Anarşi

Yazar: 
Cemil Usta
Köşe: 
Fıkıh

"Halkı müslüman olan ülkelerde anarşik olaylar devam etmektedir. Bu bütün müslümanları üzmektedir. Sizce bunun çözümü nedir?" Celal BATTAL-İSTANBUL
Anarşi, kargaşalık, başıboşluk, düzensizlik, otorite tanımayan; anarşi taraftarı anarşist de, kargaşalıktan fayda uman, yıkıcı, tahrifkar manalarına gelmektedir.
Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde kişinin hem kendi manevî halini koruyup geliştirmesi, hem de başkalarının manevî kişiliğine, şeref ve haysiyetine saygılı olması emredilir. Mesela şöyle buyrulur.
“Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltiniz ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat 10)

Peygamberimiz aleyhisselam ise Veda Hutbesi’nde şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar, sizin kanlarınız, mallarınız, kişilikleriniz (ırzınız), Rabbinize kavuşuncaya kadar birbirinize haramdır!” (Buhari)
İslam’ın, insanın dünya ve ahirette mutlu olmasını hedef aldığı, emir ve yasaklarının bu gayeyi sağlamaya matuf olduğu, toplumsal huzur ve barışı kurmanın yolunun da insanların birbirine saygılı olmasından geçtiği unutulmamalıdır. Çünkü kişilik haklarına saygı duyulması dînî bir vecibedir.
Fitne de bazı ayet ve hadislerde toplumun huzurunu bozan bir unsur olarak anılmaktadır. Fitne kavramının yer aldığı pek çok hadis-i şerif vardır. Bu hadislerde fitne, genellikle İslam ümmetinin birlik ve bütünlüğünü bozan bir komployu veya her türlü yıkıcı faaliyeti ifade eder. Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde:
“Bir takım fitnelerin yağmur selleri gibi evlerinizin arasında aktığını görüyorum” buyurmuştur. (Buhari)
Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği bir hadiste ise, “zaman yaklaşacak (zamanın bereketi kalmayacak) ameller azalacak, aç gözlülük yayılacak, fitneler açığa çıkacak, adam öldürme olayları artacak” denilmektedir. (Buhari)
Diğer Buhari hadislerinde, zamanla insanlar arasında bilgi ve dindarlık farklarının kalkıp herkesin cehalette ve dînî konulardaki gevşeklikte birbirine benzemesi, amellerin azalması, fitnenin çoğalması, öldürme olaylarının artması, can güvenliğinin ortadan kalkması gibi olumsuz gelişmelerin vukû bulacağı haber verilir ve bu fitnelerin vukuunda, “oturanın ayakta durandan, ayaktakinin yürüyenden, yürüyenin koşandan hayırlı” olduğu bildirilir.

HADDİ AŞMAYIN
Müminler her konuda ilâhî ölçüye uygun söz ve fiillerde bulunmalı, haramlara dalmamalıdır. Haramı işleyenler haddi aşmış sayılır. Haramlarla meşgul olmak en büyük fitne ve anarşidir. Zina, kumar, içki, faiz, adam öldürmek gibi haramlar kötülüklerin ve anarşinin davetçisidir. Allah Teala ayet-i celilede şöyle buyuruyor:
“Aşırı gitmeyin! Şüphesiz ki Allah, aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara 190)
İslam fıkhına göre savaşın da bir hukuku vardır. Savaş esnasında bile düşmana karşı haddi aşmamak gerekir. Mesela, düşmanın burnunu, kulağını ve dudağını kesmek; kadınları, çocukları, savaş gücü olmayan yaşlı ve sakatlar ile gayrimüslim din adamlarını öldürmek; meyve ve sebze bahçelerini yakmak, sebepsiz yere hayvanlarını kesmek veya katletmek gibi hususlar haddi tecavüzdür.
Bu sebeple sivil halkın, kadın, çocuk, yaşlı masum insanların bulunduğu yerlerde bomba patlatmak, canlı bomba eylemleri yapmak da caiz değildir.

FİTNE KATİLDEN EŞEDDİR
“Fitne katilden (adam öldürmekten) daha beterdir.” (Bakara 191)
Katil kişinin dünyadaki hayatının sona ermesini sağlar. Fitne ise hem dünya hayatını söndürür hem de ebedî âlemimiz olan ahiret hayatına büyük zarar verir. Bu nedenle, asıl fitneci, insanları Allah yolundan alıkoyan, haramları teşvik eden, helalleri hiçe sayan, küfür ve şirk yollarını açan, kötülüğü emreden, iyiliği nehyedendir.
Başörtüsü yasak, zina suç değil işte fitne… İnsanlığın üzerindeki şirk sistemleri bir fitnedir. Çocuklarımızın her okulda, inandığı kitabını okuması, namazı caiz olacak kadar Kur’an öğrenmesi farzdır. Buna mani olmak fitnenin yollarını açmaktır. Hanımların takva elbiselerini giymemesi veya buna mani olunması fitnedir. Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de fitne ile ilgili:
“Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.” (Enfal 39) buyurmaktadır.
Peygamberimiz aleyhisselam fitnenin bazı özelliklerinden ve tehlikesinden haber verirken Zeynep b. Cahş:
- Ya Rasulullah! Aramızda süleha varken biz helak mi olacağız? dedi.
- Evet, fısku fücur çoğaldığı vakit! buyurdular. (Müslim 11/298)
Günümüzdeki anarşi/terör en büyük fitnedir. Terörist, İslamî düşünceden, Allah korkusundan mahrum, ahirete imanı ve ahiretteki hesabı düşünmemektedir. Bu sebeple nice masum insanın, çoluk çocuk demeden canlarına kıymayı zevk haline getirmektedir.
Her şeyi ve bizi bizden iyi bilen Allah Teâlâ bu ve benzeri katliam yapanlar için şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Ey akıl sahipleri! Sizin için kısasta hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.” (Bakara 178-179)
Kısasta hayat vardır sözü gerçekten dikkate değer bir ifadedir. Zira kısas tatbik edilirse bir kişinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaşaması sağlanır. Çünkü cezasının ölüm olduğunu bilen kimse bu suçu işlemeyecek, sonunda toplum huzura kavuşacaktır.
Kur’an’daki ilâhî emirlere insanlık uysa idi dünya bu noktaya gelmezdi; insanlık bu kadar merhametten yoksun olmazdı. Bugün insanlık, Kur’an ve sünnetin nizamından uzaklaştığının cezasını çekiyor. Ahirette çekeceği ayrı.
Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyuruyor:
“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki insanlara öyle bir zaman gelecek, katil niçin öldürdüğünü, maktul de neden dolayı öldürüldüğünü bilmeyecek.” (Müslim)

KARDEŞ OLUNUZ
Peygamber-i Zişan efendimiz, ümmet-i merhumesine şöyle emretmiştir:
“Birbirinize buğzetmeyiniz, haset etmeyiniz, arka çevirmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz! Bir müslümana kardeşini üç günden ziyade terk etmek helal olmaz. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez, onu yalanlamaz, onu utandırmaz, her müslümanın diğer müslümana ırzı, malı, kanı haramdır.” (Tirmizî)
Fahr-i Kâinat efendimiz başka bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:
“Müslüman, elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu kimsedir.” (Müslim)
İşte bu güzellikleri kendisinde toplayan kişi hem kendisine hem de başkasına yararlı olandır. Yine insanlığın huzur ve sükûnunun muhafazası için kâmil müminin bilmesi ve unutmaması gereken bazı hususlar:
1- Müminler ırk, renk, cinsiyet gözetmeden dinde kardeş olduklarının farkına varmalı ilâhî bir mevhibe olan kardeşliği hayatlarına yansıtmalıdırlar.
2- Herkes dünyada işlediği hayır ve şerden dolayı mahşerde hesaba çekilecek; zira dönüşümüz Allah’adır.
3- Bütün mahlûkat ilâhî müşahede altındadır. Allah Teala her şeyi gören ve işitendir. Yaptıklarımızdan haberdardır.
4- Haram ve günahlar, cehenneme yaklaştırır, cennetten uzaklaştırır. Bigayri hakkın kan dökmek ise haramdır.
5- Saymaya çalıştığımız bu güzel vasıfları elde etmek için her okulda Kur’an anlamıyla ve Peygamberimizin hayatı yorumlarıyla çocuklarımıza okutulmalıdır. O zaman ne fitne ne de anarşi kalır.
Ensar ve muhacirler de İslam’dan önce kan döken vahşi insanlardı ama İslam’ın nurlu yoluna girip Peygamberimizin ahlakı ile ahlaklanınca candan kardeş oldular. İşte bugünkü anarşinin önüne böyle bir kardeşlikle son verilebilir. İslam’la insanları diriltmek en güzel yoldur.
Allah’ım ümmet-i Muhammedi Kur’an’a mahkûm et. Âmin.