Kâmil Miras
Neyin nasıl olacağının bilinmediği, kaosun hâkim olduğu Kurtuluş Savaşı dönemi, bilinmezler yumağı olarak milletin önünde duruyordu. Nitekim mensubu ve bireyi olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bin bir mihnet ve sıkıntıyla meydana gelen genç Türkiye farklı bir belirsizlik yaşamaya başladı.
Bir taraftan miras olarak taşıdığı koca bir Osmanlı’nın manevi yükü, diğer taraftan; ondan kurtulup nasıl ve nereye yöneleceği kısmen belirlenmiş bir başka rota.
Dönemin baskın anlayışının da milliyetçilik olduğunu düşünürsek, kurucu elitin işinin çok kolay olmadığı bir dönem.
29 Ekim 1923 Cuma
Böyle bir atmosferde Türkiye Büyük Millet Meclisi (T.B.M.M)’nin açılmasına karar verilir. 28 Ekim 1923 Perşembe günü açılması istenen meclis, mübarek Cuma günü açılsın anlayışından hareketle 29 Ekim 1923’te Kur’an hatmi ve -en muteber hadis kitaplarından biri olan- Buhari’nin okunmasının yanı sıra dualarla açılır.
Gerçekleştirilen devrim yasalarının bir bir tahakkuk etmesinin ardından, toplumda ciddi bir okuma ve okunacak eser boşluğu doğdu. Bu boşluğun doldurulması için muhtelif gayretler olmuş. Fakat durumun nazikliğinden ciddi bir matbuat söz konusu değil. O zaman için yapılacak en makul çalışma meclis içinden olabilir. Bunun idrakinde olan büyük alim Kamil Miras bir grup arkadaşıyla, kimsenin de itiraz edemeyeceği; Meal-Kur’an tefsiri ve Buhari’nin tercümesinin yapılması için önerge verirler. Önerge kabul edilir.
Büyük uğraşılar neticesinde Kur’an Meal-Tefsir çalışması büyük alim ve şair Mehmet Akif Bey’e verirler. Hadis konusundaki çalışma da gene dönemin büyük muhaddisi, Babanzade Ahmet Naim Bey’e yoğun uğraşılar neticesinde verilir. Babanzade Ahmet Naim, henüz üç cildini bitirmişken hakkın rahmetine kavuşur. Geri kalan kısmı Kamil Miras Hoca’ya devredilir. Şu anda Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih olarak, Diyanet Yayınları arasından çıkan meşhur kitabın dokuz cildinin tercümesi Miras Hoca’ya aittir.
Kamil Miras Hoca’nın hayatı
İlk Kur’an tercümesini de yapan Kâmil Miras Hoca, Türkiye’nin önemli ilim adamlarından biridir. Miraszâde Müderris Ahmet Efendi’nin oğludur. 1874 yılında Afyon’da doğan Kamil Miras Hoca, ilk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra İstanbul’a gitmiş. Burada devrin seçkin hocalarından dersler okumuş. Başarıyla bitirdiği tahsil hayatının ardından Beyazıt Cami Dersiâmı olarak hocalığa başlamış. Uzun süre sürdürdüğü öğretmenlik mesleğine son Şeyhu’l-İslam Mustafa Sabri Efendi zamanında bir müddet ara verir. Bu boşluğu ticaret yaparak dolduran Miras Hoca 1920 yılında tekrar Sahn-ı Seman Medresesi’nde hocalığa devam eder. Medreselerin kapatıldığı 3 Mart 1924 yılına kadar bu görevini sürdürür. Medrese programlarının iyileştirilmesi konusunda çok ciddi çalışmalar yapmış ve ciddi neticeler alınmıştır.
Süleymaniye medresesi tarih, mantık, fıkıh ve Kur’an müderrisliğini yürüttüğü sırada, 1912 yılında birinci meşrutiyet döneminde Afyon milletvekili olarak seçilir. Sırasıyla ikinci ve üçüncü dönem meşrutiyet seçimlerinde de görev alır. Atatürk’ün İzmir suikastı olayından dolayı yargılanmış, suçsuz olduğu tespit edilmiştir. İttihat ve Terakki üyesi olan Kamil Miras Hoca daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi 2. dönem Afyon milletvekili olarak görev yapmıştır. Çok yararlı hizmetler yapan Miras Hoca bir daha geri dönmemek üzere siyaseti bırakarak, ilmi çalışmalara geri dönmüştür.
26 Haziran 1940 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı, Heyet-i Müşavere üyeliğine tayin edilmiştir. Burada üç yıl çalıştıktan sonra 23 Nisan 1943 yılında emekliye ayrılır.
Eserleri
Prof. Dr. Kamil Miras Hoca, Buhari’nin tercümesinden sonra da başlıca şu eserleri kaleme almıştır:
1. Tarih-i İlm-i Fıkıh
2. Ahlak-ı Şeriyye Dersleri
3. Ramazan Musahabeleri
4. Kur’an ve Tefsir Tarihi
5. Din-i İslam Tarihinden Emevi ve Abbasi Devirlerine Ait Kısımları
6. İlm-i Kelam Tetkikine Ait Tetkikler
7. Kuran’ın Cemi
Bunların dışında İslam Türk Ansiklopedisi Mecmuasında birbirinden güzel makaleler kaleme almıştır.
Çok güzel şiirleri de olan Miras Hoca, Türkçenin dışında Arapça ve Farsça’yı da okuyup yazacak kadar iyi bilirdi.
Memleketine de çok düşkün olan Kamil Hoca, 30 Nisan 1957’de İstanbul Anadolu Hisarı’ndaki evinde vefat etmiştir.
İstanbul’da medfun bulunan Kamil Miras Hoca’nın Talat, Emin ve Sedat isminde üç erkek çocuğu var. Hiç birisi de hayatta değil. Büyük oğlu Talat Miras saygın ve başarılı bir diplomatımızdır.
Zor zamanların başarılı ve mücadeleci şahsiyeti Prof. Kamil Miras Hoca’ya, bıraktığı, elle tutulur güzel eserleri ve tesirinde kalan hayırhah öğrencileri dolayısıyla şükranlarımızı sunar, Allah’tan rahmet dilerim.
