İlkadım'dan

Yazar: 
Yrd. Doç. Dr. İlhami Nalçacıoğlu

Kıymetli Okuyucu,
Daha önce duyurduğumuz sevgi medeniyeti adlı sayımız araya Ramazan ayının girmesi münasebetiyle oruç konusuyla değiştirilmişti. Bu değişiklikten dolayı özür dileriz
Milletlerin tarihleri onların mahşeri vicdanlarının göstergesidir. İslam, insan haysiyetine, şahsiyetine ters düşen kölelik müessesesine ilk karşı çıkmıştır. Altıyüz yılı aşkın bir sürede üç kıtada hükmetmesine, topraklarında güneşin batmamasına rağmen arkasında, batı medeniyetinde olduğu gibi kölelik, köle topraklar ve göle insanlar bırakmamıştır. Milli kültürleri örf ve adetlerine dokunmamış İslam'a inansın veya inanmasın tebasını mutluluk ve sevgi içerisinde yaşatmasını bilmiştir. Ecdadımız eşi ve benzeri olmayan bir sevgi medeniyeti -Osmanlı Medeniyeti- kurmuşlardır. Bu sevginin kaynağı Allah ve Rasuluünün sevgisi olmuştur. Sahabe ve yolundan gidenlerin uygulamaları, onların örnekleridir.

Bu cümleden omak üzere başyazının konusunu "Müminler En Çok Allah'ı Sever" teşkil etmiştir. Bu sevginin yerleştirilmesinde gösterilmesi gereken titizliğe ve sevgi eğitimine değinilmeye gayret edilmiştir. Sevgi insan şahsiyetinin oluşmasına bağlıdır. Sevgide makam, mansıbın yeri yoktur. İnsanların birbirlerine üstünlüklerinde elde ettikleri zenginlikler ve güçlerinin de yeri yoktur. Temelde "insanlar tarağın dişleri gibi eşit"tir. Böyle bir konu sadece dilde kalmaz, o milletin yazılı metinlerinde ve edebiyatında da yerini bulur. Allah, Habib'i ve ana sevgisi duygusal anlamda kelimelere dökülür.
Organlarımızın işlediği günahlarda o organlarımızı utandığı bir inanışa sahip olan medeniyetin mensupları: haydi hep birlikte yepyeni bir sevgi medeniyeti kurmaya...