Ocak 2018 Doç. Dr. Rüştü YEŞİL A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

EĞİTİM / Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Sorunu “Ölçme ve Değerlendirmeye İlişkin Bazı Tespitler II”

“Doğru ölçme ve değerlendirme” tanımlaması çerçevesinde bir önceki yazımızda, ölçme ve değerlendirmenin amaca uygun olarak yapılması konusunu ele almış bazı tespitlerde bulunmaya çalışmıştık. Bu yazımızda, bu tanımlamanın ikinci boyutu olan, hatalardan olabildiğince arınık ölçme ve değerlendirme yapma boyutuna ilişkin tespitlerde bulunmaya çalışacağız. O halde;

2. Olabildiğince hatalardan arınık ölçme yapılması: Doğru ölçme tanımlamasının, ikinci ve önemli bir boyutunu da böyle ifade etmek mümkündür. Anlatılmaya çalışılan, varlık ya da özellik hakkında yanlış/hatalı ölçümlerden yola çıkarak tespit, tahlil, yorum ya da tahminlerde doğru sonuçlara ulaşmanın mümkün olmayacağıdır. Hata kavramı, gerçek ile gözlenen arasındaki fark olarak tanımlanabilir. Örneğin bir öğrencinin bir konu hakkında sahip olduğu bilginin gerçek düzeyi ile sınav kâğıdına yazabildiği ve öğretmenin puanladığı düzey hiçbir zaman birebir aynı olmaz. Aradaki fark hata olarak kabul edilir. Bu hatalı ölçüm sonrasında verilen kararlar, örneğin öğrencinin geçip kalması, ek bir kurs alması gibi kararlar da yanlış olacaktır.

Teoride hatasız bir ölçme yapmak mümkün değildir. Her ölçmeye hata karışır. Bize düşen hata kaynaklarını bilerek sonuca karışacak hataları asgari düzeye çekmeye çalışmaktır. Ölçme ve değerlendirme sonuçlarına hatalar; ölçme işlemini yapan kişinin yetersizliklerinden, ölçme aracından, ölçülen özelliklerin niteliklerinden, ölçme yönteminden, ölçme ortamından kaynaklanabilir. Birer cümle ile açıklanacak olursa;

  • Ölçme yapan kişi ölçme yeterlikleri konusunda sorunlu ise (hangi özellik hangi araçla ölçülebilir olduğunu bilmiyor ise),
  • Ölçülen özellik kısa zaman aralığında değişiklikler gösteriyorsa (sürekli yeni bilgiler öğrenilip bazıları unutulabiliyorsa),
  • Ölçme aracı bozuksa (Testte hatalı sorular varsa),
  • Ölçülen özellik doğrudan gözlenemiyor, dolaylı olarak algılanabiliyorsa (insanın kalbindeki duygular, zihninin içindeki bilgiler ölçülecekse),
  • Ölçme ortamı ölçme yapmaya uygun değilse (aşırı gürültülü, sıcak ya da soğuk bir ortam varsa)

 

ölçme ve değerlendirme sonuçlarına hata karışacak demektir. Bu örnekleri sayısız derecede artırmak mümkündür. Günlük hayatımızda, bir saat devam eden ders sürecinde binlerce, on binlerce ölçme ve değerlendirme yaptığımızı, sürekli olarak ölçme ve kararlar verme durumunda kaldığımızı düşündüğümüzde, her bir ölçme işlemi ile ilgili binlerce hata kaynağının birlikte sonucu etkilediğini düşündüğümüzde hataları asgari düzeye çekerek ölçme ve değerlendirme yapabilmenin ne kadar güç, kompleks ve sıkıntılı olduğunu anlamak daha kolay olacaktır. Fakat bu sorunun, çözümsüz ya da olumsuz etkileri azaltmanın mümkün olmadığı anlamına gelmediği belirtilmelidir.

Yapılması gereken, ölçme değerlendirmeleri gelişigüzel değil, bir plan ve program dâhilinde, dikkatli, özenli, hata kaynaklarını ve önleme yollarını bilerek hareket etmek şeklinde özetlenebilir. Bu durum bir takım ilkeler çerçevesinde hareket etmeyi gerektirir. Ölçme değerlendirme ilkelerine ve sürece ilişkin kurallara bir sonraki yazımızda yer vereceğiz.

3. Kullanışlı ölçme ve değerlendirme araç ve yöntemlerinin kullanılması: Ölçme ve değerlendirme işlemi, zor ve sorunlu süreçleri barındırmaktadır. Bu zorluk ve sorunluluğun nedenlerinden biri de hiç şüphesiz, kullanışlı olmayan ölçme ve değerlendirme araç ve yöntemlerinin kullanılmasıdır. Hatalı sonuçlara ulaşmanın temel nedenlerinden biri de budur. Başka bir ifade ile kullanışlı olmayan araç ve yöntemler ölçme ve değerlendirme işlemini hem daha da zorlaştırmakta, hem de bu zorlukla birlikte hata kaynaklarının önünü açmaktadır.

Kullanışlılık üç aşama ve üç ölçüt açısından açıklanabilir. Üç aşama; planlama, uygulama ve puanlama-değerlendirme aşamaları olarak sıralanabilir. Üç ölçüt ise, zaman, emek ve maliyet/para olarak özetlenebilir. Toplu olarak ifade edilecek olursa kullanışlılık; ölçme ve değerlendirme işlemlerinin planlanması, uygulanması ve puanlanması aşamalarında ölçmeciyi ve ölçüleni zaman, emek ve para açısından yormaması olarak tanımlanabilir.

Ölçme araç ya da yöntemi, ölçene (çoğu zaman öğretmen) ve ölçülene (çoğu zaman öğrenci);

  • Planlama/hazırlama evresinde çok zaman harcatıyorsa, çok emek harcatıyorsa ya da çok maliyeti gerektiriyorsa;
  • Uygulama sürecinde çok zaman harcatıyorsa, çok emek harcatıyorsa ya da çok maliyeti gerektiriyorsa;
  • Puanlama/değerlendirme evresinde çok zaman harcatıyorsa, çok emek harcatıyorsa ya da çok maliyeti gerektiriyorsa

o ölçme araç ya da yönteminin ölçmeciyi doğru ve sağlıklı sonuçlara ulaştırması, doğru ve sağlıklı kararlar almak için zemin hazırlaması genellikle mümkün olmayacağı; sonuçlara birçok hatanın karışmasına, böylelikle amacın gerçekleşmesine yol açacağı söylenebilir. Çözüm ise kullanışlı ölçme araç ve yöntemlerinin seçilmesi ve kullanılmasıdır.

Yukarıda belirtildiği gibi, yine ölçmecinin (eğitimcinin), kullanışlılıktan kaynaklı sorunları, henüz sorun ortaya çıkmadan çözüme kavuşturması, sorunları hiç yaşamaması ya da asgari düzeyde tutması, yine belirli ilkeler doğrultusundan hareket etmesi ile sağlanabilir. Bu anlatılanlardan, ölçme değerlendirme ilkelerinin, hem bu işlemlerin kolaylaşması hem de doğru sonuçlara götürerek amaçların gerçekleşmesi açısından çok önemli olduğu anlaşılmış olmalıdır. Bu çerçevede bir sonraki yazıda bu ilkelerden bahsedilecek, sağlıklı ve doğru (amaca uygun, hata oranı düşük ve kolay) ölçme işlemi yapmak için göz önünde tutulması gereken kurallar açıklanmaya çalışılacaktır.

Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2018

Sayı: 354

İlkadım Arşiv