Zayıf Hadisle Amel Ve Mutasavvıflar
Bu çeşit hadis bazılarınca akaide ve ahkâma yani haram ve helal gibi hususlara taalluk etmemek (mesela fazail-i amal ile kıssalara ait olmak) şartıyla mamülün bih (kendisiyle amel edilebilir) olarak kabul görüldüğü gibi, esanidinde tesahül göstermenin de, zayıflığını beyan etmeksizin rivayetinin de cevazına hükmolunmuştur.
Abdurrahman b. Mehdi, Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Mübarek de böyle düşünenlerdendir.
Ahmed b. Hanbel, "ehadis-i rekaikin haklarında tesahül olunmaya tahammülleri vardır, ta hükmü havi bir şeye tesadüf edinceye kadar." demiştir.
Hafız İbni Hacer el-Askalani fezaile ve emsaline dair hadis-i zaif ile amel edebilmenin üç şartı olduğunu söyler ve bu şartları şöyle sıralar:
Birincisi: Rivayet edilen zayıf hadis şedidü 'z-zaaf olmamalı. Bu kayda nazaran kezzab ve kizb ile mütteham olanlar ve fuhş-ı galat ashabının rivayetleri hakkında tesahül gösterilemez.
İkincisi: Zayıf hadis zaten mamülün bih olan bir aslın tahtında münderic bulunmalı.
Üçüncüsü: Böyle bir hadis ile amel ederken mükellef, onun sabit olduğuna itikat etmeyip ihtiyaten amel ettiğine kail olmalı.
Şarih Ahmed Naim ise: "Vakıa emri tergib ve terhibte ehadis-i zaife – mevzu değil ha- birçok ulemaca mamüldür” demektedir.
Yine "tergib ve terhib ve fazaile dair ehadis-i zaife ise tekrar ediyorum –mevzu değil- zaafları beyan olunmaksızın rivayet edilebilir" der ve naklini, rivayetini ve tergib ve terhibde amel edilmesini tecviz eder.
Bir hadise zayıf demenin tekniğiyle ilgili olarak da şu hatırlatmayı yapar:
"İsnadı zayıf bir hadise tesadüf edildiğinde 'bu hadis bu isnad ile zayıftır' denilirse de ‘metni zayıftır' yahut ale'l-ıtlak 'zayıftır' denmez. Zira başka bir isnad ile sahih olma ihtimali vardır. Lakin eimme-i hadisten biri 'bu hadis hiçbir vech-i sahihten rivayet edilmemiştir.' Yahut 'onu ispat edecek hiçbir isnad yoktur' yahut da vech-i za'fını tefsir ve beyan ederek 'zayıftır' diyecek olursa mutlaka zayıftır denebilir. Bir imamın gayr-ı müfesser olarak 'zayıftır' demesi söz götürür.'
Görüldüğü gibi zayıf hadis ile amel ancak, fezaile dair olursa tecviz edilmiştir. Zaten sûfî ve mutasavvıflar da nasihat ve öğüt konularında bu ehadise itibar etmiş, amel etmiş ve rivayet etmişlerdir.
















