Borç vermenin hükmü

Yazar: 
Cemil Usta
Köşe: 
Fıkıh

 
Soru: Faiz yüzünden nice insanların sıkıntıya düştüğünü her gün müşahede ediyoruz. Bunun alternatifi nedir?
 
BORÇ VERMENİN HÜKMÜ
Faizsiz ve bir menfaat beklemeksizin verilen ödünce karz-ı hasen denir. Güzel borç demektir. Karz-ı hasen; ihlâs ve gönül hoşluğu ile verilen borç demektir. Bir kimsenin nakit para, döviz, altın, gümüş, buğday, arpa, zeytin, demir, çimento gibi usulüne uygun şeyleri alıp, yerine benzerini vermek üzere bir anlaşmadır. Gayesi rıza-i baridir. Dünya imtihan dünyasıdır. Mal insanlara Allah’ın emanetidir. Hatta sadece mal değil her şey bize emanettir. İşte her şeyi onun razı olduğu yerlerde kullanmak ne güzeldir. Ama insanlarımız bu güzelliklerden uzaklaşır, Allah’ın haram kıldığı faizi buna tercih ederse dünyada da perişan olur, ahrette de. Bugünkü bereketsizliklerin huzursuzlukların nedeni, Allah’ın men ettiği haramlara tevessül etmemizdir. Allah u Teala karz-ı hasenle ilgili şöyle buyuruyor: “Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah’a güzel bir borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok mu? Darlık veren de bolluk veren de Allah’tır. Sadece ona döndürüleceksiniz.” Bakara 245

Ayeti kerimede Allah’a güzel bir borç veren kimseye Allah kat kat vereceğini beyan buyuruyor. Parayı kişiye ödüyorsunuz. Allah celle celaluhu onun karşılığını bire yedi yüz veya daha fazlasını kat kat vereceğini beyan ediyor. Faiz içinde buyuruyor ki: “Faiz karışan malın bereketini giderir. Sadaka ise bereketlendirir.” Bakara 276. İşte bugün dünyanın geldiği ekonomik krizin illeti.
Cenabı Allah kullarına lütuf ve keriminin kemalinden dolayı onları yarattı serce ve imkânlar sahibi yaptı sonra da onlardan cennet karşılığında canlarını ve mallarını satın aldı. İşte bu malın bazen de karzı hasen olarak kullanılmasını isteyen Rabb’imize insanlar faizle karşılık verirse o zaman cehennemi satın almak üzere malını vesile kılmış olur. Hâlbuki cehennem azabı pek şiddetlidir. Bu günkü iflasların en büyük nedeni faizdir. Karz-ı hasen işlemiş olsa ümmet bu hale gelmezdi. Çünkü kişi zaten ödeyememiştir. Faiz belası ile kişilerin sıkıntıları artmakta hatta intiharlarla neticelenmektedir. Kişilerin hem dünyası hem de ahreti tehlikeye giriyor. Nice ailelerin huzuru bozuluyor. İşte islamdan uzaklaşanların hali böyle olur.
Kur’an-ı Kerim’de ödünç verme “güzel ödünç” olarak nitelendirilerek teşvik edilmiştir. Faizsiz ve bir karşılık beklemeksizin verilmesi yüzünden bu adı almıştır. Şöyle ki: “Kimdir o, Allah’a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için değerli bir mükâfat versin” Hadid 11
Peygamberimiz aleyhisselam hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor. “Bir Müslüman diğerine iki defa karz-ı hasen verirse, bir defa sadaka vermiş gibi olur.” İbni Mace
“Miraç gecesi bana cennet kapısında şöyle bir yazı gösterildi; sadaka için on katı karz-ı hasen için ise on sekiz katı ecir vardır. Cebrail aleyhisselam’a borç vermenin sadakadan niçin üstün olduğunu sordum da, şu cevabı verdi: Şüphesiz dilenci çoğu kere yanında varken ister ödünç isteyen ise ancak ihtiyaç yüzünden ister.( İbni mace).
Karz Allah’a yakınlaşma (kurbet) anlamı içeren bir işlem olup karz alan açısından dünyevi karza veren açısından uhrevi faydalar içerir. Ayetlerde Allah yolunda ve uhrevi ecir beklentisiyle yapılacak harcamaların bir bakıma dünyada Allah’a borç verme sayılıp karşılığının ahirette kat kat fazlasıyla alınacağı belirtilir. Burada güzel nitelendirilmesiyle geçen karz tabiri ödünç işlemi de dâhil, hayır duygusuyla ve Allah rızası için yapılan her türlü mali fedakârlığı kapsar. Ancak bu iyi niyetli insanların bu halleri iyi niyetleri ters yüz edilmemeli o insanları üzmemelidir. Borç zamanında ödenmeli ki bu karzı hasen devam etsin. Herkes kendi aralarında bu itimat ve güveni azami muhafaza etmeliler. Peygamberimiz aleyhisselam: “Kim bir müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun ahiret sıkıntılarını giderir. Kul kardeşinin yardımında olduğu sürece Allah'da onun yardımında olur.” (Buhari)
Esasen kati bir lüzum görülmedikçe borç alınmamalı. Borç huzuru, rahatı, hürriyeti ihlal eder. Hatta ibadetlerimizi gönül huzuru ile yapmaya da mani olur. Ailevi münasebetleri, insani ilişkileri de olumsuz etkiler. Herkes gücü nisbetinde borçlanmalı zenginlik ve fakirlik ilahi taksimatladır. Buna rıza gösterelim kimisine fakirlik kimisine zenginlik faydalıdır. Neticeye razı olmak kâmil insanların özelliklerindendir.
Faiz ise haramdır büyük günahlardandır. Allahu tealanın haram kıldığı hiçbir şeyde insanlar için menfaat yoktur. Faiz karşılığı olmayan bir kazançtır. Faiz fiyatları artırır. Faiz insanların çalışıp, helalinden kazanmasını, üretimle meşgul olmasını engeller. Faiz insanların bir birine borç vermesine, karzı hasen yolu ile yardımlaşmasına ve muhabbete manidir. Faizin yaygın olduğu toplumlarda zengin ile fakir arasındaki refah farkı gittikçe büyür.
            Ey Ümmeti Muhammed!
Peygamberimiz aleyhisselam bizlere Kuran ve sünneti emanet etti. Bizim için her şeyde, günlük hayatımızda, alış verişimizde, ailevi ve insani ilişkilerimizde, değer ölçümüz Kur’an ve sünnet olmalı. Zira hayat bu dünya ile sınırlı değildir. Ahirete imanımız var. Mahkemeyi kübrada hesab vermek zordur. Ahrette bizi sıkıntıya düşürecek her söz, fiil ve davranışlardan uzaklaşalım. Bizi Rabb’ın rızasına götüren amellere sarılalım. İstesek de istemesek de dönüşümüz Rabb’ımızadır. Rabb’imizle bizim aramıza perde olan hiçbir şeyin değeri yoktur. Hiçbir haram müminlerin malı değildir. Allah’ım bizleri her türlü haramlardan muhafaza eyle. Razı olacağın söz ve işlerde bizleri muvaffak kıl. Allah’ım ümmeti Muhammedi Kuran’a mahkûm eyle âmin.