Çok Kıymetli Yusuf Şibik Abimizin Ardından
Mayıs 2020 Elif Akdoğan A- A+
A- A+

Çok Kıymetli Yusuf Şibik Abimizin Ardından

Onu ilk kez, bundan yaklaşık sekiz yıl önce, iki arkadaş anne ve babalarımızla beraber odasına gittiğimizde tanımıştık. “Bizim hedefimiz âlimeler yetiştirmek” demişti o zaman. Yani cennete çiçekler yetiştirmek...

Babamın beni o kuruma bıraktığından bu yana sekizinci yılım. Enderun’un eli ayağıydı Yusuf abi. Herkes ilim yolunda koşsun diye uğraşıyordu. Âlimeler yetiştirmek onun için gerçekten bir hedefti. Akademi’nin maddi ve manevi çözümlenmesi gereken her türlü işi için herkes onun odasına uğruyordu.

Yaptığı işe değer verdiğine şahit olurduk hep. Herkesi idare eder, sakinleştirirdi. Belki de herkesi idare ederken kendine ait çözmesi gereken birçok problemi vardı. Sanki onun hiç sıkıntısı yoktu, hep bizim sıkıntımız vardı.

Bizler öğrenci evlerinde kalırken her problem için onun yanına giderdik. Kombi, musluk her türlü arızada... Ev sahibi ile olan diyaloglarımızda... Evdeki eksiklerde...

Hiç unutmam, ev sorumlusu olduğumda “Evde sofrada kimin ne kadar yemek yediğini, bir zeytin bile olsa birbirlerinin hakkına giren olup olmadığını, her şeyi takip etmelisin” minvalinde bir şeyler söylemişti. Aman dikkat et, demişti yani. “Hakka hukuka riayet et, çünkü başkanlar sürüsünden sorumludur.”

Kocaman bir kurum Enderun. Yaptığı iş de öyle değerli ve kocaman ki... Görüyorum ki değerli, hayırlı işleri Allah da hep hayırlı kimselere nasip ediyor.

Öğrenciliğimin son senesinde yine bir işim sebebiyle yanına gitmem gerekmişti. “Burada kalmayı düşünmez misin? Gel bizim hocamız ol” demişti. Ben de olabileceğini ama hafız olmayı da çok istediğimi söylediğimde, hiç unutmam “Biz seni hafız ederiz sen merak etme, burada hocalarımız var, seninle ilgilenir” demişti. Öyle bir içtenlikle söyledi ki gerçekten endişelerim sona erdi. İnanmak lazım önce, yaptığın işe önce senin inanman, sonra seninle beraber olanların inanması lazım.

Hastalığını duyduğumda ve akademiden bu sebeple ayrıldığında çok üzülmüştüm. Ertesi gün çok sevdiğim kıymetli bir ablam bana gördüğü bir rüyasını anlattı: “Rüyamda, Yusuf Bey hasta, yatıyordu. Biz de hasta olduğunu biliyoruz ama sesimizi çıkarmıyoruz. Senin gözlerin doluyor, görmesin diye arkanı dönüyorsun ama o anlıyor. Sana ‘Üzülme Elif, biz de bu dünyadan bir şey anlamadık zaten.’ diyor. Ne de doğru söylemiş... Dünyadan bir şey anlamayanlar hep ahireti özleyenlerdir bence.

Hastaneye ziyaretine gittiğimizde yanına girmedim. Sadece selam göndermiştim. Son kez selam gönderdiğimi ise hiç bilmiyordum. O gün biriktirdiği salih dostları olduğunu öğrendim. Nöbetleşerek gece yanında kalan refakatçi arkadaşları vardı. Ailesine yemek gönderen çok güzel insanlar vardı etrafında. Herhalde güzel dost biriktirmek için güzel olmak lazım önce.

Bu kadar yazıyı sadece ona değil kendime yazdım aslında. Ölüm hiç konduramadıklarımıza bile ansızın gelebilen bir hakk. Koca bir dünya her gün Azrail’i bekliyor aslında. Ama hep bu bekleyişi unutuyoruz. Yanımıza hiç azık almıyoruz. Yusuf abi alabildiği azıkları alıp bu dünyadan gitti. Onun için bir kurtuluş olduğunu umuyoruz.

Ölümse son ders… Bize!.. Bu Kur’an diriler uyarılsın diye gönderildi. Bir ömür boyu hayır çarşısında dolanmak gerek. Arkada güzel iz bırakmak lazım.

Yusuf abimizin ailesi bundan sonra önce Allah’a sonra bize onun emanetidir. Rabbim onlara sabır versin. Bundan sonraki hayatlarını onlara kolay kılsın. Çocuklarını arkasından salih evlat eylesin.

Onun iyiliğine ben ve benimle beraber onu tanıyan herkesin şahit olduğuna eminim. Şahidiz sonuna kadar. Hakkımız varsa sonuna kadar helaldir. Rabbimizin onu rahmetiyle karşılaması, günahlarını bağışlaması, Firdevs cennetinde ağırlaması duamızdır.

“Şüphesiz iyi kimseler naim cennetlerindedirler. Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler. Onların yüzlerinde nimetlerin sevincini görürüsün.” (Mutaffifin, 22-24)

“Ey huzur içinde olan nefis; sen O’ndan razı O da senden razı olarak Rabbine dön. (İyi) Kullarımın arasına gir. GİR CENNETİME” (Fecr, 27-30)

Elif AKDOĞAN

Enderun İslami İlimler Akademisi Mezunlarından

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2020

Sayı: 382

İlkadım Arşiv