İlkadım'dan
Kıymetli okuyucu, İslam, insanın amellerini ana olarak üç kategoride değerlendirir. Sevap, günah ve ne sevap ne de günah olan(mubah) ameller. Genel manada Allah rızasını tahsile yönelik her iş sevabı, O'nun kızgınlığını celp eden, rızasına muhalif her iş de günahı gerektirir.
Allah Teala lütfu ile rızası için yapılan işleri kat kat mükâfatlandırırken, (istisnaları olsa da) günahları ancak misli ile cezalandırmakta ve yazmaktadır. Sağımızda bir melek sevapları yazmakta, solumuzda bir melek de günahlarımızı yazmaktadır. Ayrıca boş dolu hiçbir söz de kaçırılmamaktadır:
“Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken, insan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.” (Kaf 17-18)
Bize düşen sağdaki meleğe fazla mesai yaptırmak, solumuzdakini ise işsiz(!) bırakmaktır. Çünkü sağdaki melek çok çalışmış ve soldakinden daha fazla yazmışsa kitabımız sağdan verilecek, yok solumuzdaki melek çok çalışmış ve sağdakinden daha fazla şey yazmışsa bu sefer kitabımız soldan verilecektir.
“O vakit kitabı sağ eline verilen, kolay bir hesapla hesaba çekilecek.” (İnşikak 7-8)
“Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: Keşke kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim.” (Hakka 25-26)
Eğer tüm mesaiyi sağdaki melek yapmış, soldaki meleğin yazdığı fazla bir şey yoksa yazdıkları da tevbe, sabır veya güzel ameller ile silinmişse kitabımız önden takdim edilecek; bunun aksine sağdakinin yazdığı bir şey yok veya yazdıkları da küfür, gıybet, zulüm ile silinmişse bu sefer kitap arkadan verilecektir.
“Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.” (Yunus 62)
“Ama kitabı arkasından verilen, "Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.” (İnşikak 10-12)
Her çağda her zaman ve mekânda yapılacak iyilikler vardır. Fıkıhta “ânın vacibi” denilen husus her zaman göz önünde tutulmalıdır. Susuz, karnı aç, üstü başı perişan bir adamın önce susuzluğunu gidermek, sonra karnını doyurmak, en sonda da yeni elbise giydirmek gerekir. Zamanımızda da insanlarımızın en öncelikli ihtiyacı nedir diye düşünmeli ve buna göre gayret etmek gerekir.
Zor zamanlarda amel işlemek zordur belki; ama az bir amele çok mükâfat da zor zamanlarda verilir. İmanı taşımanın bile kor ateş olduğu bu zamanlarda buna bedel olarak amellere kat kat sevaplar lütfedilmektedir. Allah Teala, hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemediğine göre hepimizin yapacağı şeyler vardır. Hiçbir iyilik küçük görülmemelidir. Bir Allah dostunun söylediği gibi: “Emrin küçüğü büyüğü olmaz; emri verenin küçüğü büyüğü olur.”
Rabbim bizleri hayatını kendi rızası istikametinde geçiren ve cemaline kavuşanlardan eylesin.
“Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar. Rabbine bakar.” (Kıyamet 22-23)
“Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir. Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.” (Mutaffifin 22-24)
Kıymetli okuyucu, bu sene Zeki Soyak hocamızın vefatının üçüncü sene-i devriyesi. Rahmetli Hocamızı sevgi, minnet, hasret ve dualarla anıyoruz.
Selam ve dua ile…
















