Takva Elbisesi

Yazar: 
Cemil Usta
Köşe: 
Fıkıh

Her Müslüman için avret mahallerini örtecek, kendisini sıcaktan, soğuktan koruyacak miktarda elbise giymek farzdır. Allahu teâlâ Kur’an’ı Kerim’inde takva elbisesini şöyle beyan ediyor: “Ey Âdemoğulları size ayıp yerlerinizi örtecek bir giysi ve süslenecek elbise indirdik, takva elbisesine gelince, o daha hayırlıdır.” (Araf 26)
Takva elbisesi nedir? Takva elbisesi hissi, takva ile giyilen elbisedir. Bu beden Allah’ın bize emanetidir. Bu emaneti Allahın razı olduğu halde kapatmak, kâmil mümin olan herkesin sorumluluğundadır.
Kişi ehli takva ise elbisesi de takvaya uygundur. Takva elbisesi haşyetullah ile giyilen elbisedir. Allahtan korkarak, ondan haya ederek: “Rabbim beni görüyor. Rabbim benim bu halimden razı olmaz. Öldükten sonra kabrim Cehennem çukuru olursa ben ne yaparım? Bu acube giysimin neticesi Cehenneme gidersem benim halim ne olur?” diyebilmektir.
Takva elbisesi maddî, manevî ayıptan arınmadır. Kendine ve çevresindeki nice insanlara manen zarar vereceğini düşünebilmedir. Peygamberimizin kızı Fatıma annemiz gibi giyilen elbisedir takva elbisesi.

Cennetde cemalullaha sebepdir takva elbisesi. Peygamberimiz aleyhisselamın mahşer gününde, kimsenin kimseye yardım edemediği bir anda, Peygamberimizin “Ümmeti ümmeti” dediği ümmetini aradığı bir anda, ben de buradayım diyebilmeye vesiledir takva elbisesi.
Ayet-i celilede: “Takva elbisesi sahibini dışarıdan gelecek zararlı etkilerden korur.” diye buyurulur. (Ahzab 59)
Katade ve Sûddî der ki: “Takva, salih amelledir. Çünkü onlar, sahibini azabdan korur. Sanki ayette şöyle buyurulmaktadır. Takva elbisesi diğer giysilerden hayırlıdır. Çünkü facir ne kadar süslü elbise giyse de avret yerini açık bırakır. Böylesi bir elbise ise haramdır. Şeytanın amelidir.”
Bir diğer görüşde şöyledir: “Elbisesini incelten, dini de inceltmiş demektir.”
Allah celle celaluhu kadının elbisesi hakkında şöyle buyuruyor: “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur.” (Ahzab 59)
Ayetteki cilbab; baştan aşağı örten çarşaf, ferace, dış kisvenin adıdır. (Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri)
Buradaki kapanmadan murad, vücud hatlarının tamamen belli olmayacak şekilde kapanmasıdır.
Bu kapanma bazılarınca garip gibi karşılanabilir. Dünyada Allah’ın istediği şekilde örtünmeyenler, öldükten sonra pişman olurlar. Öldükten sonra kefenle örtünmenin bir faydası yoktur. Aslolan yaşarken örtünmektir. Ayetteki hitap ölülere değil dirileredir. Gerçek hayat ise Kur’an ve sünnetle bütünleşmedir. Kuransız hayat ölüdür.
 
KÖPEK BESLEMENİN HÜKMÜ
İslam bilginleri avlanmanın yanı sıra, ihtiyaç duyulan alanlarda kullanmak üzere köpek beslemenin caiz olduğu, ihtiyaç olmadığı halde evde köpek beslemenin ise doğru olmadığı görüşündedirler. Konu ile ilgili Peygamberimiz Aleyhisselam “Ziraat veya hayvancılık faaliyeti ya da ev bekletme veya av gibi bir sebep olmaksızın köpek besleyen kimsenin sevabından her gün bir miktar eksileceğini” bildirmiştir. (Buhari)
“İçinde köpek bulunan eve meleklerin girmeyeceği” ifade edilmiştir. (Müslim)
Bu hadislerden hareketle, başta Sâfi olmak üzere bazı fakihler, ihtiyaç yokken evde köpek beslemenin haram olduğu görüşüne sahib olmuşlardır. Yine İslam bilginlerinin çoğunluğu, köpeğin artığının necis olduğu görüşündedir. Bu görüşler doğrultusunda, köpeğin alışverişinin ve elde edilen paranın helalliği ve haramlığı ihtilaflıdır. Meşru mazeretlerden dolayı alım satımı yapılan ve elde edilen paradan istifadeyi caiz görmüşlerdir.
Peygamberimiz aleyhisselam kendisinden faydalanılan köpekleri beslemeye izin verdi. Faydası olmayan köpeği beslemeyi yasakladı. Isıran, zarar veren köpeklerin öldürülmesini emretti. Bunların dışında zararı dokunmayan köpeklerin öldürülmesini emretmedi.
Son zamanlarda köpek besleme bir medeniyet, bir çağdaşlık gibi Avrupa özentisi ile uygulanan bir haldir. Bizim için, Peygamberimiz aleyhisselam her konuda olduğu gibi, bu konuda da örnektir. Peygamberimiz, susuz bir köpeğe yardımcı olanı Cennetle müjdelerken, bu günkü gibi evlerde köpek beslememiştir. Ne gariptir ki, nice kişiler, ihtiyar anne babalarına bakmaktan kaçınırken, hatta evlenip çocuk sahibi olmayı fazlalık kabul ederken, ne dünya ne ahret ne de insanlık için hiç faydası olmayan köpeği beslemeleri dinen kabul edilemez.
 
ANLAŞMAYA BAĞLI
BOŞANMA
Soru: Bazı kişilerin yurt dışına gidebilmek amacı ile hanımıyla hâkimin huzurunda karşılıklı boşanmaları, bazı kişilerin ise babası ölünce onun maaşını alabilmesi için hanımı ile boşanmaları, günümüzde sık rastlanan hallerdir. Sonunda dini nikâh kıyarak ailevi hayatı devam ettiriyorlar. Bu ve benzeri boşamaların dinen hükmü nedir?
Cevap: Her şeyden önce sebepsiz boşanmalar dinen hoş görülmemiş, haklı bir sebebin varlığı durumunda helal ve caiz görülmüştür. Peygamberimiz aleyhisselam ise bu konu ile ilgili şöyle buyurmuştur: “Allah katında en sevilmeyen helal boşanmadır.” Bu ve benzeri hadiseleri, suistimal edilmesin diye boşanmaya azami sınır getirmiştir. Üç talakla boşanan kişiler, isteseler de aile hayatını devam ettiremezler. Zorunlu olarak ayrılmak durumundalar, tâ ki hanım bir başkası ile meşru nikahla evlenir, bir nedenle bu kocadan ayrılırsa, tekrar önceki kocasına dönebilir.
Halkı Müslüman olmayan ülkelerde çalışanlar farklı düşünseler de onları da aldatmamaları gerekir. Zira halkı Müslüman, yönetimi İslamî olmayan bir ülkede bulunan Müslümanlar, o topluma ihanet etmeyecekleri, kanunlarını çiğnemeyecekleri, haksızlık yapmayacakları konusunda söz vermişlerdir. Vize, giriş ve oturma anlaşmaları bunu ihtiva eder. “Müslaman elinden, dilinden emin olunan kişidir.” Müslüman zulmetmez, zulmede uğramaya müsaade etmez. Kendisi Avrupa ülkelerine gidiyor, yıllar boyu evindeki aile ve çocukları, ailenin sıcak ikliminden mahrum kalıyor.
İslam’da boşanmanın şakası, düzmecesi, oyunu yoktur. Nikâh ve talakı böyle şeylere alet etmemeleri daha uygundur. Hanımlar da buna asla müsaade etmesinler.
Peygamberimiz aleyhisselam: “Bizi aldatan bizden değildir.” buyuruyor.
Allah’ım ümmet-i Muhammedi Kur’an’a mahkum eyle. Amin.