Yine Geleceksiniz Değil mi?
Yaklaşık 14 yıldır hizmet veren IBS, birçok hayırlı işe imza ata ata günümüze kadar sizin katkılarınızla geldi. Mazlumların, mağdurların yüzünü güldürdü. Kâh depremzedelere, kâh gurbet ellerde kimsesiz ilim tahsilinde bulunan öğrencilere, kâh yurt içinde, kâh yurt dışında bizim adımıza çalıştı, didindi. Mesuliyetimizi hafifletmek, yüzümüzü ak etmek ve dünyanın dört bir tarafındaki insanlara uzanan bir dost eli olmak için geceli gündüzlü çalıştı ve çalışıyor. Şimdi yepyeni bir hizmet ufku ile yeni mekânında kaldığı yerden hizmetlerine devam ediyor.
IBS’nin dünü, bugünü ve yarını hakkında Dernek Başkanı Bünyamin Çil Bey ile röportaj yaptık. Hizmetlerini birkaç sayfaya sığdırırız diye düşündük, ama olmadı.
Geçtiğimiz kurbanda IBS olarak çok geniş kapsamlı, dünya çapında bir yardım faaliyeti yaptınız. Sizden bu yılki kurbanla ilgili çalışmalarınızı dinlemeden önce, dernek hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?
“İstanbul Uluslararası Kardeşlik ve Yardımlaşma Derneği” ya da kısaca IBS, “yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik” misyonu çerçevesinde ülkemiz ve dünyadaki tüm ihtiyaç sahiplerine insanî yardımların ulaştırılmasına yönelik faaliyetler düzenleme amacı ile 16/03/1994 tarih ve 94/5502 sayılı Bakanlar Kurulu kararı üzerine İstanbul-Üsküdar merkez olmak üzere kurulmuştur.
Kuruluşunun ilk yıllarında ülkemize gelen soydaş öğrencilere yeme, içme, barınma ve rehberlik hizmeti vererek faaliyetlerine başladı. Bu hizmetlerinde hayli başarılı olan derneğimiz, yüzlerce öğrencinin ülkemizden bilgi, irfan ve Türkiye sevgisi kazanarak memleketlerine dönmelerine vesile oldu. Bugün başlıca Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Arnavutluk, Kosova, Bulgaristan, Bosna-Hersek, Rusya, Gürcistan, Dağıstan, Yunanistan ve bazı Avrupa ülkelerinde IBS’nin katkılarıyla hayata hazırlanmış yüzlerce soydaşımız, şimdi hem ülkelerine ve hem de bütün insanlığa hizmet vermektedirler. IBS, ayrıca başta Kafkasya, Orta Asya, Rusya ve Balkan ülkelerinde bulunan birçok muhtaç kardeşimize aynî ve nakdî destek göndererek insanî yardım faaliyetlerine de imza atmıştır.
Bu çerçevede bilhassa Azerbaycan-Karabağ, Kırım-Tatar Muhacirleri ve Balkanlar gibi savaşın izlerini ve yaralarını halen yaşamakta olan binlerce mağdur insana ulaşarak Türkiye adına büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Derneğimiz yurtdışında ülkemizi, kültür ve medeniyetimizi gerektiği gibi temsil etme için gayret göstermekte, mümkün olduğunca medeniyetimizin kültür zenginliklerine sahip çıkmaya çalışmakta, bunu için kültürel etkinlikler düzenlemeye de gayret göstermektedir. Söz konusu gayretler semeresini vermiş ve vermektedir. Kurulduğumuz 1994 yılından bugüne kadar gün geçtikçe hizmet halkamız genişlemekte, bunun sonucunda bugün uluslararası alanda birçok organizasyonda yer almaktayız. Derneğimiz, AB tarama sürecinde devletimizin insanî yardım kuruluşları arasından AB’ye bildirdiği 4 sivil toplum kuruluşundan biridir. Ayrıca IBS, Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı onayıyla “Kamu Yararına çalışan” dernek statüsünü almış sayılı sivil toplum kuruluşlarından biridir.
Kuruluşumuz 2005 yılında BM’nin sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili ECOSOC- NGO birimine üye olmaya hak kazanmıştır. Diğer yandan İslam Konferansı Örgütü bünyesinde İslam ülkeleri insanî yardım platformu kurulmuş, derneğimizde bu platformun kurucuları arasında yer almıştır. İKÖ’nün direktifleriyle IBS ve diğer platform üyeleri tüm dünya üzerinde, İslam toplumunun insanî yardım ihtiyaçlarıyla ilgilenmektedir.
Derneğiniz, bu gibi yurt dışı faaliyetlerin yanında ülkemizde de birçok yardım faaliyetlerinde bulunmuştu, değil mi?
Evet, 1999 Gölcük-Adapazarı ve yine aynı yıl Düzce depremlerinde İnsanî yardım faaliyetlerimiz hız kazandı. Bu çok üzücü ve hala acılarla hatırlanan tabii afetlerde bütün dünya el ele vermişti. IBS’de büyük bir yardım kampanyası düzenleyerek bu bölgelerde aşevleri ve çadır kentler kurdu; gıda, sağlık, temizlik ve arama-kurtarma faaliyetlerine destek hizmetlerinde bulunarak on binlerce insanımıza yardım elini uzattı. Hatta Düzce depreminde “bölgeye giren ilk sivil toplum kuruluşu” olarak adımız o günlerde medya organlarında yer almıştı.
Dünya çapında yapmış olduğunuz yardım faaliyetlerinden biraz daha bahseder misiniz?
İlk yıllarımızda, Azerbaycan- Karabağ, Kırım, Kosova kriziyle başlayan uluslararası insanî yardım faaliyetlerimizde binlerce soydaşımıza şefkat eli uzatan IBS, Adapazarı ve Düzce depremiyle hız ve tecrübe kazanarak, insanlığın bu ve benzeri felaketlerle her an karşı karşıya bulunduğu bilincine vararak daima hazırlıklı olmaya çalıştı. Nitekim 2004 yılında Endonezya Ache’de meydana gelen büyük deprem ve ardından yaşanan Tsunami felaketinde bilindiği üzere, üç yüz bine yakın insan hayatını kaybetmiş yine yüz binlerce insan evsiz kalmıştı. Derneğimiz, derhal yardım faaliyetlerinde bulunma kararı aldı. Derneğimiz, halkımızın gönlünden koparak bağışladığı yardımları titizlikle yerine ulaştırmış, aynî ve nakdî yardımların yanında, Endonezya’nın Banda Ache bölgesinde evsiz kalan yüzlerce aileye kalıcı konut inşa etmiştir. Ayrıca yetim kalan 410 yavruyu himayesi altına alarak büyük bir kompleks halinde “Yetimler Köyü” inşa etmiş, bu yavruların barınma ve eğitim ihtiyaçlarını temin etmiş ve hâlâ temin etmeye devam etmektedir.
2005 yılında Pakistan’da meydana gelen depremde 3500 kişinin barınma ihtiyacını karşılamış, 613 çadırdan oluşan “çadır kent” kurmuş, 18 tırlık gıda ve yiyecek yardımını bölgeye ulaştırmıştır. Bu deprem, ayrıca Hindistan’a da ağır hasar vermiş; aynı şekilde oraya şefkat eli ulaştıran Derneğimiz, Türkiye’mizin adını bu ülkede de şerefle temsil etmiştir.
2006 yılında Ortadoğu’da meydana gelen krizle, evlerinden ve yurtlarından kaçan binlerce Lübnanlı kardeşimize muhtelif gıda, ilaç ve giyecek yardımlarında bulunmuştur.
Saydığımız bu ülkelerde ve bunların yanında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Gürcistan, Kırım, Rusya, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Bulgaristan ve Romanya gibi soydaşlarımızın yaşadığı ülkelerde de yıllardır kurban faaliyetleri yapmaktadır. Yine bu ülkelere ilaveten bu yıl ilk defa Nijer, Senegal, Gine-Bissau, Brezilya, Ekvator, Bolivya ve Kolombiya’da kurban faaliyetlerinde bulunarak güzide ülkemizi, bu uzak diyarlarda da temsil etmiş ve kardeşlik bağlarımızın kuvvetlenmesine katkıda bulunmuştur.
Bu yıl IBS olarak yapmış olduğunuz kurban faaliyeti öncesi, Anadolu’da büyük bir kampanya başlattınız. Anadolu’nun bu organizasyon ile ilgili nasıl bir teveccühü oldu?
Bu duyguları kelimelere dökmek imkânsız… Bunu ancak o seyahatlerde yaşayarak anlayabileceğinizi ifade etmek isterim. Ama yine de dilimiz döndüğü kadar anlatmaya çalışayım.
Bu seyahatimizde Anadolu’muzun hassas, berrak, zarif ve merhamet dolu insanlarla dolup taştığını gördük. Bandırma, Denizli, Kayseri, Nevşehir, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Bursa gibi yirmiden fazla şehrimizi bizzat ziyaret ettik. Gidemediğimiz diğer şehirler ve yurt dışına haberler göndererek kampanyamıza destek istedik.
Hepsinde büyük bir coşku, fedakârlık, muhabbet yarışı gördük. Birçoğu kendi imkânlarını zorlayarak çocuklarının ve ailesinin rızkından kısarak kardeşlerini kendilerine tercih etti. Yaşadığımız olayları ve Anadolu insanının gönlünün yüceliğini anlatmaya imkân yok!
Kimi hayırseverler tek kurbanını Afrika’ya gönderdi, kendisi bayramda et yiyememek pahasına dahi olsa. Kimi öğrenciler, harçlıklarını birbirlerine ekledi, bir kurban parasını tamamlayabilmek için. Kimileri de bir yerine iki-üç kurban kesti, farklı farklı ülkelerde, rengârenk kardeşlerini sevindirebilmek için.
Kurban bayramı öncesinde ve bayram boyunca telefonlarımız ve fakslarımız susmadı. Binlerce insan, adeta bir yardım seferberliği başlatmıştı. Herkes, sağına, soluna müracaat ediyor, bir kişinin daha yüzünü güldürmek için çalışıyordu.
Tabii bu yaşadıklarımız bizi hem duygulandırdı, hem de nasıl bir emanetin yükünün altına girdiğimizi hissettirdi. İnsanların bu temiz duygularına layık olmaya çalışmanın mesuliyetini hissederken, bir yandan da böylesine necip bir milletin ferdi olmakla iftihar ettik. Gittiğimiz ülkelerde bu hassasiyet ile kurban alırken ve dağıtırken çok titiz davrandık.
Anlaşılan Kurban Bayramı IBS açısından dolu dolu geçmiş. Bu yıl 2007 Kurban Organizasyonu kapsamında, IBS’in hangi ülkelerde yer aldığını ve neler yaptığını öğrenebilir miyiz?
Tabii memnuniyetle… Yönetim Kurulumuzun 2007 Kurban Organizasyonu ile ilgili olarak yapmış olduğu toplantılar neticesinde, başta Senegal, Gine-Bissau, Etiyopya, Brezilya, Rusya ve Endonezya olmak üzere, Kafkaslar, Balkanlar, Orta Asya, Güney Amerika ve Afrika’da toplam 25 ülkede organizasyon düzenlemeyi kararlaştırdık ve hemen bu konu ile ilgili resmî işlemlere başladık.
Tamamı gönüllülerimizden oluşan ekiplerimiz, Kurban Bayramından önce bölgelere ulaştılar ve hemen gerekli çalışmaları başlattılar. Coğrafî farklılıklardan dolayı kimi yerlerde ülkemizden bir gün öncesinden kurban kesimlerimiz başladı ve ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. Bütün kurbanlarımız, vekâletler tek tek okunarak kesildi.
Tabii bu dağıtımlar esnasında pek çok sevinci ve hüznü bir arada yaşadık. Belki de yılda bir kez boğazlarından geçen et, hayırseverlerimizin bizlere emanet ettiği ve bizim de aracı olup ulaştırdığımız kurbanlar olan o muhtaçların yüzlerindeki şükran duygusu hepimizi hem duygulandırdı hem de gururlandırdı. Çünkü güzel ülkemizi o coğrafyalarda temsil etmenin haklı onuru ile hareket ediyorduk. Bununla birlikte, bir lokma et alabilmek için sırada bekleyen insanların, kendilerine et kalmadığını öğrendiklerinde yaşadıkları hüzün de bizleri derinden etkiledi.
Tek cümle ile söylemek gerekirse, Asya, Avrupa, Afrika ve Güney Amerika’da, yani dört kıtada onbinlerce insan, Anadolu’dan gönderilen kurbanlarla bayram etti. Ve hemen hepsinin dile getirdiği ortak bir cümle vardı: “Yine geleceksiniz değil mi?”
Medyadan da takip ettiğimiz kadarıyla Şırnak’ta da faaliyetiniz olmuş bu konu hakkında da bilgi verir misiniz?
11 Aralık 2007 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’ün davetlisi olarak Çankaya Köşkü’ne kabul edildik. Burada bazı görüş alışverişleri oldu ve Sayın Cumhurbaşkanımız, bu yıl Kurban Bayramında Güneydoğu Anadolu’daki halkımıza da destek vermemiz gerektiğini belirtti.
Biz de IBS olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın tavsiyeleri üzerine, bu yıl ilk defa olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgemizden Şırnak ilini pilot il seçip, komşu iller de dâhil olmak üzere hem erzak dağıtımı hem de kurban kesiminde bulunduk.
6 tırdan oluşan yardım konvoyumuz ile getirdiğimiz erzak paketlerini, Şırnak merkez ve Cizre gibi bağlı ilçelerde Arefe günü dağıttık. Ayrıca Van ve Erzurum da dâhil olmak üzere çok sayıda kurban kesip ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımıza dağıttık.
Sayın Bünyamin Çil, bize zaman ayırdığınız, bu güzel duyguları paylaştığınız ve ülkemiz ve insanımız adına yaptığınız hizmetleriniz için teşekkür ederiz.
Asıl bu fırsatı verdiğiniz için biz teşekkür ediyoruz.
