Nisan 2016 Cemil USTA A- A+
A- A+

Amelin Halis Olsun Azı da Sana Yeter

“Onlar dini yalnız Allah’a has kılarak, O’na kulluk etmekle emrolundular. …” (Beyyine, 5) “Dikkat edin, halis din Allah’ın dinidir. …” (Zümer, 3) “… Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işlesin ve Rabbine kullukta ortak koşmasın.” (Kehf, 110)

Peygamberimiz aleyhisselam hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor; “Amelin halis olsun azı da sana yeter.” (Müsned) Yine Resul-i Ekrem; “Kıyamet günü ilk sorguya çekilecek üç sınıf insandır. Birincisi Allah Teâlâ’nın ilim verdiği kimsedir. Allah Teâlâ ona ‘Sana verdiğim ilimle ne yaptın ve ne amel işledin?’ diye soracak. Adam ‘Ya Rabb, sabah akşam sana kulluk ettim. Dini telkinde bulundum. Bunları senin rızan için yaptım.’ diyecek. Allah Teâlâ ‘Yalan söylüyorsun. Ancak falan zat ne âlimdir desinler diye öyle davrandın ve şöhreti de aldın.’ buyuracak. Melekler de ‘Evet Ya Rabb.’ diyecekler.

İkincisi kendisine servet verilen kimsedir. Allah Teâlâ, buna ‘Sana verdiğim servetle ne yaptın?’ diye soracak. Adam ‘Sabah akşam senin rızan için tasadduk ettim.’ diyecek. Allah Teâlâ ‘Yalan söylüyorsun. Falanca ne cömert insandır desinler diye infak ettin ve buna da nail oldun.’ buyuracaktır. Üçüncüsü de savaş alanında ölen kimsedir. Allah Teâlâ buna da ‘Sana verdiğim güç ve kuvvetle ne yaptın?’ diye soracak. Kişi ‘Ya Rabb, senin rızan için savaştım ve öldürdüm.’ diyecek. Allah Teâlâ ve melekleri ‘Yalan söylüyorsun, falanca ne kahraman adamdır desinler diye savaştın ve bunu da senin için söylediler.’ buyuracaktır. Ebu Hureyre devamla diyor ki; “Resul-i Ekrem, uyluğuma bir çizgi çekerek ‘Ey Eba Hureyre, işte kıyamet günü cehennemin ilk yakacağı kimseler bunlardır.” buyurdu.

Allah Resulü aleyhisselam “Ameller niyetlere göredir.” buyurmuştur. (Buhari-Müslim) Bu itibarla başta ibadetler olmak üzere bütün hayırlı amellerin Allah rızası için yapılması esastır. Bu da ancak ihlâs ile tahakkuk edebilir. Diğer bir ifadeyle yapılan amelleri ancak ihlâs ile ulvi bir gayeye bağlayarak ibadet vasıf ve derecesine yükseltmek mümkündür. Dolayısıyla Allah katında amellerin makbuliyetinin asıl şartı ihlâstır. Muaz radiyallahu anh, Resul-i Ekrem’den rivayetle “Riyanın en küçüğünün de şirk olduğu”nu bildirir.

İhlâs, amelleri sırf rıza-yı ilahiyyeyi kast ederek ifa etmek ve onlar üzerine nefsanî gayelerin gölgesini düşürmemektir. Beden için ruh ne ise amel için ihlâs da o mesabededir. İhlâssız amel özden mahrum kuru bir yorgunluktan ibarettir. İhlâs, Cenab-ı Hakka yakınlaşabilme gayesiyle her türlü dünya menfaatlerinden kalbi koruyabilmektir. İhlâs, amellerin başta riya ve ucub olmak üzere her türlü manevi kirden arınmasıdır. Zira bunlar, ihlâsı bulandıran ve onu yok eden kalbî hastalıklardır. Cenab-ı Hakkın rızasından gayri bütün amelleri gönülden söküp atmak Müslümanın ifasına mecbur olduğu büyük bir vazifedir.

Kibar-ı ehlullah iki şeyi unut buyuruyor: 1- Yaptığın hayır hasenatı. Zira sana benlik ve ucub vermesin. 2- Sana yapılan kötülükleri unut ki kalbinde kin ve öfke tomurcuklanmasın. Velhasıl ihlâs zor elde edilen ve zor muhafaza edilen bir cevherdir ki kıymetini Allah’tan başkası takdir edemez. Zira kalp pencereleri Allah’a açıktır. İhlâs, kulu dünyada ve ahirette yüksek mertebelere nail kılan ve Allah’a yaklaştıran ulvi bir haslettir. Allah Teâlâ, ihlâstan mahrum amelleri kabul etmez.

Mü’min-i kâmil “Kim ne der?” demeden “Rabbim benden ve amelimden razı mı?” diye düşünür. Bilir ki, hepimiz her an ilahi kameranın gözetimindeyiz. Allah Teâlâ bizi her an gören ve işitendir.

Yaptıklarımızdan haberdardır. Bilelim ki hepimiz Rabbimize döneceğiz hatta işlerimizin sonu da Mevlamıza dönecek. Allah, ihlâs ve samimiyetten bizi ayırmasın. Mahşerde günahlarımız karşısında bizleri mahzun eylemesin. Amin.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2016

Sayı: 333

İlkadım Arşiv