İslam Beni Temizledi
Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Brezilya'da da müslüman olanların sayısı artıyor. Brezilya'da İstanbul Kardeşlik Derneği'nin destekleri ile çalışmalar yapan İslam Merkezi de verimli sonuçlar alıyor. Bu merkezdeki kardeşlerimizin vesilesiyle müslüman olan bir kardeşimizin mektubunu sunuyoruz.
İslam Beni Temizledi
Dün olmuş gibi hatırlıyorum, 3 yaşında annemin elinden tutuyordum, babam valizleri eline almış kaçıyordu, bundan sonra bir daha babamı görmedim…
Annem beni ve 3 erkek kardeşimi tek başına yetiştirdi. Hayatımızda pek çok yanlış vardı. Tipik Brezilya Favela* hayatı yaşıyorduk. Çoğu zaman yiyeceğimiz yoktu, bir hafta sadece kuru pilav, ya da bir hafta sadece sebze yiyorduk… Zorlanınca tarlalardan çalardık, bununla bir hafta beslenirdik. Farklı yiyecekleri sadece yaş günlerinde başka yerlerde bulurduk. Onun için şimdi bile hep canım tatlı ister. Çok eksiğimiz olurdu ama ben yine de ayaklarımla yeryüzünde durmaya çalışırdım. 14 yaşında hem okula gidiyor hem de çalışmaya başlamıştım, çünkü yaşama şartlarımız çok zordu.
Babasız büyüdüğüm halde, ben hep doğru yoldan gitmeye çalıştım, diğer arkadaşlarım ise hep kötü yola düştü. Annem hep kiliseye giderdi, evanjeliktir.
İnsanın inancı olmasa bir parmağını bile kıpırdatamaz. İnancımdan dolayı çok şükür bu zamana kadar hiçbir zorluk yaşamadım. Ama yine de çok mutlu değildim. 2002 senesinden sonra Allah'a daha yakın olmak istedim ve kiliseye gitmeye başladım. Allah'a inancım gittikçe güçlendi. Her şeyin Allah'ın elinde olduğunu fark etmeye başladım. Hayatım çok değişti. Çevrem beni farklı görmeye başladı. Yeni işyeri bulmak istediğimde çok dua ederdim ve hep bulurdum.
Burada hep İsa aleyhisselamın Tanrının oğlu olduğunu öğretiyorlar. Ben İsa aleyhisselamı bu yaşıma kadar sadece bu şekilde tanıdım. Başka kaynaklarımız da yok. Onun için şimdi İslam’a çabucak adapte olmak kolay değil. Çünkü İslam çok farklı.
Evet, sizlerin de burada hizmet yapması, bir aile olarak burada bu şekilde yaşamanız, bizim için büyük bir örnek. Burada sizlerden gördüğümüz yardım ve ikramları hiç kimse yapmıyor, mümkün değil.
21 yaşında ilk defa bir müslümanla tanıştım, ismi Malik. Yakın bir şehirde işe gidip gelirken her zaman farklı bir camii benim ilgimi çekerdi, şeklini severdim. Malik’le aynı şehirde oturuyoruz. O müslüman olduktan sonra İslam’ı ilk defa ondan duydum. Onunla Malcolm X hakkında konuşmuştuk. Bu zamana kadar her türlü filmi görmüştüm ama Malcolm X’in filmini görmemiştim. Malcolm X’i tanıyorsunuzdur; Amerika’da müslüman olan bir zenci. Kendisi zenci ayrımına karşı çok mücadele etti ve İslam’ı tebliğ etti.
Evvelden zenci hareketlerinde çok aktif idim. Burada panafrikanizm deniliyor. Çocukken ırkçılığın ne olduğunu fark etmiyorsun. Gençken farklı çevrelerin tepkisi ile fark etmeye başladım. Çok dışlayıcı hareketlerle karşılaştım. Allah insanı yarattı, sadece belirli ırkları değil. Ayrımcılık yaratılışa karşı bir hareket.
Daha sonra Sao Paulu’nun merkezinde başka bir müslümanla tanıştım. O da hep Amerikan'ın kötülüklerinden anlatıyordu ve ben onun ne demek istediğini hiç anlamıyordum. Medyada hep canlı bombalardan bahsediyorlar, ben bu kişilerin gerçekten çılgın olduklarını düşünürdüm.
Malik'i tanıdıkça bir müslümanın daha farklı olduğunu algılamaya başladım. Sonra Malik’in vesilesiyle Ahmet’i tanıdım. Onunla ilk defa yolda tanıştım. Yanında ailesi de vardı. Bizim şehrimizde bir müslüman ailenin bulunmasına çok şaşırdım. Sonra Ahmet'in Fred Hampton’un gelişini organize ettiğini duydum. Fred Hampton, Pantera Negras liderinin oğludur. Bunlar Amerika’da ırkçılığa karşı savaşıyorlar. Bir müslümanın zencileri desteklemesi bana sürpriz oldu.
Çok merak ettim ve Ahmet’in evine gitmek istedim. Fred Hampton'u Ahmet'in evinde ziyaret ettim. Orada kardeşlik duygusunu hissettim. Herkes yer sofrasında idi. İlk defa böyle bir şey görmüştüm. Yiyeceklerin farklılığı, herkesin bir arada yemesi, evin basitliği, elinde olanı verme vesaire... sonuçta eşyalara esir kalmamayı gördüm. Ben ise hep daha çok olsun isterdim. Ya da zengin olmayı hayal ederdim.
Buradaki insanlar sen açlıktan zorlansan bile bir şey vermez. İki ekmeği olsa, aç kalırım korkusuyla diğerini yarına bırakır. Burası böyle…
Sonra başka bir müslüman, bana bir müslüman olarak ölmenin önemini anlattı. Bu da beni çok etkiledi. Bir müslüman olarak yaşanırsa ölümden korkmamak gerektiğini anladım.
İslam’ı daha çok tanımak istedim. Ahmet’e gidince beni hakikatle karşılaştırdı. Anlattıklarıyla kafamı çok karıştırdı. Her zaman inancım vardı, ama şimdi ne oluyordu? Hayatım her zaman iyi gidiyordu, bu yeni duyduklarım bana ne getirebilirdi ki?
Müslüman olmadan önce onunla namaz kılmak istedim. Ne zaman namaza başlasam beni bir sıcaklık basıyordu. Başkaları üşürken ben terliyordum. Her sene yılbaşında başkaları bayram ederken, ben oruç tutardım. Bu sefer Ahmet’in anlattığı gibi oruç tuttum. Benim için çok farklı ve zor geçti. Çok güzel şeyler hissettim ve Allah'a bana müslüman olmamda yardım etmesi için dua ettim. Yine çok aşırı terledim.
Sürekli bedenimin ateş hali beni çok etkilemişti. Bir hafta böyle devam ettikten sonra o gün 4 Ocak 2008’de müslüman olmaya karar verdim. İlk Cuma gelince beraber cumaya gittik ve orada şehadet getirdim. Kendimi çok derinleşmiş hissettim…
------
İslam bana ne gösteriyor, bana ne getirdi diye sorarsanız? Kısacası, doğru ve yanlışın ne olduğunu… Yani en kısa yoldan cennet ve cehenneme nasıl gidilir.
Eskiden çok lüzumsuz konuşurdum, o bitti artık. İslam temizleyicidir, pisliklerden arındırıyor ve ileriye götürmek için güçlendiriyor. Moral ve ahlakî düşüncelerimi doğruya yönlendirdi.
Hakiki kardeşler getirdi. İslam’da kardeşlere gerçekten güvenebilirsin. Çünkü Allah'a karşı sorumluluk ve bağlılıkları var. Evet, her şeyden evvel Allah var. Zor anlarda bile sabrı, merhameti, affetmeyi ister istemez öğretiyor.
Komşularım benim için, 18 yaşına kadar ya ölür ya da hapishaneye gider diyorlardı. Şimdi bir müslümanım ve elhamdülillah hür olarak yaşıyorum.
İslam’la yeniden doğduğumu hissettim. Eski isteklerimin çoğu ortadan kalktı. Temizlendim ve hafifledim
Eşim beni sadece takip ediyor. Bendeki değişikler sebebiyle çok zorluk çektiği halde hiçbir şekilde karşı çıkmadı. Yavaş yavaş bazı şeyleri öğrenmek istiyor, abdest, oruç…
Bu iki ay içinde çok şeyler öğrendim. Ve çoğu müslümanın haline üzülüyorum, Kur’an’a inanan, Allah’a inanan bir müslümanın neden bunlara uymadığını anlamakta zorlanıyorum. Mesela burada varlıklı müslümanlar var ama fakirleri hiç dert etmiyorlar. Malları ile İslam’ın insanlara ulaşmasına katkıda bulunmuyorlar.
* Brezilya'da şehrin dışındaki gecekondu mahallelerine verilen isim.
