280-281

İLKADIM'DAN

       Kıymetli Okuyucu,

“SİZE NE OLUYOR? NE BİÇİM HÜKÜM VERİYORSUNUZ?”

Yazar: 
Nureddin Soyak

 İnananlar için âlemlerin Rabbi “Allah” celle celaluhudur. Bildiğimiz ve bilemediğimiz alemlerdeki her şey O’nundur. Mülk O’nundur. Hüküm de O’nundur. Onun mülkünde malik olma iddiası, O’nun mülkünde hâkim olma iddiası abesle iştigaldir İlahî haberler insanlık tarihinde bu iddia sahiplerinin, Firavunların, Nemrutların, Karunların, Ebu Leheblerin hazin sonlarıyla doludur.

TARİHSEL PERSPEKTİF IŞIĞINDA ANAYASASINI ARAYAN TÜRKİYE

Yazar: 
Yusuf Can

      Anayasalar, devletlerin temel yapılarını, örgütlenişlerini, işleyiş kurallarını ve çıkarılacak yasaların uymak zorunda oldukları temel ilkeleri gösterirler. Bu çerçevede, hukuk devleti anlayışında en güçlü toplumsal otorite olan devleti ve siyasi iktidarı sınırlayan hukuk kurallarının başında yer alır. Dolayısıyla teorik olarak, anayasa ve ona uygun olarak çıkarılan yasalar, toplumun genel iradesini yansıtır veya yansıtmalıdır. Uygulamada ise kimi zaman anayasaların, toplumsal barış ve uzlaşmadan çok, iktidarı ele geçiren bir siyasi görüş veya grubun, toplumun diğer kesimlerini denetlemesine, kendi düşünce ve inançlarını toplumun bütününe empoze etmesine hizmet edebildiği görülmektedir.[1]

"YASAKLAR HİÇBİR ŞEYE ÇARE OLMAMIŞTIR"

Yazar: 
Doç.Dr. Şükrü Karatepe ile Mülakat

 İlkadım: Sayın hocam, öncelikle “Anayasa nedir?”, “Niçin anayasa yapılır?” soruları ile başlayalım isterseniz.

Şükrü Karatepe: Anayasa konusu bugünkü haliyle Batı dünyasında ortaya çıkmış bir gelişme. Mutlak krallıklar döneminde devlet idaresinin bir hanedana ait olduğu, hanedanın hakkı olduğu kabul ediliyor ve hanedan mensupları arasında iktidar el değiştiriyor. Tabi insanoğlu yeni buluşlar yaptıkça, yeni görüşler ortaya çıktıkça bu rahatsızlık vermeye başlıyor. Diyorlar ki, niye bir hanedanın hakkı olsun? Madem bu kadar insan yönetiliyor. O halde insanların da bir hakkı hukuku olsun. Sadece hanedan mensupları hür olmasın, diğerlerinin de hakları hukukları korunsun. İşte Batı’da, daha çok Anglo-Sakson hukukunda İngiltere’de başlayan bir gelişmeyle kralların iktidarlarının belli ölçüde sınırlandırması, sonra kademeli olarak krallıktaki iktidarın bir kısmının halkın seçtiği temsilcilere geçmesi sağlanıyor. Temsili sistem dediğimiz, bir tarafta krallar obur tarafta da parlamentolar ortaya çıkıyor. Parlamentolar kanun yapmaya, krallar da tayin ettikleri hükümetlerle parlamentoların yaptığı kanunları uygulamaya başlıyor. Bu statüyü, ortaya çıkan bu durumu düzenlemek için de anayasalar yapılıyor. Anayasaların ilk ortaya çıkış nedeni mutlakiyetçi, sınır tanımayan kralların, imparatorların yetkilerini sınırlandırmak ve halkın hakkını, hukukunu tarif edip bir güvenceye almaktır. Bunun için başlıyor. İki kolu vardır. Bir tarafta iktidarın sınırlanması, diğer taraftan da insanların hakkının ve hukukunun gelişmesi meselesidir.

YENİ ANAYASADA İNSAN HAKLARI TEMELİ

Yazar: 
Ebu Bekir Sıddık Yaşlı

 Toplu hâlde yaşamak zorunda olan insanları birbirine bağlayan ve aralarındaki ilişkileri düzenleyen kurallar, tarih boyunca var olmuştur. Böyle kuralların tesis edilmiş olması, hem insan doğasının hem de toplumsal yaşamın bir zorunluluğudur. İnsanın sınırları zorlayıcı ve yasakları çiğnemeye karşı arzulu oluşunun, bu zorunluluğun temel gerekçesini oluşturduğu söylenebilir.

DÜNYADA ANAYASA

Yazar: 
Av. Mustafa Yavuz

                        Anayasa bir halkın devlet haline geldikten sonra ilk yapması gereken hukuki ve siyaset yönü ile yasama işlemidir. Anayasa yeni kurulan ya da zaten var olan devletin yapısını, temel kurumlarını ve o kurumların işleyişini, devletin yönetim biçimini belirler. Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ve vatandaşların görevlerini belirleyen en temel kanun bütünüdür. Anayasa vatandaşlar tarafından genel kabul görmüştür. Yazılı ya da teamüle dayalı olabilir. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede anayasa yazılı iken, İngiltere de anayasa yazılı değildir.

MEDİNE VESİKASI

Yazar: 
İlkadım


Bismillâhirrahmânirrahîm.

(1) Bu kitap (yazı), Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Yesribli mü'minler ve Müslümanlar ve bunlara tabi olanlarla yine onlara sonradan iltihak etmiş olanlar ve onlarla beraber cihad edenler için (olmak üzere tanzim edilmiştir).
(2) İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet (câmi'a) teşkil ederler.
(3) Kureyş'den olan Muhâcirler, kendi aralarında âdet olduğu veçhile kan diyetlerini ödemeye iştirak ederler ve onlar harp esirlerinin fidyei necâtını mü'minler arasındaki iyi ve mâkul bilinen esaslara ve adâlet umdelerine göre ödemeye iştirak edeceklerdir.

"ANAYASA DEMOKRATİK, ADİL VE ÖZGÜRLÜKÇÜ OLMALIDIR "

Yazar: 
Prof.Dr. Mustafa Kamalak ile Mülakat

 İlkadım: Sayın Hocam, öncelikle çağdaş bir anayasa hangi değerler üzerine kurulmuş olmalıdır?

Mustafa Kamalak: İnsanın temelleri üzerine kurulmalıdır. Çünkü her şeyin temelinde insan olduğu gibi her şeyin amacı da insan olmalıdır. Hatta dinlerin bile amacı insandır. İnsanın mutluluğu, huzuru ve refahıdır. Bu münasebetle çağdaş anayasalar mutlak suretle insani temeller üzerine kurulmalıdır. Bu kavram tabi ki soyut bir kavramdır. Konuyu açtığımızda şu üç unsurun orada vazgeçilmez olduğunu görürüz. Bizim dünya görüşümüze göre çağdaş bir anayasa üç hususu temel unsur olarak almalıdır:

ANAYASADA EĞİTİM

Yazar: 
Av. İbrahim Elkatmış

 Tarihi süreç içerisinde toplum dışında, salt birey olarak yaşayabilmeleri mümkün olamayacağından insanlar, toplumun kurallarına uymak ve bu kuralları gerçekleştirmek için devlet organizasyonu oluşturmuşlardır. Devlet, toplum kurallarını düzenlemiş, hangi hakların kullanılacağını tespit ve tayin etmiştir. Sosyal devlet anlayışının gelişmesi ile devletin önemli görevlerinden biri de topluma eğitim hizmetlerinin sunulması olmuştur.

DİL ÖZGÜRLÜĞÜ VE ANAYASALAR

Yazar: 
İbrahim Çiftçi

 Yabancı bir ülkeye gittiniz. Orada sizin dilinizi konuşan kimse yok. Ne yaparsınız? Onların dilini öğrenirsiniz.  Ama kendi dilinizi konuşmak için de can atarsınız. Öyle ki “pisi pisi” deyince ya da “kuçu kuçu “ deyince yanınıza gelen, kuyruk sallayan bir kedi, köpek bile sizi çok mutlu eder. Çünkü sizin dilinizi anladı.

"DEVLET BİREYİN HİZMETİNDE OLMALIDIR"

Yazar: 
Hukukçular Birliği Vakfı'nı temsilen, Vakıf Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Haşim Savaş ile Mülakat

 İlk adım: Çağdaş bir anayasa, hangi değerler üzerine kurulmuş olmalıdır?

Haşim Savaş: Bugün, ulaşılan en önemli değer, insan ve onurudur. Bunun üzerinde bir anlayış, artık tutunamamaktadır. Aslında bütün ideolojiler ve inançlar, insanı en onurlu şekilde yaşatabilme temel anlayışını savunmaktadır, savunmak zorunda kalmıştır. 

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

Yazar: 
Selim Armağan

 Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. Onu işitici, görücü kıldık. Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, şimdi ister şükredici ve ister nankör olsun.”

 (İnsan 2,3)

"ANAYASANIN ÜZERİNE KURULACAĞI YEGÂNE DEĞER İNSAN HAKLARI OLMALIDIR"

Yazar: 
Doç.Dr. Faruk Bilir ile Anayasa Üzerine Mülakat

 İlkadım: Çağdaş bir anayasa hangi değerler üzerine kurulmuş olmalıdır?

 
Doç. Dr. Faruk BİLİR: Tarihsel sürecine baktığımız zaman anayasaların ortaya çıkış sebebinin iktidarı sınırlamak olduğunu görmekteyiz. İktidarı sınırlamaktaki amaç ise iktidarın keyfi davranışları karşısında güvenceden yoksun olan insan haklarını, iktidarı hukuk ile bağlayarak, hukuki bir güvenceye kavuşturmaktır. Dolayısıyla anayasanın üzerine kurulacağı yegâne değer insan hakları olmalıdır. Anayasada öngörülen diğer mekanizmalar da bu değere hizmet edecek şekilde dizayn edilmelidir. Yeni anayasanın temelleri: demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları olmalıdır. Yoksa yapılacak anayasa, anayasacılık mantığı ile bağdaşmayacağı gibi kendisinden beklenen faydayı da sağlayamayacaktır.

TOPLUMSAL DÜZEN VE DİN

Yazar: 
Yard.Doç.Dr. İlhami Nalçacıoğlu

TOPLUMSAL DÜZEN VE DİN
İnsanların kendilerini, bir toplumun veya grubun üyesi olarak hissedebilmesi için o topluma aidiyet duyması gerekir. Bu aidiyette kültür, örf ve adetler, ekonomik düzey, yaşam biçimi, eğitim düzeyi, demografik ve coğrafi etmenler, yaş ve cinsiyet farklılıkları, ilgi alanı, zevk ve hazları gibi etmenlerin yanında makalemize konu edeceğimiz, din, oldukça önemli, belki de en temel işleve sahip olanıdır.

ANAYASADA HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ÜZERİNE BAZI ÖNERİ VE DÜŞÜNCELER

Yazar: 
İlkadım

 

  • Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan her fert doğuştan özgürdür. Kişiliğine bağlı dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez temel haklarına doğuştan sahiptir. Ana dilini konuşması, eğitim ve öğretimini alması, kendi kültür örf ve âdetine uygun bir yaşam seçip bunun geliştirilmesi için çalışması en doğal hakkıdır. Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili Türkçe’dir.

VEDÂ HUTBESİ-Hz. Muhammed (s.a.v)

Yazar: 
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)

        (9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında yaklaşık 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür."

CUMHURİYET DÖNEMİNDEKİ ZULÜM VE İŞKENCELER

Yazar: 
Ahmet Belada

            ZULÜM:

          Toplumsal hayatımızı ilgilendiren en önemli kavramlardan biri de hiç şüphesiz zulümdür. Ehemmiyetine binaen Kur’an-ı Kerim’de türevleriyle birlikte 350 defa geçmektedir. “Bir şeyi ait olduğu yerin dışında bir yere koymak” olarak tanımlanan zulüm, sistemin bozulmasına sebep olan bir yaklaşım biçimidir.

ESKİ ANAYASA HUKUKUMUZ VE İSLAM ANAYASASI-Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

Yazar: 
M.Selçuk Özdoğan

            Kıymetli okuyucularımız. Sizlerle kapak konumuza uygun olarak Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ’ün hazırladığı eski Anayasa Hukukumuz ve İslam Anayasası isimli kitabı inceleyeceğiz.

Arşiv

2011 Yılı

280-281. Sayı (Özel Sayı)

279. Sayı

278. Sayı

277. Sayı

276. Sayı

275. Sayı

274. Sayı

273. Sayı

272. Sayı