BAŞYAZI - Günah Salgını
Ekim 2019 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

BAŞYAZI - Günah Salgını

Günah çemberi, ateş çemberi gibi her geçen gün insanlığı ve İslamlığı kuşatıyor ve daraldıkça daralıyor. Bir ilahi nefha, bir ilahi nefes olmazsa şeytan ve işbirlikçileri insanlığı günah bataklığında boğacaklar. Günahlara ulaşmak her geçen gün kolaylaşırken, Allah’a ulaşmak zorlaştırılmaktadır. Şeytana giden yollar süslenip cazip hale getirilirken, Allah’a giden yollar akıl almaz bir şekilde engellenmeye çalışılmaktadır.

Allah’a çağıranlar her zamankinden daha samimi, her zamankinden daha sevimli, her zamankinden daha bilgili, her zamankinden daha sevecen olmak zorundalar. Ancak bu şekilde cin ve ins şeytanlarının Allah yoluna koydukları barikatlar yıkılıp, kulların Rablerine kavuşmasına vesile olunur. İblis, “Senin şerefine and olsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım.” dedi. (Sad, 82-83)

Bazı günahlar;

İmani günahlar; kişiyi imanından eder ve ebedi cehenneme yollar. Mümin, imanı konusunda sürekli teyakkuz halinde olmalı, imanı tehlikeye atacak söz ve davranışlardan kaçınırken, imanı kemale erdirecek inanç ve amellere yönelmelidir. “Gidişatları, firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar ayetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onların işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.” (Âl-i İmran, 11)

İbadetle ilgili günahlar; iman, ibadetler, güzel ahlak, helal ve haram sınırına riayet müminliğin şiarındandır. Kulun kulluğunu fark edip Allah’a yaklaşması ancak ihlâsla ifa edilen ibadetlerle mümkündür. “Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?” (Maide, 91)

“Onlara şöyle derler: “Sizi sekara (cehenneme) ne soktu? Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir, 42-43)

Ahlaki günahlar; günahlar bağımlılık yapar. Mümin günahı merak etmez, düşünmez, teşebbüs etmez. Günaha dadanan bir kişinin bunları terk etmesi çok zor olur. Bundan dolayıdır ki günah bağımlılarına, alkolik derler, kumarbaz derler, günahkâr derler. “Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları var diye, sakın boyun eğme.” (Kalem, 10,14)

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.” (İsra, 32)

Ameli günahlar; haksız kazanç, dünya ve ukbada müminin başına bela olur. Haksız kazanç fert, aile ve toplumları helake sürükler. Gasp, hırsızlık, rüşvet, hile ve aldatma, toto, loto, piyango insanların umudu haline gelmişse felaketler peş peşe gelir. Bunlar önceki ümmetlerin helak sebepleridir. “Aranızdan birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere vermeyin.” (Bakara, 188)

“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide, 90)

“Allah, faiz malını mahveder. Sadakaları ise artırır. Allah, hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” (Bakara, 276)

Günahlar azdırır; “Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.” (Talak, 8)

Başkalarının günahını da yüklenenler; Hayra delalet eden hayrı işlemiş gibi, şerre delalet eden de şerri işlemiş gibidir.

“Kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdığı kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et yüklendikleri ne kötüdür.” (Nahl, 25)

İlahi huzura günahkâr varanlar; bir ömrü gafletle geçirip, günahlarına tövbe etmeye, günahlarını affettirmeye fırsat bulamayanların varacağı yer ateştir. Günah işleyip de tövbe edemeyenlere yazıklar olsun. “Kim Rabbine günahkâr olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.” (Taha, 74)

Günahkârların şahitleri; günah işlerken sağa sola bakanlar, insanlardan utananlar, Allah’tan korkun. Kaçacak, saklanıp gizlenecek bir yer de yok. Günahların inkârı da mümkün değil. Şahitler de belli. İlahi mahkemede işler çabucak görülür. “İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük azap vardır.” (Nur, 24)

Affedilmeyen günahların cezaları dünyevi ve uhrevidir; “Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var, onlardan korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Ankebut, 40)

“Ona “Allah’tan kork” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır.” (Bakara, 206)

Ve arınma yolları;

Günahlardan tövbe; mümin bile bile günah işlemekten şiddetle kaçınmalıdır. Günah işlediğinde de derhal tövbe edip Rabbinden bağışlanma dilemelidir. Hiçbir zaman da Allah’tan ümidini kesmemelidir. “Allah katında tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(Nisa, 17)

“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü o çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer, 53)

“Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” (Âl-i İmran, 193)

Günahları örtülenler; Rabbimiz günahkâr kullarını affetmek, bağışlamak, günahlarını örtmek istiyor. Af ve mağfiret kapılarını sonuna kadar açmış. Şu ilahi müjdeleri duyup da günahlara tevbe etmemek, kulluğa yönelmemek, Allah yolunda meşakkatlere seve seve göğüs germemek ne büyük gaflet ya Rabbi! “Eğer size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.” (Nisa, 31)

“Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de and olsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinde ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” (Âl-i İmran,195)

Günahları bağışlananlar; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i sevip sünnet-i seniyyesine tabi olanlar, Allah Teâlâ’nın sevgisini kazanıp affına mazhar olmaktadırlar. “De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Âl-i İmran, 31)

“Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler ve bile bile işledikleri üzerinde ısrar etmeyenlerdir.” (Âl-i İmran, 135)

İnsan bulaşıcı hastalık salgınlarında teyakkuza geçer, geçmelidir de. Bugün dünya ve ukba felaketine sebep olan günah salgını, toplumları kasıp kavururken kim teyakkuza geçiyor? Kim önlem alıyor? Kimin vicdanı sızlıyor? Kim bu günahlardan dolayı gözyaşı dökebiliyor?

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2019

Sayı: 375

İlkadım Arşiv