İlkadım'dan

Yazar: 
Akif Dursun
Köşe: 
İlkadım'dan

Kıymetli okuyucu, Geçtiğimiz günlerde, Papalık Hıristiyanlık için yedi adet yeni günah listesi yayınladı. Buna karşın bizden de bazı gazeteciler müslümanlar için çağdaş yedi günah listesi yayınladılar. Tabii her yeni çağda günahlar yeni şekillere girerler. Asılları aynıdır ama görünüşleri farklıdır.
Bir de günahların çağdaşlaştırılması var ki asıl hastalık burada. Belki her çağda görülen bir hastalık olan bu “günahların çağdaşlaştırılması” işi zamanımızda zirve noktada.
Günahların çağdaşlaştırılmasına İslam âlimlerinin saydığı büyük günahlar noktasından bakalım:

Allah’a şirk: Günahların en büyüğü kabul edilen Allah’a şirk son yüzyılın modası. Ateistlikten yogistliğe kadar geniş bir yelpazede binlerce insan buna rağbet ediyor. Bir de Allah’ı dünyadaki hiçbir işe karıştırmayanlar var ki bunlar da şirk koşmuş oluyorlar. Gizli şirk olan riyadan hiç bahsetmeye gerek yok. Bir adamın içi dışı bir ise veya fazla(!) dürüst ise o yadırganıyor.
Allah’ın rahmetinden ümit kesmek, azabından emin olmak: Allah’tan ümit kesme az da olsa görülse de asıl yaygın olanı azabından emin olmak. Maşallah herkes sanki cenneti garantilemiş gibi. Adam da namaz, abdest, bir şey yok. Yasaktan kaçmaz, emri yapmaz döner bir de “benim kalbim temiz, ben senden önce cennete girerim” der.
Zina ve zina iftirası: Zinanın ne derece yaygınlaştığı malum. Ayrıca ülkemizde suç olmaktan da çıkarılmıştır. Bunun üzerine bir de televizyonlar yoluyla bunun normal bir şey olduğu propagandası yapılmaktadır. Zina iftirası da çok basite alınmaktadır. Birbiriyle kavga eden iki kişi veya birine kızan bir kişi hemen o kişinin zina mahsulü olduğunu ima edecek ağır ifadeler kullanıyor. Bu ifadeler doğrudan zina iftirasına girer.
Yalan yemin: Tüccar malını satmak, pazarlamacı iyi mal pazarlamak, işçi kendini temize çıkarmak için vs. yalan yere yemin ediyor. Yalan da yemin de moda.
Faiz yemek: Faizin çağın gereği olduğunu söylemeyen insanlar artık garip karşılanır oldu. Kendi insanımız bile faizsiz bir ekonomik sistem olabileceğini düşünemiyor. Bir kısım hocalar isimlerle oynayıp, “yasak olan ribadır” diyerek faizi serbest bıraktılar. Bir kısmı da zaruret(!) hazretleri ile faiz alınmasına fetva verdiler.
Savaştan kaçmak: Diyeceksiniz ki savaş yok ki savaştan kaçalım. En baştan kaçtığımız için savaş yok. Yoksa küffar saldırısı durmuş değil. Bu hususta nevzuhur bir bidat, “İslam’ın barış dini olduğu ve zinhar saldırı savaşına izin vermediği, sadece ve sadece savunma savaşına izin verdiği” söylemi. Bu söylem daha savaş meydanına çıkmadan müslümanların kaçmasına temel sağlıyor.
Homoseksüellik: Bu günah da o kadar benimsenmiş durumdaki, günah olduğunu söylemeyi bile suç kabul edecekler. Zaten batı ülkelerinde homoseksüelliği yermek suç. Bizde de benzerini istiyorlar. “Kişisel tercih” imiş. Allah’ın emrine uymaya gelince “kişisel tercih” yok; harama gelince “kişisel tercih”.
Ganimet malından çalmak: Siz bunu amme malından çalmak olarak okuyun. Kamuya hizmet veren, devlet, vakıf ve derneklerin mallarından doğrudan veya dolaylı çalmak da en büyük günahlardandır. Buradaki görevlerini alet ederek haksız kazanç sahibi olmak da bunun kapsamı içerisindedir. “Bal tutan parmağını yalar” diye bir şey uydurulmuş ve herkes emanetçisi olduğu yerden nasıl istifade ederimin peşinde.
İçki içmek: İçki çağdaşlığın gereği. İçki içmeyen adamı çağdışı, gerici kabul ediyorlar. Belediyeler bazı yerlerde içkiyi yasakladılar şayiası parti kapatmaya delil sayılıyor. Halka açık yerlerde içkiyi yasaklamak bile büyük bir cürüm adeta.
Günahta ısrar: İnsanımızın bir de bu hastalığı var. Günah olduğunu bildiği halde pek çok hususu yapmaya devam ediyor. Bir de şeytanca bir söz: “Ne yapalım, yanar yanar sonra cennete gideriz.”
Bu saydıklarımız alimlerin saydığı büyük günahların hepsi değil. Diğer büyük günahlar da çok çağdaş(!) bir şekilde işleniyor hatta günahlara teorik temel bile bulunuyor. Bizim vazifemiz büyükler başta olmak üzere tüm günahlardan kaçınmaktır. Rabbim bütün günahlardan tevbe etmeyi bizlere nasip etsin. Rahmetiyle muamele etsin. Âmin.
Selam ve dua ile…