Nisan 2015 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Allah’ın Yardımı

Allah için Allah’ın yoluna koyulanlar, Allah’dan başkasının yardımına ve dostluğuna güvenerek yola çıkmışlarsa vah onlara, yazık onlara. Kulun ferdî, ailevî ve toplumsal hizmetlerinde yegâne güvenip dayanacağı, dostluğuna sığınacağı Rabbidir. Usulüne göre yaptığı hizmetlerin neticeden sorumlu değildir. Kurallarına uyduğu sürece gayretinin ve hizmetinin ecrini hiç noksansız alacaktır. Her gün kulun ruhuna en az kırk defa nakşedilen bir ilahi masaj var.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fatiha, 5)

Dünyanın bütün nimetleri insana Allah’a kulluk için verilmiş araçlardır. Bu nimetler amaç haline getirildiğinde, günde kırk kere değil kırkbin kere “Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” Sözü hiçbir anlam ifade ermez. Bunun hayata uygulanması lazım. Kulluk, sevgi, ancak korku ve boyun eğmeyle kâmil manada gerçekleşebilir.

Gerçekten ibadetin ve kulluğun O’na ise, başkasıyla işin ne? Yar ve yardımcı olarak Rabbin sana yeter. Elbette gönül Allah’a giden yolda samimi dost ve arkadaşlar ister. İnsan olarak samimi can dostlara her zama ihtiyaç vardır. Hele hele hizmetler bunlarsız olmaz. Ama gerçek dost deyince Akla sadece ve sadece Rabbimiz gelmelidir. Sadece O’na güvenerek yola çıkmalıyız.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Meryem oğlu isa da havarilere ‘Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?’ demişti.” (Saff, 14)

İsa aleyhisselamın Allah’ın katına yükselmesine sebep olan da ihanet eden havarilerden biridir. Rabbimiz de onun ihanetini başına geçirmiş, İsa aleyhisselam kılığına sokarak çarmıha gerdirmiştir.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.” (Bakara, 107)

Her şeyi yaratıp yöneten, Kadir-i Mutlak olan Allah’tır. Sınırsız hâkimiyeti ile her şeyi kuşatan O’dur. Bu durumda bütün varlıklar gibi insanın hâkimiyeti de onun kudretinde olunca, insanın Allah’dan başka dost ve yardımcısı kim olabilir ki.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin.” (Bakara, 153)

Rabbimizin bizim yardımcımız olmasını istiyorsak sabırlı olacağız ve namaz kılarak Rabbimizden yardım dileyeceğiz.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Peygamber ve onunla beraber mü’minler, ‘Allah’ın yardımı ne zaman?’ diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.” (Bakara, 214)

Mü’min her an denenmekte olduğunu asla unutmamalıdır. Ailesi ile denenir, akrabaları ile denenir, dava arkadaşları ile denenir. İmanlarında sebat edenler, Allah’ın yardımının geleceği konusunda ümitvar olanlar, gösterdikleri sabırla dünya ve ukba saadetine ererler. İhlas ve samimiyetle Allah’a güvenenleri Rabbimiz asla yar ve yardımcısız bırakmaz.

“Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.” (Al-i İmran, 126)

Yardımı sırf ana babadan, amirden, komutandan, âlimden, mürebbiden bekleyenler hedeflerine asla ulaşamazlar.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.” (Nisa, 45)

Mü’minler; Allah’ın dostluğu ve yardımı olmadan, hiçbir başarıya ulaşamayacaklarını çokiyi bilmelidirler. Mü’minler içinde bulundukları, nimetlerin kadrini ve bunların Allah’dan olduğunu bilip şımarmadan şüretmeli, bela ve musibetleri de büyütmeyerek sabretmelidir.

Habbab radıyallahu anh anlatıyor:  Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’nin gölgesinde bir bürdeye yaslanıp otururken müşriklerden şikâyette bulunduk. “Bize yardım etmiyor musun, bize dua etmiyor musun?” dedik. Şu cevabı verdi: “Sizden önce öyleleri vardı ki, kişi yakalanıyor, onun için hazırlanan çukurlara konuyor, sonra getirilen bir testere ile başının ortasından ikiye bölünüyordu. Bazısı vardı demir taraklarla taranıyor, vücudunda sadece et ve kemik kalıyordu. Allah’a kasem olsun Allah bu dini tamamlayacaktır. Öyle ki, bir yolcu devesine binip Sana’dan kalkıp Hadramevt’e kadar gidecek, Allah’dan başka hiçbir şeyden korkmayacak, koyunu için de sadece kurttan korkacak. Ancak siz acele ediyorsunuz.” (Buhari, Nesai)

Rabbimiz buyurdu ki:
“Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.” (Al-i İmran, 150)

Müslüman bela ve musibetler karşısında asla gevşekli ve zaaf göstermez. Bu Allah eri olmanın en önemli şartıdır. Mü’min zaman zaman tüm beşeri yardım ve destekten mahrum kalabilir, ancak kâmil iman sayesinde bu badireleri atlatabilir. Mücadelede yılgınlık göstermenin neticesi, bozguna ve yenilgiye götürür. Allah dostlarının müşriklerin ve münafıkların yardımına ihtiyaçları yoktur. Yeter ki güvenip dayandığı yere tam güvenip dayansın. Allah’ın dostluğunu ve yardımcılığını kazanmış olan kimse başkalarının yardımına muhtaç olmaz. O’nun yardımının tecelli ettiği yerde mağlubiyete yer yoktur.

Rabbimiz buyurdu ki:
“Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!” (Enfal, 40)

Yüz çevirenler, ister anlaşma yaptıkları müşrikler, ister münafıklar isterse arkadaşları olsun fark etmez. Yeter ki Allah sizin dost ve yardımcınız olsun.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2015

Sayı: 321

İlkadım Arşiv