitime konu olan üç boyutunu esas almaktadır. Bunlar; zihin (bilişsel), duygu (duyuşsal) ve bedensel (zihin-kas; psikomotor) boyutlar olarak adlandırılmaktadır. Bu üç boyuta ek olarak ruhsal/kalbî boyut da eklenebilir/eklenmelidir.
Buna göre eğitim çalışmaları için amaçlar belirlenirken bireyin; hayatın farklı alanlarına dönük olan yönleri (sosyal, psikolojik, biyolojik vb.), bu yönlere açılan kapılar olarak bu dört boyutu ve bu boyutlara ve yönlere yayılmış özellikleri dikkate alınmalıdır. Onun olumlu özellikler açısından geliştirilmesine, olumsuz taraflarının ise sınırlandırılmasına ve kontrol altına alınmasına çalışılmalıdır. Amaçların belirlenmesinde odaklanılması gereken şey ise insanın kapasite ve imkânları olmalı; bütünüyle insan olma vasfı beslenmelidir. Bu tespitler doğrultusunda artık eğitimin bireysel amaçları belirlenebilir.
Daha önceki yazımızda ele alınan vizyon, misyon ve değerleri de dikkate alarak eğitim çalışmaları yapan bir sivil toplum kuruluşunun bu çalışmalarının bireysel temeli ve amaçlarını bir sonraki yazımızda ele alacağız.
Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2014

Sayı: 310

İlkadım Arşiv