İlkadım'dan
Kıymetli okuyucu,
Hep elimizde olan ama kıymetini bilemediğimiz, yaşayamadığımız ibadetlerin başında “oruç ve ramazan” gelmektedir. Ev hayatını, gündelik hayatı, iş hayatını, Müslüman’ı hem bedeni, hem ruhunu etkileyen özelliği ile oruç, çocukluktan ölene kadar beraber olduğumuz bir ibadettir.
Hep dilimizde, yanımızda, çevremizde olan bu temel ibadetimizi bir kere daha ele almak istedik. Gönlümüze yer etsin dedik.
Oruç ve ramazanı bir ibadet olarak ilmihal tarafıyla, sosyal hayatımıza kazandırdıkları bakımından, sosyal yönüyle de ele aldık.
“Haremeyn’de namaz” la başladığımız ziyaret ve gezimizi “Medine’de Ramazan” la devam ettirip, ramazanı orada yaşayanlara hatırlatmak, burada olanlara o kutlu beldelerin ramazan havasını solutmak ve yansıtmak istedik.
Oruç ve ramazan, ibadet olmasının yanında, gündelik hayatımızı da derinden etkileyen bir niteliğe sahiptir. O geleneksel özellikleriyle de kültür ve edebiyatımızın bir parçası olmuştur. Sahuru bekleyişler, ellerinde yiyecek iftarı bekleyen çocuklar, ramazan davulu, maniler, çarşıda pazarda ramazan, geleneksel özellikleriyle kültürümüze damgasını vurmuştur.
“Ailede Oruç” ve “Osmanlıda Ramazan” yazıları oruç ve ramazanı bu yönüyle ele almaktadır.
Orucun psikolojik yönü de ihmal edilmedi.
Bir muhterem insan ve büyüğümüz Ahmet İslamoğlu ile konuşmamız da bir ayrı güzellik oldu.
Köşe yazılarımız denemelerimiz, kapak konumuzla sizin duygu ve düşüncelerinizi harekete geçirmek için oruç ve ramazanı bir kere daha farklı yönleri ile ele alarak sizlere sunduk.
Okumak ve okutmak İlkadım okuyucularının görevidir. Sizler bu görevin bilincindesiniz. Okuyunuz ve yazarlara, editöre değerlendirmelerinizi ulaştırınız. Daha iyiyi, daha mükemmeli hep beraber yakalayalım.
Rabbim orucu ve ramazanı iyi karşılayıp onunla yükselenlerden olmayı nasip etsin…
Not: Geçen ayki bulmacamızda oluşan tekrar basım hatasından dolayı özür dileriz.
















