EĞİTİM / Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Sorunu “Ölçme ve Değerlendirmenin Yeri, Önemi”
A- A+

EĞİTİM / Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Sorunu “Ölçme ve Değerlendirmenin Yeri, Önemi”

Daha önceki yazışlarımızda eğitim çalışmalarında eğitilecek bireylerin analiz edilmesi, bu analizler çerçevesinde yapılacak eğitim çalışmalarının amaç ve hedeflerinin belirlenmesi, amaç ve hedeflerin gerçekleşmesi için uygun içeriğin belirlenmesi ve aktarılması, bu aktarım sürecinde takip edilecek yöntemler ve kullanılacak araç ve materyaller üzerinde duruldu. Böylelikle bir süreç tanıtılmaya çalışıldı. Bu sürecin başarıyla sonuçlanabilmesi ve verim elde edilebilmesi için önemli noktalara vurgu yapıldı. Sürecin her bir aşamasında uygun davranılması gereken ilke ve prensiplerin altı çizildi.

Şimdi cevaplanması gereken bir soru ortaya çıkmaktadır. Tüm bu belirlemeler, tespitler, ilkeler ve prensipler, içerik ve yöntemler, materyaller, uygulamalar ne kadar doğru oldu? Eksik ve yanlışlıklar var mı ve bunlar nasıl giderilebilir? Bu soruların cevabı, eğitim süreçlerinin bir başka ögesi ve tamamlayıcı unsuru olan “ölçme ve değerlendirme” aşaması içerisinde yapılacak etkinliklerde gizlidir.

Eğitim süreci açısından ölçme ve değerlendirme; süreç ile başlayıp her aşamasında var olan ve sürece ilişkin alınacak kararlarla hem sürecin hem de kendisinin sonuçlanmasını içeren bir kapsama sahiptir.

Eğitim süreçleri açısından ölçme ve değerlendirme, iki temel işleve sahiptir. Birincisi var olanı tespit, ikincisi ise var olanı geliştirmek ve değiştirmek için bir yol haritası önermesidir. Bu iki işlev, gerçekte gelişim ve değişimin zemini ve rotasıdır. Bu durum, her süreç için geçerlidir. Eğitim süreci için de geçerlidir.

Bireyin, toplumun, ülkenin, sosyal ve siyasal yapının, ekonominin vb. her şeyin var olduğu durumdan daha iyi duruma geçebilmesi, öncelikle var olan durumun analiz edilmesini, eksik ve aksaklıkların belirlenmesini, giderilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenerek uygulanması için zeminin hazırlanmasına bağlıdır.

Eğitim olgusuna ister bir sistem isterse süreç olarak bakılsın, her ikisinde de birtakım ögeler bulunmaktadır. Bu ögelerden biri ölçme ve değerlendirmedir. Örneğin bir sistem düşünelim: Adalet sistemi. Ekoloji sistemi, dolaşım sistemi, eğitim sistemi vb. Her sistemin girdi, işlem, çıktı ve geribildirim aşamaları vardır. Sisteme herhangi bir girdi dâhil olurken girdinin işlenmeye uygun bir malzeme olup olmadığının belirlenmesi, işlem ögesi çerçevesinde malzeme üzerinde işlemler yapılmaya devam ederken işlem sırası ve etkililiği ile ilgili yapılması gerekenlerin doğru yapılıp yapılmadığı, ürün haline dönüşen mamul malzemenin uygun standartlara ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi; ürünü kullanan insanların ürüne ilişkin tepkilerinin belirlenmesi işlemlerinin tamamı ölçme işlemi kapsamındadır.

Eğitim sistemine dâhil olan öğrencinin (girdi), sisteme dâhil olabilmesi için taşıması gereken yaş, zekâ, vb. özelliklere sahip olma durumlarının belirlenmesi; öğretmenin sistem içerisinde aktarımda bulunduğu bilgi, duygu ve becerilerle ilgili öğrencinin gelişiminin belirlenmesi; sistemden çıkabilmesi için (mezun olması) gerekli vasıflara öğrencilerin sahipliklerinin belirlenmesi; mezun öğrencinin sosyal ve mesleki hayatta başarılı olma durumlarının belirlenmesi, ölçme işlemi kapsamındadır.

Süreç açısından bakıldığında da aynı durum söz konusudur. Bir ders sürecine öğretmenin nereden başlayacağı ile ilgili öğrenci seviyesinin belirlenmesi, ders boyunca aralarda sorularla öğrenci öğrenmelerinin gidişatının belirlenmesi, ders sonunda dersin hedeflerine öğrencilerin ulaşma düzeylerinin belirlenmesi, bir sonraki derse hazırlık durumu ile ilgili belirlemelerin yapılması da ölçme kavramı kapsamındadır.

Kısaca ölçme, gerek sistemin gerekse sürecin her evresinde aktif olan ve varlığını sürdüren bir öğe niteliğindedir. Buna göre sistem içerisinde ve bir süreç çerçevesinde düşünülmesi gereken eğitim açısından ölçmenin, hem ayrılmaz hem de tüm zamanları kuşatan tamamlayıcı bir öğesi olduğu söylenebilir. Ölçme, eğitim sisteminin ve süreçlerinin geliştirilmesi, yön bulması işlevini yüklenmiştir.

Değerlendirme de, ölçme ile başlayıp karar ile sonuçlanan bir süreci ifade eder. Ölçmeyi de kapsar. Gerçekte tüm ölçmeler, varlık, olay ya da durumlar hakkında bir karar vermek üzere yapılır. Okul sistemi açısından malzemenin (öğrencinin) girdi olarak sisteme dâhil edilip edilmeyeceğine (okula kaydının yapılıp yapılmayacağına) karar verilmesi, işlem öğesi çerçevesinde sınıflarda öğretim uygulamalarının kapsamı ve yöntemlerle ilgili kararların verilmesi, ürün/çıktı öğesi çerçevesinde öğrencinin mezuniyetine ilişkin kararların verilmesi, mezunların karşılaştıkları sorunlar çerçevesinde sisteme ilişkin düzeltme-geliştirme kararlarının verilmesi, değerlendirme kavramı kapsamındadır.

Buna göre ölçme ve değerlendirme işlemlerinin iyi planlanması ve uygulanmasının, sistemin ya da sürecin başarıyla işlemesi ve verimli bir sonuca ulaşılması; zamanın ve değişimin yıpratıcı ve eskitici etkisinden kurtarılarak her geçen zamana uyumlu hale getirilmesi açısından önemli olduğu belirtilmelidir.

Bu çerçevede bir sonraki yazıda, ölçme ve değerlendirme kavram ve mekanizmasının yapısı, işleyişi, verimli olması için dikkate alınması gereken tarafları hakkında açıklamalarda bulunulacaktır. Ölçme ve değerlendirme denilince akla ilk olarak gelen sınavlar, testler, notlar vb. gibi değişkenlerin, gerçekte, ölçme değerlendirmenin yalnızca çok az bir kısmını oluşturduğu belirtilmelidir. Bu yanlış algının olumsuz sonuçlarına da sonraki yazılarımızda değinmeye çalışacağız.

Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2017

Sayı: 351

İlkadım Arşiv